Prof Dr Metin Özata
TIROID GUATR ENDOKRIN DIYABET DIYET ZAYIFLAMA METABOLIZMA
Ana Sayfa      ENDOKRINOLOJI      HORMONLAR HORMON TESTLERI
HORMONLAR VE GOREVLERI
PROF DR METİN ÖZATA


Hormon sozcugu “uyarmak, harekete gecirmek” anlamina gelmektedir. Hormonlar vucudumuzdaki buyume, gelisme, ureme, bazi metabolik olaylarin saglanmasi ve vucudun saglikli olarak  gorev yapmasini saglayan kimyasal  habercilerdir.  Hormonlar vucudumuzdaki  salgi bezlerinden salgilanarak kan yoluyla diger dokulara tasinir ve etkilerini gosterirler. Miktar olarak cok az salgilanmasina karsin kuvvetli etkileri vardir. Bu nedenle bir tur haberci olarak gorev yaparlar. Tasindiklari hucreye nasil davranmasi gerektigini anlatirlar.  Cok az miktarda salgilanmasina ragmen hormonlar vucutta cok buyuk gorevler yapar.
 Yirmi bes yil once 20 kadar hormon bilinmekteyken bugun  200’den fazla hormon  kesfedilmistir. Bugun artik beyin, bagirsaklar ve kalbin hormon urettigi gosterilmistir.

Hormonlarin Tipleri Nelerdir?

Hormonlar kimyasal yapi olarak steroid yapisinda veya protein yapisinda olurlar. Steroid hormonlar  kolesterolden yapilan ve agizdan alindiginda midede etkinlikleri kaybolmayan hormonlardir.  Ornegin dogum kontrol ilaclarinda bulunan hormonlar steroid yapisindadir ve agizdan alininca bozulmaz. Buna karsilik protein yapisinda olan hormonlar agizdan alindiginda midede parcalanir ve etkisini kaybeder. Bu nedenle protein yapisindaki hormonlar ilac olarak agizdan alinamaz ve enjeksiyonla yapilir. Ornegin insulin hormonu protein yapisinda olup agizdan alinamaz ve enjeksiyon yapilir.

Hormonlarin Gorevleri:
Hormonlarin  baslica gorevleri 3 ana grupta ele alinabilir:
• Buyume ve farklilasma
• Vucut dengesinin saglanmasi
• Ureme

