Prof Dr Metin Özata
TIROID GUATR ENDOKRIN DIYABET DIYET ZAYIFLAMA METABOLIZMA
Ana Sayfa      SEKER HASTALIGI      DIABETES MELLITUS

DIABETES MELLITUS

PROF DR METIN OZATA
 
Diabetes Mellitus şeker hastalığının tıptaki ismidir.

Tip 2 diyabet, daha önce ‘’insüline bağımlı olmayan diyabetes mellitus’’
veya ‘’erişkin diyabeti’’ olarak tanımlanmıştır. Bu hastalarda ilerleyen tarzda pankreasdaki insülin salgılayan beta hücrelerinde bozukluk ve insülin direnci vardır.
Tip 2 diyabetlilerin üçte birinde yaşamı süresince mutlaka insülin kullanmak zorunluluğu ortaya çıkar.
Tip 2 diyabet sıklığı son yıllarda şişmanlığın artmasına paralel olarak hızla artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 2025 yılında dünyada 300 milyon kişide diyabet hastalığının gelişeceğini düşünmektedir. İlginç olanı ise daha çocukluk yaşlarında tip 2 diyabetin artık sık görülmeye başlanmasıdır.
Tip 2 şeker hastalarının kanlarında hafif bir iltihabi durumu gösteren CRP ve IL-6 düzeylerinde artış saptanır.
Yaş, hareketsizlik, karbonhidrattan zengin beslenmek, sigara, psikolojik stres ve düşük doğum ağırlığı tip 2 şeker hastalığı gelişme riskini artırır. İmmün sistemin (bağışıklık sistemi) uyarılması bu olayda rol oynamaktadır. Yorgunluk, uyku bozukluğu ve depresyon gibi şeker hastalığının diğer özellikleri kanda sitokinlerin artmasına bağlıdır.

a) Tip 2 diyabetin özellikleri :

-Bu hastalarda insülinin çalışması bozuk olduğu gibi salgısı da bozuktur
-Genellikle 30 yaştan sonra görülürse de, her yaşta olabilir
-Hastaların %80’ninde şişmanlık vardır, ancak şişman olmayanlarda da tip 2 diyabet gelişebilir. Şişman kişilerde kilo vermekle kan şekerinde önemli oranda düzelme görülür.
-Tip 2 diyabet çok su içme, çok idrara çıkma gibi şikayetler olmadan da ortaya çıkabilir.
- Şeker hastalığına bağlı göz, sinir ve damar hastalıkları birlikte olabilir.
-Genetik yatkınlık ve kilo alma en önemli risk faktörleridir.
-Bu hastaların kanlarında tip 1 diyabetlilerde olduğu gibi antikorlar bulunmaz.


b) Tip 2 Diyabetin Temel Özelliği: İnsülin Salgısındaki Bozukluktur

Pankreasdaki beta hücrelerinden insülin hormonunun salgılanması bozulmadan kan şekerinde yükselme olmaz. Bu nedenle pankreastaki beta hücrelerinin normal olarak çalışmaması Tip 2 diyabette esas problemdir. Tip 1 diyabette ise hiç insülin salgılanmaz.
Tip 2 diyabetli hastaların çoğunda kanlarında insülin hormonu yüksek olarak bulunur. Tedavi olmamış çoğu Tip 2 diyabetli hastada aynı kilodaki şeker hastası olmayan sağlıklı bir kişiye göre kandaki insülin düzeyi 2-3 kat daha yüksektir. Ancak kandaki bu yüksek insülin düzeyi şeker yüksekliği azaldıkça azalır. Yani şeker yüksekliği de insülini arttıran bir etkiye sahiptir.
OGTT dediğimiz şeker yükleme testi sırasında da kan şekeri arttıkça kanda insülin yükselir. Ancak kan şekeri 360mg/dl nin üstünde çıkınca insülin yükselmez.
Gıdalarla glukoz alınınca bağırsaklardan salgılanan (GLP-1)isimli bir hormon ile ‘’glukoza bağımlı insulinotropik peptid (GIP) ‘’isimli başka bir hormon glukozun yaptığı insülin artışını iyice arttırır. Bu nedenle tip 2 diyabetli hastalarda kan insülin düzeyi yüksek olarak saptanır.


c) İnsülin Nasıl Salgılanır?

