Prof Dr Metin Özata
TIROID GUATR ENDOKRIN DIYABET DIYET ZAYIFLAMA METABOLIZMA
Ana Sayfa      DIYABET      HIPOGLISEMI

HIPOGLISEMI-


DİYABET HASTASINDA HİPOGLİSEMİ



 

 



Kan şekerinin normal seviyelerden (genellikle 50-60 mg/dl) daha düşük olması haline kan şekeri düşmesi veya tıp dilinde hipoglisemi denir. Şeker hastalarının önemli bir kısmında şeker düşüklüğü yaşamlarının herhangi bir zamanında oluşur. Bu nedenle şeker hastalarının kan şeker düşüklüğünün ne olduğunu bilmeleri gerekir.
Kanda şeker düşünce beyine şeker gidemeyeceği için şuurunuzda bozulmalar olabilir.
Şeker hastalarının evden çıkarken, seyahat ederken, vapura, uçağa veya trene binerken mutlaka yanlarında şeker veya glukoz tableti bulundurmaları gerekir. Seyahata çıkarken şeker hastalarının mümkünse yalnız değil başka birisiyle birlikte seyahat etmeleri emniyet açısından daha faydalıdır. Şeker düşmelerinde yanınızdaki kişi size yardımcı olur. Eğer yalnız seyahat etmek zorun daysanız insülin dozunu biraz azaltmakta fayda vardır. Ayrıca evde glukagon iğnesi bulunmalıdır. Aşırı şeker düşmelerinde veya şeker yediğiniz halde şeker yükselmiyorsa glukagon iğnesi yapmak gerekir. Glukagon iğnesi kas içine yapılabilir.
Kan şeker düşüklüğü bazen hastaneden çıkınca olur. Hastanede yatarken fazla hareket yoktur. Günlük hayata başlayınca hareket artar ve şekerde düşmeler olabilir. Bu nedenle aslında hastanede yatmadan günlük şeker profili çıkarılıp ona göre insülin veya hapların dozlarının ayarlanması daha uygun olabilmektedir.

Hipoglisemi genellikle aşağıdaki nedenlerden dolayı oluşur:
1.Kullanılan ilaç (hapları) veya insülini fazla dozda kullanmak
2.İnsülin enjeksiyonundan veya ilacınızı aldıktan sonra yemeği geç yemek
3.İlaçları yanlış zamanda kullanmak
4.Havanın aşırı sıcak olduğu durumda insülinin kana daha hızlı karışması
5.Öğün atlamak, yemekte aşırı yağlı yemek, öğünleri ve ara öğünleri zamanında yememek
6.Normalden fazla egzersiz yapmak
7.Kilo kaybı olduğunda, doğum sonrası dönemde, emzirme döneminde ve menopoz sırasında
8.Aşırı alkol tüketilmesi durumunda veya aç karna alkol alındığında
9.Böbrek yetersizliği geliştiğinde (üre ve kreatinin yükseldiğinde)
10.Böbreküstü bezi yetmezliğinde-kortizol azlığında
11.Mide boşalmasının gecikmesi durumunda
12. Oynak (Brittle) diyabet varlığında
13. İnsülin tipi ve/veya türü değiştiğinde
14.İnsülin direnci düzelmiştir
15.Enfeksiyon veya başka hastalıklar düzelince


Eğer kan şekeriniz çok düşükse:

Titreme
Terleme
Çarpıntı
İç ezilmesi
Otururken veya ayağa kalkınca baş dönmesi
Yorgunluk hissi
Açlık hissi, tatlı yeme isteği
Solukluk
Dikkat dağılımı
Bulanık görme
Baş ağrısı
Sinirlilik hali
Ağız etrafında uyuşma gibi belirtiler oluşur

Kan şekerinin düşüklük derecesine göre ise şu belirtiler olur:

Hafif şiddette bir kan düşüklüğü varsa açlık, terleme, titreme, solukluk, dudakta veya dilde karıncalanma, çarpıntı olabilir
Orta şiddette bir kan şekeri düşüklüğünde baş ağrısı, karın ağrısı, bulanık görme, uyuşukluk, çarpıntı ve konuşma zorluğu olabilir.
Ağır düşüklük varsa bilinç kaybı, kasılmalar ve hafif koma olabilir.