Cok sayida hormon buyume olayinda etkilidir. Buyume hormonu ve tiroid hormonlari bunlarin en onemlisidir.
Vucut dengesinin saglanmasinda ise bircok hormon gorev alir. Bu hormonlar ve gorevleri sunlardir:
• Tiroid hormonlari  cogu dokuda bazal metabolizmanin %25’ini kontrol eder
• Kortizol  kendisinin dogrudan etkilerinden baska bircok hormonun etkisini de kolaylastirir
• Paratiroid hormonu  kalsiyum ve fosfor dengesini saglar
• Vazopressin  vucut su dengesini saglar
• Aldosteron  vucut sivi miktari ve serum elektrolitlerini (Na ve K) kontrol ederler
• Insulin  aclik ve toklukta  kan sekerinin normal olmasini saglar
 Kan sekeri dusunce  vucudumuz buna  hormonsal tepki vererek  kan sekerini artirmaya calisir.  Aclikta ve kan sekerinin dustugu durumlarda insulin salinimi azalir. Buna bagli olarak dokularin glukoz alimi azalirken  karacigerden glukoz (seker) uretimi artar.
Vucuttan su atilmasi  esas olarak vazopressin  isimli hormon tarafindan kontrol edilmekle beraber, kortizol ve tiroit hormonlari da bu konuda etkilidir.
Paratiroid hormonu ve  D vitamini koordineli hareket ederek kan kalsiyum dengesini saglarlar. Paratiroid hormonu bobreklerde D vitamini sentezini artirir. D vitamini ise bagirsaklardan  kalsiyum emilimini artirir, kemiklerde paratiroid hormonunun etkisini  kuvvetlendirir. Kan kalsiyumunun artmasi ise  paratiroid hormon salgilanmasini  azaltir..
Vucuttaki herhangi bir stres durumunda, stresin siddeti, akut (ani)  veya kronik (devamli-suregen) olusuna gore, cok sayida hormonu harekete gecirir.
Travma veya sok gibi siddetli ani streslerde sempatik sinir sistemi aktive olarak katekolamin dedigimiz adrelanin ve noradrenalin isimli hormonlar kanda artar, kalbin pompaladigi kan miktari cogalir, kan basinci ve glukoz (seker) yapimi artar. Stres ACTH , buyume hormonu ve  kortizol  hormon yapimini  artirir. Artan kortizol kan basincinin devamliligini saglar.
Hormonlar ureme islevini de duzenler. Ureme islevi  cinsiyetin belirlenmesi, cinsel gelisme, gebelik, sut verme, cocuk yetistirme ve menopoz gibi degisik asamalari kapsar. Bu asamalarin her birinde cok sayida hormon birlikte ve duzen icinde calisir.
Hormonlarin uremeyle ilgili koordineli etkilerinin tipik ornegi ortalama 28 gunde bir yinelenen adet gorme (menstruasyondur).  Adet doneminin  erken  (follikuler) evresinde FSH ve LH isimli hormonlar  yumurtaliktaki   yumurtalarin (follikullerin) olgunlasmasini uyarir. Bu durumda ostrojen ve progesteron  hormonlari giderek artar.
Gebelikte artan prolaktin memelerin sut salgilamaya hazir hale gelmesini saglar.  Oksitosin  isimli hormon ise memeden  sut gelmesine etkilidir.
Hormonlarin Yapildigi Bezler:
Hormonlar hipotalamus, hipofiz, tiroid, pineal bez, pankreas, surrenal (bobrekustu) bezi, yumurtalik ve testislerde  yapilir ve salgilanir. Bundan baska beyinde, bagirsaklarda da hormon uretimi olmaktadir.
 Hormon uretildigi hucreden etki edecegi dokuya (hedef dokuya) tasinmasi gerekir.
Hormonlarin adlandirilmasi genellikle ilk bulunduklari dokuya veya major etkilerine gore yapilmistir. Ancak, gunumuzde ayni hormonun farkli dokularda uretildigi bilinmektedir.

Hormonlarin Salgilanmasi ve Tasinmasi
 Hormonlar salgi bezinden aktif halde veya daha az aktif halde salinir. Aktif olmayanlar daha sonra aktif hale gelirler. Hormonlar bezlerden kana salgilanir. Tiroid hormonu T4 hucrede etki etmesi icin daha sonra T3 hormonuna donusur. Testosteron hormonu yine hucrede etkili olmak icin daha sonra dihidrotestosteron haline gelir.
 Hormonlar kanda bazi proteinlere baglanarak tasinir Cok azi ise serbest halde bulunur. Seks hormonlari SHBG proteinine baglanir, tiroid hormonlari TBG proteinine baglanir.


