Prof Dr Metin Özata
Tiroid, Diyabet, Endokrin ve Zayiflama
Ana Sayfa      GUATR      Hipotiroidi,Zehirli Guatr, Hipertiroidi, Graves, Testler, Sintigrafi, Ultrason, Alerji, Beslenme, Tuz Kullanimi, Sac dokulmesi, Yorgunluk, Depresyon ve Tiroid

TİROİT NODÜLÜ VAR DİYE HEMEN AMELİYAT OLMAYINIZ
         Nodüler guatrı olan  her hastanın ameliyat edilmesi şart değildir. Ameliyat sonrası birkaç yıl içinde %20-30 hastada tekrar nodül gelişmektedir. Bu nedenle ameliyat edilmesi gereken nodüller kanser şüphesi olan nodüllerdir. Bir nodülde kanser olup olmadığı ancak nodüle iğne batırılarak yapılan biyopsi ile anlaşılır. Biyopside kanser yoksa özellikle küçük nodüller için (çapı 2,5 cm den küçük) ameliyat gereksizdir. Ameliyat, ancak biyopside kanser çıkarsa veya kanser yönünden şüphe varsa veya nodül çok büyükse (3cm ve üzeri) o zaman düşünülür.  İğne biyopsisinin devreye girmesiyle artık lüzumsuz yere ameliyat olma dönemi kapanmıştır.
      Bu nedenle bütün nodüllerde (sıcak veya soğuk olması fark etmez) biyopsi yapılması gerekir. Nodül küçükse biyopsi ultrason altında yapılır. İyi huylu çıkan bir nodülde böylece lüzumsuz  yere yapılacak ameliyattan kurtulunmuş olur. Nodül iyi huylu çıktığı halde gittikçe büyüyorsa veya etrafındaki dokulara baskı belirtileri varsa bu nodüllerde ameliyat gerekebilir.
        Nodül saptanan hastaların ilk önce Endokrinoloji uzmanına başvurmaları ve bu uzmanların önerisi doğrultusunda tedavilerini  yaptırmaları gerekir.
 
KİMLERDE  TİROİD  HASTALIĞI OLABİLİR?
Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji, Diabet ve Tiroid Uzmanı
Ahmet Mithat Efendi caddesi No: 12/3
Kalamış-istanbul
Tel: 0 216 3486519
      Tiroid bezi yetmezliği gelişme olasılığı yüksek olan veya risk altındaki kişiler aşağıda verilmiştir:
1-     Ailesinde tiroid hastalığı olanlar :  Ailesinde Hashimoto hastalığı ve Graves gibi hastalığı olanlarda tiroid bezi yetmezliği gelişme riski daha fazladır.
2-     Kadınlar: Tiroid bezi yetmezliği  kadınlarda  erkeklere göre 8-10 kat daha fazla görülür. Bu nedenle kadınlar risk altındadır.  Özellikle gebelikte, doğumdan sonraki ilk yıl içinde  ve menopoz döneminde kadınlarda tiroid bezi yetmezliği sıklığı çok fazladır.
3-      50 yaş üstü tüm kadınlar : Hipotiroidizm her yaşta ortaya çıkabilir ancak yaş artıkça risk artar.  Kadınlarda özellikle 50 yaşın üzerinde tiroid yetmezliği sıklığı artar. Erkeklerde ise 60 yaşın üzerinde  daha fazla görülür. 70 yaşın üzerindeki kadınların %15’inde hipotiroidi vardır.
4-     Daha önceden tiroid hastalığı  veya tiroid ameliyatı   geçirenler: Önceden tiroid hastalığı geçirenlerde tiroid bezi yetmezliği gelişebilir. Ameliyat olanlarda da yeteri kadar hormon yapacak tiroid bezi kalmayınca hipotiroidi gelişir.
5-      Guatrı olanlar: guatrı olanlarda  Hashimoto hastalığı veya tiroid iltihabı önceden mevcut olabilir ve bu nedenle tiroid yetmezliği bulunabilir.
6-     Şeker hastalığı olanlar: Şeker  hastalarının % 10’unda  Hashimoto hastalığı ve buna bağlı hipotiroidi gelişir. Doğum yapan şeker hastalarının   % 25’inde tiroid bezi iltihabı ve buna bağlı tiroid yetmezliği ortaya çıkmaktadır.  
7-     Otoimmün hastalıklar denen ve vücudun kendi organlarını tahrip etmesiyle karakterize  Addison hastalığı (böbreküstü bezi yetmezliği-kortizol hormon azlığı), alopesi (saçlarda belirli bölgelerde dökülme-saçkıran), vitiligo (deride renksiz bazı alanlar olması)  ve  tip 1 şeker hastalığı  gibi hastalığı olan kişilerde tiroid bezi yetmezliği daha fazla görülür.
8-     Demans veya depresyonu olanlar: : Hipotiroidi bazen demans şeklinde karşımıza çıkar. Bu kişilerde tiroid hormon tetkiklerinin yapılması  gerekir.  Manik-depresif hastalığı olanlarda da hipotiroidi sık görülmektedir. .
9-     Lityum ve amiodaron (cordarone)  ilacı kullananlar : Bazı psikolojik hastalıkların tedavisinde kullanılan Lityum ilacı   guatr ve hipotiroidizm gelişmesine neden olabilir.  Lityum kullanan hastaların % 5’inde tam tiroid yetmezliği, % 25’inde hafif tiroid yetmezliği gelişmektedir. Kalp atım (ritm) bozukluklarının tedavisinde kullanılan Cordarone (amiodaron) ilacı da tiroid bezi yetmezliğine neden olabilmektedir.  Bu ilaçları kullananlarda belirli aralıklarla TSH hormonunun  ölçülmesi gerekir.
10- Kolesterolü yüksek olanlar: Hipotiroidisi bulunan  hastalarda kan kolesterolü yükselir. Bu nedenle kolesterolü yüksek kişilerde tiroid hormon tetkiki yapılması gerekir.
11- Gebe kalamayan (kısır) kadınlar: Çocuk istediği halde gebe kalamayan kadınlarda tiroid yetmezliği olabilir. Tiroid yetmezliği yumurtlamayı engeller. Bu tür kadınlarda tiroid hormon tetkikleri yapılır.
12- Glokom ve algılama bozukluğu olan yaşlılarda : Gözdeki tansiyonun artmasına glokom denir. Glokomlu hastalarda tiroid hormon yetmezliği sık bulunur.  Algılama bozukluğu varsa yine tiroid bezini araştırmak gerekir.
13-  Kan sodyumu düşük  olanlarda : Kanda sodyum tetkiki düşük çıkan kişilerde bazen tiroid bezi yetmezliği olabilir.
14-  Kansızlığı (anemisi) olanlarda : Hipotiroidide kansızlık sık olduğundan kansızlığı olanlarda tiroid hormon tetkiklerinin yapılması gerekir.
15- CPK ve LDH  tetkikleri yüksek olanlarda : kreatin fosfokinaz (CPK)  ve laktat dehidrogenaz (LDH) kan tetkikleri  hipotiroidili hastalarda  yüksektir. Başka amaçla bu tetkikler yapıldığında yüksek bulunursa hipotiroidi olabileceği akla gelmeli ve tiroid hormon tetkikleri yapılmalıdır.
16-  Karaciğer tetkikleri bozuk çıkanlarda: Karaciğer tetkikleri dediğimiz SGOT, SGPT ve alkalen fosfataz hipotiroidide yüksek çıkabilir. Başka amaçla yapılan bu tetkikler yüksek çıktığında o kişide  hipotiroidi  hastalığı olabileceği de düşünülerek tiroid tetkikleri yapılmalıdır.
17- Prolaktin hormonu yüksek  olanlarda : Memeden süt salgılatıcı hormon olarak bilinen prolaktin hormonu  tiroid hormonları az ise kanda yükselebilir.  Prolaktin hormonunu yüksek olan kişilerde tiroid bezi yetmezliği olup olmadığının   araştırılması gerekir.
18- Down sendromu veya Turner sendromu adı verilen doğumsal genetik hastalığı olanlarda hipotiroidi sık görülür.
KAYNAKLAR:
1.99 Sayfada Tiroid, İş Bankası Kultur yayınları, 2008 Eylul
2.http://www.tiroid.org
3.
http://www.endokrinoloji.org
 