Gece Oluşan Kan Şekeri Düşüklüğü
Bazı hastalarda uyku sırasında kan şekerinde düşme olabilir. Bu durum sizi uykudan uyandırır. Bazen hafif olur, uyanmazsınız , ancak sabah baş ağrısı, sersemlemiş bir halde veya çok yorgun olarak uyanabilirsiniz. Geceleri şeker düşmesi olup olmadığını anlamak için gece saat 02.00-03.00 sırasında kan şekerine bakmak gerekir. Eğer kan şekeriniz düşükse insülin dozunun ve öğün ayarlamasının yapılması gerekir. Yatmadan önce ara öğün almak faydalı olur. Seks yaptığınız gecelerde şeker düşüklüğü oluyorsa önceden karbonhidrat almak faydalıdır.

Düşük Kan Şekeri Nasıl Tedavi Edilir?
Eğer kan şekerinizin aşırı düştüğünden ölçüm yaparak emin olduysanız kan şekeri düzeyinizi yükseltmek için hemen şekerli bir şeyler yemeniz gerekir. Bunun için 2-3 kesme şeker alabilir veya bir çay bardağı meyve suyu veya normal (light olmayan) kola içebilirsiniz. Şekeri yükseltmek için çikolata yemeyiniz, çikolata kan şekerini daha geç yükseltir. Eğer kan şekeri düzeyinizin düşmüş olabileceğinden şüphe ediyor, ancak ölçüm yapamıyorsanız şeker içeren sıvı veya meyve suyu için. Şekerli bisküvi veya 3 tane glukoz tableti yenebilir. Kan şekeri ölçebiliyorsanız şekeri yedikten 15-20 dakika sonra tekrar kan şekeri ölçülür. Eğer şikayetiniz geçmemiş ve kan şekeri düşükse tekrar şeker alın. Kendinizi iyi hissettikten sonra yemeklerinizi düzenli yiyin. İçerisinde 5 gram D-glukoz içeren glukoz tabletleri 19 kalori içerir ve şeker düşüklüğü için kullanılabilir. İki çay kaşığı toz şeker, 3 tane kesme şeker, 90 ml kola ve 150 ml süt 10 gram karbonhidrat içermektedir.
Eğer şeker düşüklüğü bir yemek öncesi olmuşsa hemen yemeğinizi yiyiniz. Şeker düşmesi öğün sonrası oluşmuş ise meyve suyu içilebilir.
Otomobil sürerken şeker düşüklüğü oluşmuş ise arabayı hemen park ediniz ve tatlı bir şeyler yiyiniz. Şekeriniz düzelene kadar da araba kullanmayınız. Arabanızda mutlaka ulaşılabilecek yerlerde kesme şeker, meyve suyu, bisküvi gibi gıdalar bulundurunuz.
Bilinçi bozuk kişiye ağzından bir şeyler vermeye çalışmayınız. Bu kişilere serum ile glukoz vermek gerekir. Varsa hemen Glukagon iğnesi kalçadan yapılır.
Eğer şeker düşüklüğü kötüleşiyorsa glukagon enjeksiyonu yapın veya bir acil servise başvurun. Glukagon cilt altına veya adeleye yapılabilir. Glukagon yaptığınız halde 15 dakika içinde düzelme olmuyorsa tekrar glukagon yapın. Glukagon iğnesi 6 yaş ve altı çocuklar için 0.5 mg, yetişkinler için 1 mg’lık olanlar yapılmalıdır. Glukagon iğnelerini buzdolabında saklayınız.
Hipoglisemi düzeldikten sonra bunun nedenini araştırmak gerekir. Eğer o gün yaptığınız aşırı egzersiz veya öğün atlamaktan olmuşsa ve bu durumlar tekrarlanmaz ise kan şekeri düşmez. Ancak kan şekeriniz sık sık düşüyorsa mutlaka doktorunuza başvurunuz.
İnsülin kullanan hastalar hipoglisemiden korunmak için yemekten 2 saat sonra egzersiz yapmalıdır. Yemek öncesi ve yemekten hemen sonra egzersiz yapılmamalıdır. Kan şekeri 100’ün altında veya 250 mg/dl’nin üzerinde iken egzersiz yapmayınız. Kan şekeriniz 120-180 mg/dl arasında ise ve bir saatlik bir egzersiz yapacaksanız bir tost veya bir bardak süt, 2-3 adet bisküvi almanız uygun olur. Yürüyüş yapacaksanız insülini kolunuza yapınız. Yine bisiklet binecekseniz bacağa değil kolunuza insülin yapınız.