Reseptor Nedir?
Hormonlarin hucrede baglandiklari yapiya ‘’reseptor’’ denir.
Hormonlarin biyolojik etkileri bu reseptorlere baglandiktan sonra olusur. Reseptorleri kilit olarak dusunurseniz hormonlar bir anahtar olarak gorev yapar ve bu kiliti acarak hucrede etkilerini gosterirler.
Butun reseptorlerin en azindan 2 farkli fonksiyonel bolumu vardir. Bunlardan biri hormonu taniyan ve ona baglanan “tanima bolgesi”, ikincisi ise uyarimi ileten “uyari iletim bolgesi”dir. Reseptorun tanima bolgesi hormonla uc boyutlu baglanti kurabilecek ozel bir yapi gosterir. Hormon ile reseptor baglanma bolgesi arasindaki uyum baglanmanin derecesini tayin eder. Uyum ne kadar iyi ise hormon reseptor baglanmasi ve dolayisiyla hormonun etki olusturmasi o oranda guclu olacaktir. Hormonun reseptorune baglandiktan sonra uyari iletimi iki sekilde olabilir. Polipeptid ve protein yapili hormonlar ile katekolaminler hucre zarinda yerlesmis reseptorlere baglanirlar. Bu baglanma sonrasi meydana gelen uyari hucre ici sistemlere iletilir. Steroid hormonlar (kortizol, aldosteron gibi), tiroid hormonlari ve diger bazi hormonlar ise hucre ici reseptorlere baglanarak etki gosterirler.
Hormonlar Birbiriyle Etkilesir Mi?
Hormonlar birbirleriyle etkilesim icindedir. Vucudun dengesi bu etkilesim sayesinde saglanir. Gunluk yasamimizda biz yerken, istirahat ederken ve calisirken bazi hormonlar artarken digerleri azalir. Bir hormonun kandaki seviyesi  vucudun durumuna gore degisiklik gosterir.
Hormonlar Nasil Olculur?
Hormonlar kandan olculebildigi gibi idrardan veya tukruk salgisindan da olculebilir.  Ancak sadece hormon olculmesiyle hormon hastaliklari bazi durumlarda anlasilamaz ve bu nedenle bazi testler yapmak gerekebilir. Bu testlerle biz uyarma veya baskilama testleri adi veriyoruz.
Hormonlar ve Bagisiklik Sistemi
Hormonlar bagisiklik sistemi (immun sistem) uzerinde de etkilidir.  Ozellikle kortizon ve  seks  hormonlari bagisiklik sistemine etki ederler.  Bazi bagisiklik sistemi hucreleri ACTH, prolaktin gibi hormonlar uretebilir. Bagisiklik sisteminin urettigi bazi maddeler de hormon salinimini etkiler. Otoimmun hastaliklar dedigimiz bir hastalik grubu bagisiklik sistemindeki bozukluk sonucu ortaya cikar ve salgi bezlerini tahrip eder ve hormon hastaliklari olusur. Bunlara ornek Tip 1 seker hastaligi, Hashimoto hastaligi, Graves hastaligi (tiroid bezi asiri calismasi) ve Addison (bobrekustu bezi yetersizligi) hastaligidir.  
Hormonlar ve Sinir Sistemi
 Sinir hucreleri arasindaki iletisimi norotransmitter denen hormon yapisindaki maddeler saglar. Bu norotransmitter denen hormonlar adrenalin, noradrenalin gibi etkileri vardir.  Beyindeki sinir hucreleri de hormon salgilar. Ornegin hipotalamusdan salgilanan TRH hormonu beynin diger kisimlarinda da salgilanir. Bu nedenle sinir sistemi de hormon salgilamaktadir. Bazi psikiatrik hastaliklarda beyinde salgilanan hormonlarda bozukluk vardir.
 
Hormon Hastaliklari Olus Mekanizmasi
Hormon  hastaliklari temelde 3 mekanizmayla meydana gelir
1. Hormon yapim fazlaligi
2. Hormon yapim azligi
3. Hormon direnci durumlari
Hormon yapim  fazlaligi bir hormonun asiri salgilanmasidir. Bunun nedeni siklikla bezlerde olusan adenom adini verdigimiz tumor dokulari, bagisiklik sistem boizukluklari ve  iltihabi nedenlerle olusur
Hormon azligi ise bezin harabiyeti veya  bezin ameliyatla alinmasi sonucu hormon yapacak bez kalmamasi, bagisiklik sistemi tarafindan bezin harabiyeti, hormon yapiminda kullanilan maddelerin gidalarla az alinmasi gibi nedenlerle olur.
Hormon direnci ise hormonun hucrede etki edememesidir.
Hormonlarin Ritmik Salinimi  ve Vucut Saati
Vucuttaki hormonlarin salgilanmasi uyku-uyanma olayindan etkilendigi gibi suprakiasmatik nukleus denen bir cekirdekten de etkilenir. Vucut farkli hormonlara farkli zamanlarda ihtiyac duyar. Bunun ayarlanmasi  hipotalamusta  bulunan suprakiasmatik nukleus tarafindan saglanir. Bu saat vucuda sinyaller gondererek hormonlarin uretimini saglar.