 
 
GUATR
Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji, Diabet ve Tiroit Uzmanı
Ahmet Mithat Efendi caddesi No: 12/3
Kalamış-istanbul
Tel: 0 216 3486519
Tiroit bezinin büyümelerine guatr diyoruz. Tiroit bezinin büyüklüğü sağlıklı kişilerde de  bazı  farklılıklar gösterir. Bu farklılıkların nedenleri aşağıda verilmiştir:
Tiroit bezi büyüklüğüne katkıda bulunan faktörler:
Beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu  tiroit bezinin büyümesini etkiler.  Aşırı salgılanan TSH  hormonu tiroit bezini uyararak büyümesini sağlar. TSH az salgılanırsa bu defa tiroit bezi küçük kalır.
Kişinin  gıda veya içilen sularla aldığı iyot miktarı da tiroit bezi büyüklüğünü etkilemektedir. İyot alımı yetersiz olunca tiroit bezinde büyüme olmaktadır.
Selenyum elementi de tiroit hormon metabolizamasında önemli rol oynar.  Selenyum mineralinin az alındığı durumlarda kanda  TSH  hormonu yükselir, T4  hormonu yükselir, fakat  T3  hormonu düşer.  İyot yetmezliği ile birlikte selenyum eksikliği varsa iyot yetmezliğine bağlı hastalıklar daha şiddetli olarak ortaya çıkmaktadır.
Kadmiyum
  Pillerde bulunan bir elementtir. Piller içtiğimiz suya karışırsa aşırı kadmiyum alınmış olur. Fazla alınan kadmiyum selenyumu vücuttan atar. Selenyum tiroit hormonu T4’ü T3’e çeviren enzimin yapısında bulunur. Selenyum olmayınca T3 oluşamaz ve T3 düşüklüğü ve hipotiroidizm denilen tiroit yetmezliği gelişir.
Civa Zehirlenmesi ve Tiroit: Aşırı alınan civa da hipertiroidizm denilen tiroit bezinin aşırı çalışmasına neden olur.
Vücut ağırlığı veya büyüklüğü ile tiroit hacmi arasında ilişki vardır. Özellikle vücudun yağsız kısmı ile tiroit hacmi arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Erkeklerde tiroit hacminün kadınlardan fazla olması ise erkeklerin vücut  ağırlığının  daha fazla olması ile açıklanmaktadır.
Doğum sayısı da tiroit bezinin büyüklüğünü etkiler. Gebelikte tiroit hacminde artma olmaktadır. Doğum sayısı arttıkça tiroit hacmi artmaktadır. Bu durum özellikle iyot yetmezliği olan bölgelerde daha fazladır.
Sigara içenlerde tiroit bezinin daha büyük olduğu saptanmıştır. Sigara içenlerin kanlarında tiroit hormonu üretimini engelleyen tiyosiyanat  isimli bir maddenin düzeyi artar. Artan tiyosiyanat hem kandaki iyotun tiroit bezi tarafından tutulmasını önler hem de tiroit hormon oluşumunu azalttığından hipofiz bezinden TSH salınımı artarak daha fazla hormon üretilmesi sağlanmaya çalışılır. Artan TSH hormonu ise bu defa tiroit bezinde büyüme  yapar. Sigara içenlerde  bu nedenle guatr  sıklığı daha fazladır.
Tiroit bezinde adet dönemine göre kadınlarda değişiklikler olur. Tiroit hacmi  iki adet  kanaması arasındaki dönemin ilk yarısında  yaklaşık % 50 kadar artabilmektedir.  İki adet arasındaki zamanın  ikinci yarısında (luteal faz)  bu artış geriye döner ve bez eski haline döner.  Bu volüm değişiklikleri östrojen hormonunun tiroit beziindeki kanlanmayı  etkilemesine  bağlı olarak oluşmaktadır. 
Genetik faktörler. Yukarıda sayılan nedenler içinde en önemlisi genetik faktörlerdir.  Tiroit bezindeki büyüklük % 71 oranında  genetik olarak belirlenmektedir.  Guatrın bazı ailelerde sık görülmesi de bunu desteklemektedir.  İyot yetmezliği olmayan bölgelerde saptanan guatrın nedeni genetik faktörler yani anne ve babamızdan gelen kalıtımdır.
Alkol  fazla içenlerde ise  ilginç olarak guatr daha az görülmektedir.  Alkolün guatr sıklığını nasıl azalttığı tam bilinmemektedir; bu büyük olasılıkla alkolün  tiroit bezi için direk toksik etkisine bağlıdır.
Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda tiroit bezi hacmi daha küçük bulunmuştur.
GUATR ÇEŞİTLERİ
Tiroit bezi büyümeleri yani guatr 3 şekilde olabilir:
1-     Basit Guatr: Tiroit hormonları normaldir. Bez içinde nodül yoktur. Tiroit bezinde büyüme vardır. Bu nedenle buna basit guat adı verilir.
2-     Nodüler guatr: Tiroit bezi büyür ancak bez içinde nodül dediğimiz nohut veyya leblebi büyüklüğünde yumrular vardır. Nodüler guatrda  tiroit hormonları normal veya artmış olabilir.
3-     Torasik veya Plonjan Guatr: Tiroit bezinin gögüs kafesi içine doğru büyümesi ve gögüs kafesi içine girmesidir.
I. BASİT  GUATR
Salgıladığı tiroit hormonları normal olduğu halde   büyümüş tiroit bezine guatr denir.  Tiroit bezinin olduğu gibi büyümesine düz  veya basit guatr denir ( Resim-3).  Tiroit bezi  içinde nodül dediğimiz yumru şeklinde dokular yoktur. Guatrın içinde nodüller varsa bunlara bu defa nodüler guatr denir
Bir  toplumda  6-12 yaş arası çocukların % 5’den fazlasında  basit guatr  varsa  buna  endemik (yaygın)  guatr denir. Endemik guatr iyot yetmezliği olan bölgelerde  sık görülür.  Bu oran % 5 den az olursa sporadik (seyrek görülen)  guatr ismi verilir.  Sporadik guatr ise iyot yeterli bölgelerde görülür. Guatr kadınlarda  erkeklerden 4-5 kat daha fazla görülür.  Gençlik çağında da kızlarda fazla görülür.  Türkiye’de  guatr sıklığı bölgelere göre değişmek üzere % 5-56 arasında değişmektedir. Görüldüğü gibi bu çok yüksek bir orandır. 
İyot yetmezliği olan bölgelerde guatr daha fazladır. Özellikle dağlık bölgelerde toprakta iyot az olduğundan guatr daha fazla görülür. Bilinenin aksine kara lahana yenmesiyle guatr oluşumu arasında bir ilişki yoktur.