KAYNAKLAR:


 

3. Prof Dr Metin Özata, Diyabetle kaliteli Yaşam Rehberi, Gürer yayınları, 2010
 
 
 
 
REAKTİF HİPOGLİSEMİ-ŞEKER DÜŞMESİ

REAKTİF HİPOGLİSEMİ (ŞEKER DÜŞMESİ)

Prof. Dr. Metin Özata
Ahmet Mithat Efendi cad 12/3kalamış-istanbul

Yemek sonraları kan şekeri düşüklüğü, yaşamı çok kötü etkileyen, enerjiyi düşüren, halsizlik, yorgunluk ve baş dönmesi yapan, iş verimini düşüren ve sizi kızgın, öfkeli, sabırsız bir hale getiren bir durumdur. Çok sık olmasına rağmen üzerinde pek durulmayan önemli bir hastalıktır. Kilo veremeyen kişilerin çoğunda reaktif hipoglisemi vardır.

Gün içinde acıkma atakları oluyor ve şekerli gıdalara saldırıyorsanız; öğleden sonraları baş ağrısı varsa; uykudan birkaç saat sonra gece yarısı uyanıyor ve zor uyuyabiliyorsanız; kötü rüyalar görüyor ve devamlı bir yorgunluk varsa; öğleden sonra canınız şeker veya kahve içmeyi çok istiyorsa; baş dönmeleri varsa; yemek yiyinceye kadar halsizlik ve yemek gecikince kendinizi bitkin hissediyorsanız; halsizliğiniz yemek yiyince düzeliyorsa; yemek gecikince ellerde titreme ve çarpıntı oluyorsa; çok duygusalsanız, çabuk sinirleniyor ve kontrolünüzü kaybediyorsanız; yemek önceleri çok huzursuzsanız; yemeklerden sonra uyku basıyor ve gün boyu uyukluyorsanız, bu belirtiler kahvaltı öncesi de oluyorsa, kan şekerinizde düşüklük olabilir. Bunun başlıca nedeni de dengesiz beslenme, fazla karbonhidratlı, nişastalı gıdalar ve şeker yeme, stres ve aşırı kafein alımı (kahve, çay, kola) veya ailenizde şeker hastalığı olmasıdır. Stresli kişilerde kortizol ve adrenalin hormonları fazla salgılanarak insülin direnci gelişmesine yani insülinin etki edememesine neden olurlar. Kanda potasyum düşüklüğü de insülin direncine neden olabilir. İnsülinin iyi çalışması için kanda potasyum düzeyi 4 mEq/L den fazla olmalıdır.