Stres ve Hormonlar

Stres, insanin cesitli bedensel ve ruhsal zorlanmalar karsisinda ortaya cikan  tepkiler butunudur. Stres yapan durumlar kisilere gore farklilik gosterebilir. Stres karsisinda insan vucudu, sinir sistemini uyararak  ve cesitli hormonlar salgilayarak cevap verir. Stres durumunda katekolamin denilen adrenalin ve noradrenalin, kortizol, endorfinler, buyume hormonu, prolaktin ve testosteron hormon duzeylerinde degisiklikler gorulebilir.
Beyinde bulunan  hipotalamus  isimli bolge bobrek ustu bezlerini uyararak buradan adrenalin ve kortizol homonlarinin kana salinmasini saglar. Bu hormonlar kalp hizini, solunum sayisini, kan basincini ve metabolizmayi artirirlar. Kan akimi artar ve kaslar daha fazla kanlanarak vucudun harekete hazir hale gelmesini saglar. Goz bebekleri genisler. Kan sekeri yukselir.Vucut sicakligini kontrol altinda tutmak amaci ile terleme olur. Butun bu gelismeler strese cevap olarak vucudu uyanik tutmak ve her an harekete gecirmek icindir. Bazi zamanlarda stres uzar ve bu hormonlar uzun sureli salinir ve bu nedenle hipertansiyon ve ulser gibi komplikasyonlar gelisebilir.
Stres ayrica  beyinde uyusma hissi veren enkefalin ve  metenkefalin gibi opiyadlar ismi verilen hormonlari artirir.  Bunlar  agri kesilmesine neden olduklari gibi yuksek dozlarda sakinlik ve  cakir keyif hali  yaparlar.
Buyume hormonu da beyindeki hipofiz bezinden salgilanan bir hormondur. Psikolojik stres ve fiziksel egzersiz bu hormonda artisa neden olur. Prolaktin hormonu da hipofiz bezinden salgilanir ve normalde gebelikte meme buyumesi ve  sut salgisina neden olur. Psikolojik ve fiziksel stres de prolaktin duzeyini artirir fakat bu artis kortizol ve adrenalin kadar belirgin degildir.
Diger hormonlarin aksine stresli durumlarda mekanizmasi tam olarak bilinmemekle birlikte testosteron  hormon duzeyi duser.
Psikolojik stresin erken doneminde gorulen hormonal degisikliklere uzun donemde adaptasyon gelisir ve hormon duzeyleri normale doner.