Selenyum yetmezliği de ülkemizde önemli bir problemdir. Yaptığımız bir çalışmada  guatrlı  kişilerde selenyum düzeyinin düşük olduğunu saptadık.
Suda bulunan perklorat ve kadmiyum fazlalığı guatra neden olur. Pillerle bulaşmış sularda kadmiyum yüksektir ve guatr ortaya çıkar.
Demir eksikliği  olan kişilerde de guatr sıklığında artış vardır.
Ergenlik çağındaki çocuklarda  bazen  guatr oluşur ve buna adölesan veya ergenlik  guatrı denir. Ergenlik döneminde artan hormon ihtiyacını karşılamak için tiroid bezi biraz büyür ve guatr oluşur. Daha sonra bu guatr çoğu çocukta  veya gençte kaybolur.
Gebelikte ve menopoz döneminde de tiroid büyüklüğü artar ve guatr oluşabilir.
İyot yetmezliği dünyada en sık guatr nedenidir.  İyot yetmezliğine bağlı olarak oluşan guatrda yıllar sonra sıklıkla nodül denilen yumru şeklinde kitleler oluşabilir.
İyot yetmezliği fazla olan kadınlarda  gebe kalma ve çocuk doğurma sıklığı  azalır. İyot yetmezliği üremeyi engelleyebilmektedir. Bu nedenle çocuğu olmayan kadınlarda iyot yetmezliği olup olmadığı araştırılmalıdır. 
Guatrın  ailesel özellik gösterdiği  bilinen bir gerçektir. Bazı ailelerde guatr fazla görülür. Yapılan çalışmalar guatr gelişiminde kalıtımsal geçişin  iyot yetersizliği olan  bölgelerde yaşayan  kadınlarda %39 oranında,  iyotun yeterli alındığı   bölgelerde  yaşayanlarda ise % 82 oranında olduğunu ortaya koymuştur.
Gutar nedenleri aşağıda verilmiştir:
a)      İyot yetmezliği
b)      Selenyum yetmezliği
c)      Genetik eğilim  veya ailede guatr olması
d)      Tiroit bezinin iltihabi hastalıkları (Hashimoto veya tiroiditler)
e)      Psikiyatrik hastaların  kullandığı  lityum ilacı
f)         Soya yağı veya fasülyesi fazla yemek
g)      Tiroit hormon oluşumundaki genetik bozukluklar
h)      Sigara içmek
i)        Demir yetmezliğine bağlı kansızlığı olanlar
j)        Gebelik (iyot yetmezliği olan bölgelerde)
k)      Beyinde bulunan hipofiz bezinden aşırı TSH hormonu salgılanması
            Bazen gutar gögüse doğru uzanır ve göğüs kafesinin içine girer. Bu guatrlara plonjan guatr veya toraks guatrı denir. Hasta kollarını yukarı kaldırdığında yüzünde kızarma veya morarma olursa plonjan guatr var demektir. 
İyot yetmezliğine Göre Guatr Oluşum Sıklığı:
İdrarda atılan iyot miktarı o kişinin iyot durumunu gösterir. İdrar iyodu ölçülerek iyot yetmezliğinin şiddeti anlaşılabilir. İyot yetmezliği artıkça guatr sıklığı da artmaktadır.  iyot miktarına göre guatr oluşma riski şu şekilde saptanmıştır: İdrar iyotu hafif derecede yetmezlik gösteriyorsa yani 50-99 mg/dl arasında ise bunların %5-20’sinde,  orta dereceli iyot yetmezliği varsa (idrar iyotu 20-49 mg/dl arasında ise) bunların % 20-30’unda ve şiddetli iyot yetmezliği varsa (idrar iyotu < 20mg/dl olması) bu  kişilerin % 30’undan fazlasında guatr gelişir.
Guatrlı Kişide Ne Gibi Şikayetler Olur:
Guatrlı hastaların çoğunda herhangi bir şikayet yoktur.  Guatr çok büyük olursa  nefes borusu ve yemek borusuna baskı yaparak öksürük ve nefes darlığı gibi şikayetler yapabilir.   İyot yetmezliği aşırı ise  tiroit bezi yetmezliği yani tiroit hormon salgılanmasında azlık (hipotiroidi) ve ona bağlı  şikayetler olabilir. Hipotiroidi daha sonraki bölümlerde ayrı bir başlık halinde anlatılmıştır.   Erken devrede ve çocuklukta  yumuşak ve düz bir guatr vardır.  Erişkinlerde ise her zaman guatr içinde nodüller ve kist oluşur.  Tiroit hormon tetkikleri genellkle normal sınırlar içindedir.  Başlangıçta  guatr içinde nodül yokken  yaşın artmasıyla  nodüller ve kist gelişebilir. Volüm arttıkça yani guatr büyüdükçe TSH hormonunda azalma oluşur. Bu hastalarda anti-TPO antikoru kanda yüksekse o zaman guatrın Hashimoto hastalığı nedeniyle geliştiğini düşünürüz
Guatrlı Bir Kişide Hangi Tetkikler Yapılır?
İdrar iyotuna bakılarak iyot yetmezliği  olup olmadığı anlaşılır. Ayrıca kanda selenyum düzeyi ölçülerek eksiklik olup olmadığı anlaşılır.  İyot yetmezliği olan bölgedeki guatrlı kişilerde  radyoaktif iyot uptake  testinde  yükseklik, total ve serbest T4  hormonlarının normal  sınırlarda veya bazen  düşük, olduğu görülürken, T3  hormon düzeyleri normal veya yüksek olabilir.  TSH  hormon düzeyleri ise normal veya yüksek olabilir.  Anti-TPO ve anti-TG antikorları iyot yetmezliğine bağlı guatrda negatif iken, Hashimoto tiroiditine bağlı  guatr varsa  antikorlar  yüksek olarak bulunur. Şiddetli iyot yetmezliğinde ise  hipotiroidizm  denilen tiroit yetmezliği gelişir ki, bu durumda TSH hormonu yüksek, T3 ve T4 hormonları  normal düzeyin altına düşmüştür.
Guatr Nasıl Tedavi Edilir?
Basit  gutrlı bir hastada iyot yetmezliği varsa iyotlu tuz verilir ve  tiroit hormonu ile (levotiroksin) tedavisi yapılır. Bu ilaçların dozunu yaşınıza göre ve diğer hastalıklarınızın olup olmadığına göre doktorunuz ayarlar. Bu ilaçların dozunu önerilen dozda almak çok önemlidir. Fazla alırsanız zararı olabilir.  Guatrlı kişilerde  selenyum eksikliği  varsa selenyumlu ilaçlar verilir. Plonjan guatr dediğimiz gögüs kafesine  doğru girmiş guatrlarda  hormonlar normal ise ameliyat  yapılır.
KAYNAK:
1.      99 Sayfada Tiroid, İş bankası yayını
2.     
http://www.tiroit.org
3.      http://www.endokrinoloji.org
 