İnsülin hormonu, karnımızda midenin altında bulunan pankreas bezindeki beta hücrelerinden salgılanır. Pankreas bezinden insülin salgılanması beta hücresinin dışındaki glukoz konsantrasyonuna göre ayarlanır. Kanda şeker artınca ilk 1-2 dakika içinde pankreasdan insülin salgısı hızlı olur ve buna ‘’ilk faz insülin salgısı’’ denir. Bu salgı dönemi 3-7 dakika sürer. Daha sonra ikinci faz denen salgı oluşur ki, bu yavaş bir insülin salgılanmasıdır ve devamlıdır.
OGTT sırasındaki kan şekerlerinin ortalaması, beta hücre fonksiyonu hakkında bilgi verir ve şeker ortalaması yüksekse beta hücresi iyi çalışmıyor demektir.
Bu nedenle Tip 2 diyabetin gelişiminde beta hücre fonksiyonu büyük önem taşır. Normal glukoz toleransı olan kişilerde bile beta hücre fonksiyon bozukluğu olabilir. Bu kişilerde ilk faz insülin salgısı bozuktur.
Tip 2 diyabetli hastalarda İlk anormallik ilk faz insülin salgısındaki bozukluktur. Ancak bu bozukluğu bilimsel olarak saptamak şu anda zordur.
Karaciğer glukoz alan ve tüketen bir organ iken ilk faz insülin salgısı bozulunca glukoz üreten organ haline gelir ve kan şekerini yükseltir.

d) Tip 2 Diyabette Beta Hücre Kitlesinde Azalma oluşması:

Hafif şiddetteki Tip 2 Diyabetes Mellitusta insülin salgılanması %80 oranında azalır. İleri evrede şeker ve diğer besinlere karşı insülin salgısı yoktur. Bu nedenle beta hücre sayısında azalma vardır. Otopsi çalışmaları da bunu desteklemiştir.


e) Beta hücre yıkımı Nasıl Azaltılabilir?

Sağlıklı beslenme, egzersiz ve kilo kontrolü ile beta hücre yıkımı durdurulabilir ve beta hücreleri normalleşebilir.
İnsülin direncini biz şişman kişilerde, yaşlılarda veya gebeliğin son 3 ayında görülebiliriz. İnsülin direnci beta hücresinin çalışmasını bozduğu gibi insülin salgılanmasını da bozar.


f) Tip 2 Diyabette Görülen Başlıca Bozukluklar:

1.İnsülin direnci Tip 2 Diyabette vardır, ancak bu direnç diyabeti olmayan birçok insanda da vardır. Bu nedenle sadece insülin rezistansı Tip 2 diyabete neden olmaz.
2.Erken evrelerinden itibaren Tip 2 diyabette insülin salgılanması bozuktur. İlk faz insülin salgılanma bozukluğu ilk görülen anormalliktir.
3.İnsülin salgılama kapasitesi tip 2 şeker hastalarında baştan beri bozuktur.
4.Tip 2 Diyabette pankreasdaki beta hücre kitlesi azalmıştır.
5.Beta hücreleri artan insülin ihtiyacını karşılayamaz
6.Kan şeker yüksekliğinin kendisi insülin hormon üretimini bozar ve insülin salınımı iyice azalır. Buna şeker zehirlenmesi (glukotoksisite) denir.
7.Bu nedenle erkenden ve etkili bir şekilde kan şekerini normale getirmek Tip 2 diyabet tedavisinde çok önemlidir.

İnsülin salgısı bozulmadan kan şeklinde yükselme olmamaktadır. Bu nedenle pankreastaki Beta hücrelerinin normal fonksiyonda olması veya olmaması Tip 2 diyabette esas problemdir.

Yukarıda anlatıldığı gibi tip 2 şeker hastalığı gelişimine neden olan 3 temel bozukluk vardır ve bunlar:

1.İnsülin hormonunun yetersiz salgısı ve pankreasdaki beta hücrelerinin azalması
2.İnsülin hormonunun etki gösteremesi (insülin direnci)
3.Karaciğerden şeker üretiminin artmasıdır