HORMONLAR VE PSIKOLOJI
 Hormonlarin psikoloji uzerine etkileri vardir. Iyi olma hissini saglayan baslica hormonlar noradrenalin, dopamin ve serotonindir. Bunlardaki dengesizlik psikolojik problemlerin olusmasina neden olur. Bu nedenle de depresyon ile bu hormonlar arasinda onemli iliski vardir.
 Noradrenalin adrenal bezden salgilandigi gibi sinir uclarindan da salgilanir. Kizginlik ve tehlike durumunda salgisi artar.
 Dopamin ofori denen cakir keyif olma durumu, istek ve motivasyon saglar.  Dopamin hormon bozuklugunda hafiza kaybi, problem cozmede zorluk baslar.
 Serotonin  enerjik olma hissi, sakinlik ve guven hissi verir. Cogu ruhsal bozukluk serotonin dengesinin bozulmasindan olusur. Depresyondaki kisilerin cogunda serotonin dusuklugu vardir.  Depresyon tedavisinde kullanilan ilaclarin cogu da beyindeki serotonin duzeylerini artirmaya yoneliktir.
 Serotonin gunes isiginda beyinde artar. Kapali ve karanlik yerlerde serotonin duzeyi azalir. O nedenle kis aylarinda depresyon artar.
 Gunes isigi melatonin hormonunu baskilar. Melatonin gece salgilanan hormondur. Melatonin sayesinde uyku gelir. Melatonin serotoninden olusmaktadir.  Serotonin azalmasi obezite ve yeme bozukluguna da neden olur. Beyinde serotonin azalinca beyin bu eksikligi sekerli gida yenmesini artirarak saglamaya calisir.
 Hormonlar ve psikolojik rahatsizliklar arasindaki iliski ozellikle kadinlarda daha belirgin  olmaktadir. Kadinlarda psikolojik degisiklikler ozellikle ergenlige giriste, dogum sonrasi  ve menopoz doneminde ortaya cikar. Dogum sonrasi ve menopoz sonrasi ruhsal sikintilarin artmasinda  kanda ostrojen  hormonu azalmasinin etkili oldugu, ergenlik doneminde ise ostrojen hormonundaki artisin neden oldugu  dusunulmektedir. Adetlerin baslangicinda da kizlarda gorulen ruhsal degisiklikler yine hormonlarda gorulen degisikliklere baglidir.
 Hipotalamustan salgilanan CRH hormonundaki degisiklikler de psikolojik degisikliklerle birliktelik gosterir.
  Erkeklerde testosteron eksikligi de duygu durumunda bozukluk yapmaktadir. Hafiza, beyin calismasi ve psikoloji testosteron eksikliginde bozulmaktadir. Seks hormonlarinda (ostrojen ve testosteron)  gorulen bu degisiklikler beyinde serotonin azalmasindan  dolayi olusmaktadir.
Seks hormonlari ayrica kadin ve erkek tipi davranislarin olusmasinda da onemli role sahiptir.
Tiroid bezi yetmezligi (hipotiroidi) ve hipoglisemi (kan sekeri dusuklugu) olan kisilerde depresyonun fazla olmasi tiroid hormonlari ve kan sekerinin psikolojik degisikler yaptiginin bir kanitidir. Bu nedenle depresyondaki hastalarda hormon olcumleri yapilmasinda fayda vardir.  Tiroid hormonlarinin kanimizda yuksek olmasi (tiroid bezinin asiri calismasi) durumunda ise  su  psikolojik sikintilar ortaya cikar: 
Huzursuzluk
Sikinti
Depresyon
Birden ofkelenme, bagirma veya asabiyet
Kalabalik yerlerden hoslanmama
Kotumserlik
Sabirsizlik
Asiri hareketlilik, yerinde duramama
Gurultuye asiri hassasiyet
Uyku problemleri
Istah bozuklugu
Bazen sizofreni
Hallusinasyonlar (hayal gorme)
Panik atak

 Tiroid bezinin az calistigi tiroid bezi yetmezliginde ise su psikolojik belirtiler bulunabilir:
Ilgisizlik
Dusunme ve konusmada yavaslama
Unutkanlik
Konsantre olamama
Depresyon
Demans
Beyin hasari
Panik atak