 
 
HİPOTİROİDİZM
(TİROİD BEZİNİN AZ ÇALIŞMASI)
Prof. Dr. Metin ÖZATA

Endokrinoloji,Metabolizma,Diabet, Obezite ve Tiroit Uzmanı
Ahmet Mithat Efendi Cad. 10/3
Kalamış-İstanbul
Tel: (216) 3486519
Tiroid bezinin az çalışmasına hipotiroidizm adı verilir.  Hipotiroidizm tiroid bezinin az hormon salgılaması nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Kan dolaşımında tiroid hormonları (T4 ve T3)  düşük olduğundan metabolizma yavaşlar ve bu duruma bağlı şikayet ve belirtiler ortaya çıkar.
            Hipotiroidiye neden olan hastalıkların başında Hashimoto tiroiditi denilen ve tiroid bezinin nedeni bilinmeyen bir şekilde hasara uğramasıyla oluşan bir hastalık vardır. Hashimoto tiroiditinde önce guatr vardır, ancak yıllar içinde bez küçülür ve hormon salgılayamaz. En önemli özelliği bu hastaların kanlarında anti-TPO ve anti-Tiroglobulin antikorlarının çok yüksek olmasıdır.
            Hipotiroidiye neden olan diğer nedenlerden birisi de tiroid bezi ameliyatlarıdır. Tiroid ameliyatı sonrası hormon salgılayacak kadar yeteri kadar doku kalmayınca hipotiroidi gelişir. O nedenle tiroid ameliyatı geçiren hastalarda tiroid hormonlarını ölçmek ve izlemek gerekmektedir.
            Radyoaktif iyod tedavisi yapılan hastalarda da tiroid bezi tahrip edildiğinden yeteri kadar hormon salgılanamayacağından dolayı hipotiroidi gelişir.
            Bazen nadir olarak bazı ilaçlar (lityum, amiodaron, interferon, interlökin) ve baş ve boyuna yapılan radyoterapi (ışın tedavisi) sonrası hipotiroidi gelişebilir.
            Hipotiroidi ayrıca şeker hastalarında, kansızlığı olanlarda, romatoid artriti olanlarda sık görülür. 60 yaşın üzerindeki kadınlarda da sık bulunur. Kanda yağ düzeyleri (Kolesterol, trigliserid gibi) yüksek hastalarda da hipotiroidi yönünden araştırma yapmak gerekir. Ayrıca depresyonu olan hastalarda, çocuğu olmayan veya adet düzensizliği olan kadınlarda da hipotiroidi aranmalıdır
           