Kilolu kişilerde hipoglisemi atakları daha fazla görülürse de, normal kilolu ancak egzersiz yapmayan ve depresyon yaşayan kişilerde de kan şekeri düşüklüğü olabilir. Bu kişilerin bir kısmı psikolog ve psikiyatrlarda depresyon tedavisi görürler. Kan şekerinde düşme, genellikle sabah saat 11.00 ve öğleden sonra saat 16.00 civarında daha sık olur. Bu hastalar bu saatlerde biraz daha yorgun olurlar, hafif baş ağrısı, depresyon ve derin bir açlık hissederler. Bu nedenle de, bu saatlerde çikolata, kek, pasta, kurabiye yer veya kola içerler. Bu gıdaları alan kişinin şikayetlerinde hafif bir düzelme olur. Sabah saat 11.00’de oluşan kan şeker düşüklüğünün nedeni sabah kahvaltıda yenen şekerli ve nişastalı gıdalardır. Öğle yemeğinde yenen tatlı ve nişastalı gıdalar da öğleden sonra, saat 16.00’da kan şekeri düşmesine neden olur. Buna karşılık sabah ve öğleyin proteinli gıda alanların kan şekerinde pek düşme olmaz. Kan şekeri düşünce yenen şekerli gıdalar 30-60 dakika süreyle bir rahatlık sağlar, ama daha sonra kan şekeri tekrar düşer. Sonunda bu kişiler gün içinde kan şekerinde yükselme ve düşmeler yaşar ve bol miktarda şeker, çikolata ve buna benzer şekerli gıdalar tüketirler. Bu kişiler sabah kalktıklarında huzursuzdurlar, kavga etmeye ve tartışmaya eğilimlidirler. Bir şeyler yedikten sonra rahatlarlar
Bazı kilolu kişiler ise diyete başladıktan sonra, baş dönmesi ve açlık atakları ortaya çıktığı için diyeti bırakırlar. Bunun nedeni kan şekerinin düşmesidir. Kan şekerinin düşmesini önlemek için, tam tahıl ürünleri (tam buğday ekmeği, çavdar gibi), sebze ve meyve yemelidir. Bu kişiler diyet yaparken üç ana öğün üç ara öğün yemek yemelidirler.
Hipoglisemi-şeker düşmesi ataklarının olması stres hormonlarını yani adrenalini artırır ve anksiyete, panik atak ve depresyon gibi psikoloji sıkıntılar ortaya çıkar.
Kısaca özetlersek, kan şekeri düşmelerine tıp dilinde hipoglisemi denir ve bu kişilerde şu belirtiler ortaya çıkar:
• Halsizlik, bitkinlik
• Psikolojik durumda değişiklik
• Sinirlilik
• Baş ağrısı
• Ellerde titreme
• Bulantı
• Görmede bulanıklık veya çift görme
• Soğuk terleme
• Çarpıntı, kalp atımlarını hissetme
• El ve ayakta çözülme, iç titremesi ve kas ağrıları
• Baş dönmesi
• Soluk ve terli bir görünüm
• Ani başlayan bir yorgunluk hissi
• Şiddetli yorgunluk
• İç ezilmesi ve yeme isteği
• İsteksizlik
• Anksiyete, depresyon ve kontrolü kaybetme
• Allerjiler (astım, saman nezlesi ve ciltte alerjik bulgu eğilimi)
• Bazı şeylerden korkma (fobi)
• Uykusuzluk
• Şekerli gıdalara saldırma
• Unutkanlık
• Sebepsiz yere ağlama
• Şiddetli kan şekeri düşmelerinde bayılma ve koma


Geceleri uykuda kan şekeri düşüyorsa şu belirtiler görülebilir:

• Huzursuz bir şekilde uyanmak
• Pijama, gecelik ve yastık kılıflarının terden ıslanması
• Hızlı kalp çarpıntısı ile uyanma
• Huzursuzluk ve uykuya dalamama
• Sabah baş ağrısı ile uyanma
• Unutkanlık
• Üşüme ve ellerde soğukluk
• Bazen karın ağrısı ve kilo alamama da olabilir
• Sersem bir şekilde uyanma veya sabah uyanmada zorluk

Bu tür şikayetleri olan kişilerin gece, sabaha karşı 02.00 civarında kan şekerini ölçmek gerekir.
Kan şekeri düştüğünde hemen 1-2 kesme şeker yenmesi gerekir. Durum bununla düzelmiyorsa, hemen bir acil servise başvurulmalı ve serum takılmalıdır.
Yukarıdaki belirtileri sık sık yaşayan kişilerde hipogliseminin nedeni araştırılmalıdır.