Psikolojik rahatsizliklari olan tiroid hastalarinin  teshisinde gecikme olursa bu psikolojik  sikayetlerde duzelme olmaz.
Depresyondaki kisilerin  %10-15’inde tiroid bezi yetmezligi veya tiroid hormonlarinda anormallikler vardir. Buna karsilik hipotiroidi dedigimiz tiroid bezi yetmezligi olan  kisilerde depresyon sik  bulunur ve  psikolojik tedaviye direnclidir.  Tiroid bezi yetmezligi olan  hastalarin % 40 kadarinda ve  ozellikle kadinlarda depresyon  ve panik atak sik gorulur.  Tedaviyle sikayetlerde azalma olmasina ragmen bazen direncli bir depresyon yani sik nuks eden veya tekrarlayan depresyon gorulebilir.  Bu hastalarda tiroid bezi yetmezliginin iyi tedavi edilmesi gerekir.  Bu tedavi sirasinda TSH’nin 1.0-1.5 IU/L arasinda olmasi depresyonun duzelmesine daha iyi katkida bulunur.  Hipotiroidi tedavisinde kullanilan tiroid hormon ilaclari  beyindeki  mutluluk hormonu adi verilen serotonin seviyesini  artirarak depresyon belirtilerini azaltmaktadir
Psikolojik sorunlar ile ozellikle kandaki T3  hormon duzeyleri arasinda bir iliski oldugu yapilan cesitli calismalarda ortaya konmustur. Kan T3 duzeyi azaldikca depresyon olusmasi riski ve nuksu artmaktadir.
   Kandaki anti-TPO antikorlarinin yuksekligi ile depresyon arasinda da bir iliski vardir. Bu nedenle depresyonu olan hastalarda ve ozellikle sik tekrarlayan depresyonlu kisilerde TSH, T3, T4 hormonlari ile anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorlari  mutlaka olculmelidir. Tiroid bezi yetmezligi varsa bu hastalar icinde levotiroksin bulunan tiroid hormon ilaciyla  tedavi edilirler.     
   Bazi bilim adamlari depresyonlu kisilerde “beyinde hipotiroidizm” oldugunu, yani beyinde tiroid hormon azligi oldugunu, ancak kanda tiroid hormonlarinin normal oldugunu  iddia etmislerdir. Bu nedenle  tiroid hormonlari normal oldugu halde T3 hormon ilacini tedavide kullanan psikiyatri uzmanlari vardir.
   Kadinlarin %15’inde dogum sonrasi depresyon gorulmektedir. Buna ‘’Dogum Sonrasi Depresyonu’’ adi verilir. Dogum sonrasi olusan depresyon ile tiroid hormonlari  ve anti-TPO antikoru arasinda  bir iliski  oldugu cesitli bilimsel calismalarda ortaya konmustur. Gebeligin ilk 3 ayinda olculen anti-TPO antikor duzeyleri dogum sonrasi depresyona girilip girilmeyecegi konusunda bilgi vermektedir. Anti-TPO antikoru yuksek olan kadinlarda dogum sonrasi depresyon 3 kat daha fazla gorulmektedir.
   Depresyonun kendisinin de tiroid hastaliklarinin gelisimine katkida bulunabildigini  unutmamak gerekir. Stresli veya depresyondaki kisilerde Graves hastaligi denilen tiroid bezinin asiri calismasi ile karakterize bir hastalik ortaya cikabilmektedir.