Hipotiroidisi olan ve ilaç kullanmayan bir hastada şu şikayetler ve belirtiler olabilir :
1.      halsizlik, güçsüzlük, kolay yorulma
2.      üşüme, soğuğa tahammülsüzlük
3.      seste kısıklık ve kalınlaşma
4.      el, yüz ve bacaklarda şişlik
5.      Göz etrafında şişlik
6.      ciltte kuruma, kabalaşma veya kalınlaşma
7.      saçlarda dökülme
8.      kas krampları
9.      depresyon, uyku bozukluğu, uyku hali
10.  kabızlık
11.  kadınlarda adet bozukluğu
12.  kilo alma
13.  hafızanın zayıflaması, hatırlamada zorluk
14.  nabız sayısında azalma
15.  Hareketlerde yavaşlama
16.  terlemede azalma
                        LABORATUVAR TETKİKLERİ VE TEŞHİS
            En önemli test TSH ölçümüdür. TSH düzeyi normalin üzerinde  (>4 IU/L) çıkarsa bu hastada hipotiroidi vardır. Serbest T4 düzeyleri ise kanda düşük bulunur. Serbest T4 düzeyi düşük, TSH düzeyi yüksek bir hastada aşikar hipotiroidi vardır. Sadece TSH yüksek ancak T4 ve T3 düzeyi normal ise buna subklinik hipotiroidi denir. Bu durum hafif derecede tiroid yetmezliğidir, ancak tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmezse % 5 hastada aşikar hipotiroidiye neden olur.
Serbest T4  düşük ve TSH  yüksek ise    hipotiroidi tanısı konur. Serum T3 düzeyleri değişkendir ve bazen normal sınırda olabilir.  Aşikar hipotiroidide TSH genellikle > 20 IU/L’dir. Subklinik hipotiroidi de ise TSH 4-20 IU/L arasındadır. Anti-TPO ve anti- TG antikorlar yüksek ise  hipotiroidi Hashimoto tiroiditi nedeniyle oluşmuştur.. Tam kan sayımı yapılan hipotiroid hastaların % 30-40’ında  kansızlık (anemi) % 15’inde  demir eksikliği saptanır. Ayrıca  B12 vitamin eksikliği de olabilir. Kreatinin fosfokinaz (CPK)  ve prolaktin (PRL) düzeyleri yüksek olarak bulunabilir. PRL düzeyleri tüm hastalarda yüksek değildir ve hipotiroidideki menstruasyon düzensizliklerinden sorumlu değildir. PRL düzeylerinde orta derecede bir yükseklik oluşur ve tiroid hormonu tedavisiyle düşer. Eğer hasta ötiroid hale geldiği halde prolaktin yine yüksek ise diğer  nedenler araştırılır.
 Ayrıca CRP, SGOT (AST), SGPT (ALT), GGT, laktat dehidrogenaz (LDH) ve amilaz enzimlerinde yükselmeler olabilir. Bu enzimlerden en fazla yükselen CPK’dır. Hipotiroid hastalarda  kan yağlarında yükseklik (hiperlipidemi) vardır. Trigliserit düzeylerinde hafif artış olurken, total kolesterol,  LDL kolesterol düzeylerinde artma olur. Eğer hasta tedavi olmaz ise kan yağları yüksek olarak bulunacağından  koroner arter hastalığı riski artar.
                        TEDAVİ
            Hipotiroidi ÖMÜR BOYU tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çok nadir olarak Hashimoto tiroiditli hastalarda % 10-20 oranında kendiliğinden düzelme olabilir.
            Hipotiroidi tedavisi kanda eksik olan tiroid hormonlarının normale gelmesi için tiroid hormon tabletleri verilerek yapılır.
            Piyasada tiroid hormonu bulunan ilaçlar Levotiron ve Tefor isimleriyle satılmaktadır. Bu iki ilaç benzer ilaçlardır ve biri bulunamazsa diğeri kullanılabilir.
            Levotiron veya Tefor hastalığınızın şiddetine göre doktorunuzun önerdiği dozda başlanır ve belirli aralıklarla kontrole çağrılarak ilacın dozu ayarlanır.
            Tedavide hedef T4 düzeylerini normale getirmek ve TSH düzeyinin normal sınırlar içinde olmasını sağlamaktır.
            İlaç tedavisi ömür boyu sürecek bir tedavidir ve kesilmemelidir.
            Belirli aralıklarla kontrole giderek TSH düzeyine baktırmanız gerekir. Bazen ilacın dozunu artırmak veya azaltmak gerekebilir.
            Gebe kalan hipotiroid kadınlarda ilacın dozunu ayarlamak gerektiğinden mutlaka gebeliğin ilk ayı içinde kontrole gidilmelidir.
            Tefor ve Levotiron ilacı aç karna alınmalıdır. Diğer ilaçlar emilimini bozabileceğinden aynı öğünde diğer ilaçlar alınmamalıdır. Özellikle demir ilaçları, antiasitler (Algel, Talcid gibi) veya kalsiyum ilaçları  tiroid ilaçlarının emilimi bozarlar. Bu ilaçlarla levotiron veya tefor alımı arasında en az 4 saat  aralık olmalıdır.
            Hashimoto tiroiditi  olan hastalar  mutlaka iyotsuz tuz yemelidir.
            Kalb hastalığı olan hipotiroidili hastalarda bu ilaçlar yan etki yapabileceğinden sık kontrole gidilmelidir.
Hipotiroidili hastaların bir kısmında (özellikle Hashimoto tiroiditlilerde)  anti-TPO ve anti-Tiroglobulin antikorları yüksek olarak bulunur. Bu antikorlar hastalığı yapan veya oluşturan protein yapısındaki maddelerdir. Tedavi ile bunların düzeylerinde azalma olmaz. Bunların düzeyini azaltacak bir ilaç da henüz yoktur. Bu nedenle bu antikorlar düşmüyor diye üzülmeyiniz. Bu antikorlara tanı konduğunda bakılması gerekir. Daha sonra tedavi takibinde bakılmasına pek gerek yoktur. Son yıllarda selenyum alınmasının bu antikorları azalttığı saptanmışsa da henüz araştırma aşamasındadır.
KAYNAKLAR VE ÖNERİLEN KİTAPLAR
1.      Prof. Dr. Metin Özata, Tiroit Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey , Epsilon yayınevi, 2005  (temin için:
www.yenisayfa.com)
2.      Doğru Beslen Formda Kal, Prof. Dr. Metin Özata, Epsilon Yayınevi, 2004 (temin:
www.yenisayfa.com)
3.     
www.tiroit.org
 