Hipogliseminin nedenleri şunlar olabilir:

• Kanda insülinin yüksek olması (insülin direnci)-aşırı kilo
• Kortizol düşüklüğü (böbrek üstü bezinin az çalışması)
• Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi)
• Pankreasta insülinoma denen tümör olması veya pankreas iltihabı (pankreatit)
• Böbrek ve karaciğer hastalığı
• Beyinde bulunan ve birçok hormon salgılayan Hipofiz bezinin az çalışması
• Şeker hastalığının başlangıcında
• Mide ameliyatı geçirmiş olmak
• Alınan şekerli gıdaya reaksiyon olarak (reaktif hipoglisemi)
• Çok alkol almak
• Uzun süre stres altında kalmak
• Çok düşük kalorili diyet yapmak
• Kısa zamanda çok kilo vermek
• Şekerli gıdaları çok yemek
• Yetersiz gıda alıp aşırı egzersiz yapmak
• Aşırı sigara içmek
• Kafeinli içecekler (kahve,çay, kola) ve fazla çikolata yemek

Bu nedenlerin araştırılması ve nedene uygun tedavi yapılması gerekir. Uzun süreli şeker yükleme testi (Oral glukoz tolerans testi) (OGTT) teşhiste faydalı bir yöntemdir. Bu testte kişiye önce 75 gram glukoz içirilir ve yarım saat, 1 saat, 2 saat, 3 saat sonra kan şekerine bakılır. Alınan bu kanlarda, kan şekerinin 80 mg/dl’nin altına inmesi reaktif hipoglisemi olduğunu gösterir. Normal bir kişide OGTT sırasında şeker içildikten yarım saat sonra, kan şekeri 100 mg/dl civarında, 1 saat sonra 120 mg, 2 saat sonra 140 mg civarında olur ve 3. ve 4. saatlerde açlık seviyesi olan 80-90 mg/dl’ye düşer. Kan şekeri düşünce mide ve bağırsaklarda ritmik kas kasılması başlar ve açlık hissedilir. Anormal açlık hissinde kasılma daha fazla olur ve kramp ve ağrı yapabilir.

Kan şekeri düşüklüğünden kurtulmak için Gİ diyeti uygulamak gerekir. Bu kişilere önerilerimiz şunlardır:

• Yemekler az ve sık yenmeli, proteinden zengin, ancak düşük glisemik indeksli karbonhidratlar (kan şekerini yükseltmeyen) yenmelidir
• Şeker düşmesi atakları sık oluyorsa, yemek aralıkları üç saatten fazla olmamalıdır (Günde 3 ana öğün 3 ara öğün alınmalıdır)
• Rafine gıdalar (beyaz ekmek, patates püresi ve şeker gibi) gıdalar yenmemelidir
• Protein alımı (beyaz et, balık) biraz artırılmalıdır ve özellikle kahvaltıda yumurta, et, peynir ve balık gibi proteinler alınmalıdır.
• Tam tahıl, bakliyat, sebze ve meyveye dayalı bir beslenme uygulanmalıdır. Ceviz, badem tüketimi artırılmalıdır (diğer gıdalardan az yiyerek), yulaf ezmesi yiyebilirsiniz
• Kahve, çay, sigara, kola gibi kan şekerini düşüren içeceklerden uzak durmalıdır
• Yatmadan önce hafif bir ara öğün alınmalıdır
• Süt ve süt ürünleri azaltılmalıdır
• Günde 6-8 bardak su içilmelidir
• Egzersiz yapılmalıdır
• E vitamini, B6 vitamini ve C vitamini alınması, avokado yenmesi kan şekeri düşüklüğüne faydalı olur. Özellikle B6 vitamini bu konuda çok faydalıdır.
• Kan krom ve magnezyum düzeylerinde eksiklik varsa, bunlar ilave olarak alınmalıdır. Krom alımını artırmak için mantar, brokkoli, tavuk, sert peynirler diyette olmalıdır.

KAYNAK: G.İ. DİYETİ, Metin Ozata, Erko yayincilik, 2010, /Temin için: www.kitapyurdu.com veya www.ideefixe.com)