HORMONLAR VE YORGUNLUK
   Bazi hormon hastaliklarinda yorgunluk olabilir. Bunlarin baslicalari tiroid yetmezligi ve bobrek ustu bezi yetmezligi yani kortizol hormon eksikligidir.  Diger bir neden de kan sekerinde gorulen dusmelerdir.
Tiroid bezi yetmezligi olan kisilerde yorgunluk ve halsizlik siklikla bulunur.  Tedaviyle bu sikayetlerde duzelme olur. Bununla birlikte tiroid yetmezligi olan hastalarda siklikla birlikte  bulunan kansizlik (anemi) de yorgunlugun onemli bir nedenidir.  Tiroid bezi yetmezliginde ozellikle B12 vitamini ve demir eksikligi sik gorulur.  Kansizligin   tiroid bezi yetmezligiyle birlikte tedavi edilmesi  yorgunlugun duzelmesine  katkida bulunur.
   Bobrek ustu bezinin az calismasi (kortizol hormonu eksikligi) da yorgunluk yapan onemli bir  hormon bozuklugudur. Bazi Hashimoto tiroiditli hastalarda  tiroid bezi yetmezligi ve  bobrekustu bezi yetmezligi birlikte  bulunabilir.  Eger bu durum fark edilmez ise tiroid ilaclariyla  yapilan tedavi  yorgunluk ve bitkinligi iyice artirabilir.  Tiroid hormon  ilaci  alinca durumu kotulesen  yani yorgunluk ve bitkinligi artan kisilerde kan kortizol hormonuna bakilarak bobrekustu bezinin az calisip calismadigi kontrol edilir.  Kortizol eksikligi varsa doktorunuz size once kortizon ilaci verir ve sonra tiroid ilaclari alirsiniz.
   Yorgunluk yapan diger nedenler ise asagida verilmistir:
Seker hastaligi ve bazi enfeksiyonlar da onemli yorgunluk nedenidir. Yorgunluk ayrica kalp, bobrek, bagirsak ve diger organ hastaliklarinda da gorulebilir.
   Asiri calisma, stresli bir yasam uykusuzluk ve depresyon yorgunlugun onemli nedenlerindendir.
   Asiri kilo alma ve  gece kisa sureli nefes durmasi (apne) sabahlari sersemlemis bir sekilde ve yorgun kalkmaya neden olur.
   Hareketsizlik, spor yapmamak ve beslenmenin bozuk olmasi  da   onemli yorgunluk  nedenleridir.
 Internet sitelerinde yer alan ve ‘’Adrenal yorgunluk’’ adi ile anilan  ve bircok sikayetin birarada oldugu iddia edilen bir  yorgunluk sekli tip tarafindan kabul edilmis bir tanimlama degildir. Bu kisiler halsizlik, yorgunluk, sabah zor kalkmak, tuzlu ve sekerli gidalara saldiri,  enerji bitmesi,  seks isteginin azalmasi, ayaga kalkinca bas donmesi,  hafif depresyon, unutkanlik, cesitli enfeksiyonlara yakalanma ve bunlarin zor iyilesmesi gibi sikayetlerin bir kiside olmasina ‘’Adrenal Yorgunluk ‘’ adni vermisler ve tip doktorlarinin bu taniyi bilmediklerini iddia etmektedir.  Bu sikayetlerin  bir kismi adrenal yetmezlikte olabilirse de hepsi olmaz ve adrenal yetmezligin taninmasi icin hormon olcum metotlari vardir.
Hormonlar ve Hipertansiyon:
Tansiyon yukselmesine tip dilinde hipertansiyon adi verilir.  Hipertansiyonun cogunun nedeni bilinmez ve buna primer hipertansiyon denir.  Ancak tansiyon hastalarinin  bir kisminda hormon bozuklugu olabilir. Diger bir deyisle  bazi hormon bozukluklari  da hipertansiyon yapabilir. Kortizol hormonunun fazla salgilandigi Cushing sendromu hastaliginda, aldosteron hormon fazlaliginda  veya bobrekustu bezi tumoru olan feokromasitomada, tiroid hormon fazlaliginda ve azliginda tansiyonda yukselmeler olabilir. Bu nedenle hipertansiyon hastalarinda bu hormonlari olcmekte fayda vardir.
Gidalarda Bulunan Hormonlar
Bazi hormonlar genc hayvanlarin daha cabuk buyumesi ve kilo almasi icin kullanilmaktadir. Sut verimi artirmak icinde bazi hormon ilaclari kullanilmaktadir.  Bir bakima sut ve et miktarini artirmak icin hayvanlara kullanilmaktadir.  Yenilen et ve sutte kullanilan hormonlarin ne miktarda oldugunu saptamak oldukca zordur. Bu nedenle alinacak onlemler sunlardir:  Eti orta derecede tuketmeli, iyi pisirmelidir. Etin yaglari yenmemelidir. Karaciger ve yag yenmemelidir.