KISIRLIK  SORUNU  TİROİD HASTALIĞINDAN OLABİLİR
Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji, Diabet ve Tiroit Uzmanı
Ahmet Mithat Efendi Caddesi No: 12/3
Kalamış-istanbul
Tel: 0 216 3486519
            Tiroid hastalıkları  kadınlarda adet düzenini ve yumurtlamayı bozarak  gebe kalmayı önleyebilmektedir.
            Çocuk istediği halde gebe kalamayan kadınlarda yapılacak tetkikler TSH, serbest T3, serbest T4 ve anti-TPO antikor düzeyleridir. TSH düzeyi 1.5’dan yüksek olan bu tür kadınlarda tiroit hormon ilacıyla yapılan tedaviler  faydalı olmaktadır. Anti-TPO antikoru yüksek olan ancak gebe kalamayan kadınlarda da tiroit hormon ilacı verilebilir. Selenyum desteği de bu kadınlar için faydalı olabilmektedir.
            Tiroid  hormonları fazla çalışan kadınlarda ise ayrı bir tedavi planı uygulanır.
            Gebe kalamayan kadınlarda iyot yetmezliği olup olmadığının da araştırılması gerekir. İyot yetmezliği yumurtlamayı bozabilmektedir.
            Tüp bebek yaptırmak isteyen kadınların anti-TPO antikorları yüksekse başarısızlık artmaktadır. Bu hastalarda aspirin veya düşük doz heparin uygulamasının faydalı olduğunu bildiren çalışmalar yayınlanmıştır.
KAYNAKLAR VE ÖNERİLEN KİTAPLAR
1.      www.tiroit.org
2.      İŞ Bankası Kultur Yayını, 99 SAYFADA TIROID, 2008 Eylul

TIROID BEZI  VE GOREVLERI
Tiroid bezi boynumuzun on tarafinda bulunan  bir organimizdir.  Tiroid bezinin gorevi tiroid hormonlarini uretmek, depolamak ve gerektiginde kana vermek ve boylece metabolizmamizi ayarlamaktir.
   Tiroid bezi kucuk bir bezdir; 15-20 gram kadar agirligi vardir ve bir ceviz buyuklugundedir.  Boynun on tarafinda cildin altinda bulunur ve kelebek seklindedir. Kelebegin kanatlari sag ve sol lob olarak adlandirilirken, bu iki lobu birlestiren ortadaki  kisma   istmus adi verilir. Her lob 4 cm uzunlugunda  ve 1-2 cm enindedir.
   Tiroid bezi adem elmasi denen nefes borusu cikintisinin (girtlak) tam arkasindadir ve yutkunmakla asagi yukari hareket eder. Doktorlar muayene sirasinda bu nedenle yutkunmanizi isterler.  
 
Tiroid bezi gida ve suyla alinan iyot minerali ile tiroid hormonlari yapan bir organdir. Su ve gidalarla alinan iyot bagirsaklardan kana gectikten sonra boynumuzda bulunan tiroid bezine gelir ve tiroid hormonlarinin uretilmesinde kullanilir. Tiroid bezine giren iyot burada tirozin isimli aminoasitle birleserek T3 ve T4 adi verilen tiroid hormonlarinin olusumunu saglar. T4 hormonun yapisinda dort tane iyot molekulu oldugu icin T4, T3 hormonun yapisinda ise 3 tane iyot molekulu  oldugu icin T3 adi verilmektedir. Tirozin aminoasiti yedigimiz proteinli gidalarla saglanir.  Goruldugu gibi tiroid hormonlarinin yeteri kadar yapimi icin protein ve iyodun gida ve suyla  vucuda yetecek kadar alinmasi gerekmektedir. Bezde olusan T3 ve T4 hormonlari  daha sonra kan dolasima salinarak vucudun butun organlarina ve hucrelerine  girer ve etkilerini gosterir.


 Vucudumuzdaki tum hucreler tiroid hormonlarindan etkilenmektedir. Insanin, anne karnindayken  gelisimi, dogduktan sonra buyumesi ve tum metabolizma faaliyetleri tiroid hormonlari tarafindan kontrol edilmektedir. Tiroid hormonlarinin vucudumuzda etkilemedigi organ veya hucre yok gibidir. Kalp hizi, kan kolesterol duzeyi, vucut agirligi, kaslarin guclu olmasi, adet duzeni, cilt ve tirnaklar, kemikler, seks organlari, beyin ve psikolojik durum tiroid hormonlarindan etkilenmektedir.
   Tiroid bezinden  iki turlu tiroid hormonu salgilanir. Bunlardan  daha fazla salgilanani T4 (%80 oraninda salgilanir), daha az salgilanani (%20’si) ise  T3 hormonudur.  Hucrelere giren ve etkili olan hormon T3 hormonudur; T4 hormonu hucreye girmez. Bu nedenle T4 hormonu vucudumuzda  ozellikle karacigerde  ve diger organlarimizda  deiyodinaz enzimleri ile T3 hormonuna donusmektedir.  Bu donusumun bozulmasi durumunda T3 yeterince olusamaz ve tiroid hormonlari etkisini gosteremez.  
Kandaki T4 ve T3 hormonlari bazi proteinlere baglanarak dolasirlar. Bu proteinlere baglanan tiroid hormonlarina total T4 ve total T3 adi verilir. Kanda bulunan tiroid hormonlarinin cok azi  kanda hicbir proteine baglanmadan  serbest olarak bulunur ki, bunlara serbest T3 ve serbest T4 hormonlari denir. Serbest T3 ve serbest T4 hormonlari total T3 ve total T4 hormonlariyla  bir denge halinde bulundugundan tiroid bezinin  calisma durumunu (az, cok veya normal calismasini) en iyi yansitan  testler serbest tiroid hormonlaridir.  Kan dolasimindan hucrelere  total hormonlar degil serbest hormonlar girmektedir. Bu nedenle total T4 ve T3  tetkikleri yerine serbest T4 ve serbest T3  hormonlarini olcturmek daha iyidir.
   Tiroid bezinin calismasi beynimizin tabaninda  bulunan hipofiz bezi tarafindan kontrol edilir. Hipofiz bezi, TSH adi verilen bir hormon salgilar ve bu hormon kan yoluyla tiroid bezine gelerek  ondan  tiroid hormonu yapmasini ister   TSH hormonu tiroid bezinin iyot tutmasini sagladigi gibi tiroid hormonlarinin yapilmasini da saglar.
   Tiroid bezi az hormon salgiladiginda hipofiz bezi TSH salgisini artirarak  tiroid bezinin daha cok hormon uretmesini saglar. Bu nedenle tiroid bezinin az hormon salgiladigi tiroid yetmezliginde (hipotiroidi) kanimizda TSH  hormonu normalden yuksek,  fakat T3 ve T4 hormonlari dusuk olarak bulunur.
   Tiroid bezi bazi hastaliklar nedeniyle cok hormon salgilarsa, yani kanimizda T3 ve T4  hormonlari cok artarsa bu defa hipofiz bezinden salgilanan TSH hormonu azalir. Kanimizda T3 ve T4 hormonlari  ne kadar yukselirse TSH  hormonu da o  kadar azalir. Hipertiroidi denilen tiroid bezinin asiri calismasi durumunda kanimizda T3 ve T4 hormonlari yuksek iken TSH hormonu normalin altina iner ve dusuktur.
   Goruldugu uzere hipofiz bezi kandaki T3 ve T4 hormon duzeyine gore TSH  hormon salinisini azaltip artirmaktadir.
    Hipofiz bezi ise,  beynimizde, hipofiz bezinin uzerinde bulunan hipotalamus organi tarafindan kontrol edilir.  Hipotalamus organi  salgiladigi TRH isimli hormon ile hipofiz bezinden TSH salinisini saglar.
   Goruldugu gibi hipotalamus, hipofiz ve tiroid bezi birbirine bagimli olarak calisan ve  birbirlerini kontrol eden 3 bezdir. Tiroid bezini hipofiz bezi kontrol ederken, hipofiz bezini de hipotalamus organi kontrol etmektedir. Hipotalamusdan salgilanan TRH hormonu hipofiz bezini etkileyerek buradan TSH hormonu salgilatir. Hipofizden salgilanan  TSH hormonu ise tiroid bezinden tiroid hormonlarinin  yapilmasini ve kana salgilanmasini saglar. Sekil 2’de bu iliski gosterilmistir.

Tiroid hormonlari metabolizmamizi hizlandirir:
Tiroid hormonlarinin en onemli gorevlerinden birisi bazal metabolizma denilen istirahat halindeyken harcanan kalorileri ayarlamasi ve enerji uretimini saglamasidir. Bu sayede vucudumuzun  isisi ayarlanir ve belirli bir duzeyde tutulur. Bu isi olusmasi olayi aldigimiz oksijenin yakilmasi sirasinda olusur. Goruldugu gibi tiroid bezi vucudumuzu bir soba gibi isitmaktadir. Tiroid bezi az calisirsa vucut isisi duser ve usuruz. Bunun tersine cok calisirsa metabolizma hizlanarak kendimizi sicak hissederiz ve sicak yerlerden kacariz.
 Tiroid hormonlarinin kan yaglari uzerine etkisi :
 Tiroid hormonlarinin fazla  salgilanmasi kan yaglarinin yani kolesterol ve trigliserit dedigimiz yaglarin yakilmasini artirarak bunlarin kan duzeylerinde azalma yapar. Tiroid hormonlarinin az salgilandigi durumda (hipotiroidi) metabolizma yavasladigindan kan yaglari fazla yakilamaz ve kanda birikir. Sonucta kandaki kolesterol ve trigliserit isimli yaglar cok yukselir. Bu nedenle kan yaglari yuksek kisilerde mutlaka tiroid hormon tetkikleri yapilarak altta bir tiroid bezi az calisma durumu olup olmadigi arastirilmalidir. Kan yaglarini yukselten diger bir hastalik ise seker hastaligidir.
 Karbonhidrat metabolizmasina etkisi:
 Tiroid hormonlarinin ekmek, seker ve  nisasta gibi karbonhidratlarin yakilmalari ve boylece enerji uretilmesinde onemli  gorevleri vardir.  Kandaki sekerin insulin hormonu sayesinde hucrelere girmesini tiroid hormonlari artirir. Kanda seker azaldiginda ise tiroid hormonlari  karacigerden kana seker salinmasini  artirarak kan sekerinin daha fazla dusmesini onler. 
Tiroid hormonlarinin buyume ve boy uzerine etkisi:
Cocuklarin buyumesi icin tiroid hormonlarinin yeteri kadar kanda olmasi gerekir. Tiroid hormonu az salgilanan cocuklarda buyumede gerilik, boy kisaligi veya cucelik olusur.
Beyin gelisimi ve anne karnindaki bebegin buyumesi tiroid hormonlarina baglidir:
Anne karnindaki bebegin beyin gelisimi anneden gobek kordonuyla gelen tiroid hormonlarina baglidir. Eger annede tiroid yetmezligi varsa az hormon gelir ve bebegin beyin gelisimi iyi olmaz ve zeka geriligi ortaya cikar. Bu nedenle gebeligin ilk aylarinda tiroid hormon tetkiki yapilarak  tiroid hormon azligi olup olmadigi arastirilmalidir.  Beyin disindaki diger organlarin gelisimi icin de tiroid hormonlarinin yeteri kadar vucutta bulunmasi gerekir. 
 Tiroid hormonlari istah ve vucut agirligini kontrol eder:

Tiroid hormonlarinin az salgilanmasi veya fazla salgilanmasi istah ve vucut agirliginda degisiklikler yapmaktadir. Tiroid hormonlarinin az olmasi gida alma olayini azaltirken fazla olmasi istahi artirarak asiri yemek yenmesine neden olur. Kiloda gorulen degisiklikler ise tiroid hormonlarinin bazal metabolizma hizini etkilemesinden kaynaklanmaktadir.  Hipotiroidi denilen tiroid bezinin az calismasi durumunda onceki kiloya gore %15-30 oraninda  kiloda artma, hipertiroidi denilen tiroid hormonlarinin fazla salgilanmasi durumunda ise  onceki kiloya gore % 15 oraninda  kilo  kaybi soz konusudur. Ilaclarla tedavi  yaptigimiz hipertiroidili hastalarda yaklasik 1-2 ay sonra hastalarin kilo almaya basladigini goruruz.  Hipertiroidi durumunda bazal metabolizma hizi fazladir ve asiri oksijen tuketimi vardir. Bazal metabolizma hizindaki bu degisiklikler karbonhidrat ve yag metabolizmasini da etkileyerek  kan yaglari  duzeylerinde degisiklikler yapmaktadir.  Tiroid hormonlari vucudumuzda yag yapim hizini   ve  yag yakilmasini etkilemektedir.  Karaciger ve yag dokusunda bulunan ve  yag yapimini saglayan enzimler  tiroid hormonlarindan etkilenmektedirler.

 GUATR TESHISINDE KULLANILAN LABORATUVAR TETKIKLERI?
  Tiroid hastaliklarinin teshisi icin bazi tetkiklerin yapilmasi gerekir. Bu tetkikler asagida verilmistir:
a) Kan Testleri :
 Siklikla kullanilan  kan testleri serbest T3, serbest T4, TSH, anti-TPO antikoru, anti-tiroglobulin antikoru,  TSH-reseptor antikoru, tiroglobulin ve kalsitonin hormonlarinin kan duzeylerinin olculmesidir.
 T4 ve T3 hormonlarinin normal sinirin altinda veya ustunde olmasi tiroid bezinin iyi calismadigini gosterir.  T4 ve T3 hormonlari dusuk ise beziniz az calisiyor, buna karsilik T4 ve T3 hormonlari yuksek ise beziniz cok calisiyor demektir. T3 ve T4 olcumu yaptirirken  serbest T3 ve serbest T4 hormonlarini olcturmek en iyisidir. Total T4 ve  Total T3 artik pek kullanilmamaktadir. Gebelerde, dogum kontrol hapi kullananlarda ve ostrojen ilaci alanlarda  mutlaka serbest T3 ve serbest T4 hormon olcumleri  yapilmalidir.
Tiroid bezinin  az veya cok calistigini gosteren diger bir  tetkik TSH hormon olcumudur.  TSH olcumunun normalden dusuk olmasi tiroid bezinin  asiri calistigini gosterir. Kan TSH duzeyinin normalden yuksek bulunmasi ise tiroid bezinin az calistigini gosterir.
Sadece TSH hormonunu olcmekle  asagidaki bilgiler kabaca elde edilebilir:

TSH olcumu,  0.4-2.5 arasinda ise  normaldir, yani bez normal calisiyor demektir.
TSH, 2.5-4 arasinda  ise  ileride tiroid bezi  yetmezligi gelisebilir. Bu durumda yilda bir  defa TSH olcturunuz
TSH, 4-10 arasinda ise  tiroid bezinde hafif yetmezlik vardir ve tedavi gerekir.
TSH olcumu 10’dan buyuk ise  tiroid bezinde  belirgin yetmezlik vardir, yani az calisiyor demektir ve tedavi gerekir.
TSH hormonu 0.4’den kucuk ise   tiroid beziniz fazla calisiyor, yani cok hormon uretiyor  demektir ve yine tedavi gerekir.
TSH  hormonu 2.5-4 arasinda ve anti-TPO antikorunuz kaninizda  yuksekse sizde ileride tiroid bezi yetmezligi gelisme olasiligi yuksek demektir.
Tiroid bezi hastaliklarini teshiste ayrica tiroid antikorlari denen   anti-TPO (diger adi anti-mikrozomal antikor)  ve anti-tiroglobulin antikorlari da olculur.  Bu antikorlarin yuksek olmasi tiroid hastaliginin otoimmun  hastalik denilen bagisiklik sistemi bozukluguna bagli olarak ortaya ciktigini  gosterir. Otoimmun hastalik vucudun kendi dokusunu (burada tiroid bezini) yabanci bir doku olarak algilayip onu yok etmeye calismasidir. Bu nedenle bagisiklik sistemimiz tiroid bezini yok etmek amaciyla anti-TPO ve  anti-tiroglobulin antikorlari uretir. Bu antikorlar tiroid bezine yapisarak hucreleri tahrip eder. Vucudun neden boyle davrandigi henuz bilinmemektedir.
Anti-TPO ve anti-Tiroglobulin antikorlari en cok Hashimoto hastaligi denen bir hastalikta yukselir. Hashimoto hastaligi tiroid bezi yetmezligi yapan bir hastaliktir.  Toplumda bu antikorlar %10 kiside  tiroid hastaligi olmadan yuksek olarak bulunabilir.
TSH-reseptor antikoru, Graves hastaligi denen ve gozlerde buyume yapan  tiroid bezinin asiri calismasi hastaliginda  kanda yukselebilmektedir.
Tiroglobulin olcumu ise  ameliyat olmus ve tiroid bezi tamamen alinmis tiroid kanserli hastalarin izlenmesinde kullanilir. Diger hastaliklarin teshisinde pek kullanilmaz. Tiroglobulin duzeyinin gittikce artmasi tiroid kanserinin nuks ettigini gosterir.
Kalsitonin olcumu ise meduller  tip tiroid kanserinin teshisi ve izlenmesinde faydalidir. Kalsitonin duzeyi yuksek olan noduler guatrli hastalarda meduller kanser suphesi artar ve baska testler yapilir. Ameliyat olan meduller kanserli hastalarda kalsitonin duzeyinin yuksek olmasi kanserin vucutta  bulundugunu  ve devam ettigini gosterir.
Bazen hastalar karsimiza tiroid hormon tetkiklerini yaptirip gelirler. Bu tetkikler yani T3,T4 ve TSH hormon olcumleri normal olabilir. Bu hormonlarin normal olmasi sadece tiroid bezinin yeteri kadar hormon salgiladigini gosterir. Bezimizde guatr, nodul veya kanser oldugu halde bu hormonlar normal olabilir. Tiroid bezinin muayenesi ve yapilacak tiroid ultrasonu sizde diger hastaliklarin olup olmadigini cogunlukla ortaya cikaracaktir.

 b) Tiroid Ultrasonu :
 Tiroid ultrasonu  ses dalgalari gonderilerek tiroid bezinin  yapisinin  veya resminin bilgisayar ekraninda ortaya kondugu bir tetkiktir. Herhangi bir radyoaktif madde kullanilmaz. Bu nedenle gebelerde   guvenle yapilabilir.  Tiroid ultrasonu tiroid bezinin buyuklugunu, bezin seklini ve  nodul varsa onun buyuklugunu anlamamiza yarar. Ultrason ile nodul icinde sivi olup olmadigi, yani nodulun kistik bir yapisinin olup olmadigi anlasilir. Ayrica ilac tedavisiyle bezin veya nodulun ne kadar kuculdugunu veya kuculmedigini  daha iyi anlamamizda bize yol gosterir.  Nodul kan akiminin Doppler ultrason ile incelenmesi nodullerin iyi huylu veya kotu huylu olup olmadigi konusunda ek bilgi verir.
 c) Tiroid sintigrafisi :
 Damardan teknesyum denilen  radyoaktif bir madde  verilerek tiroid bezinin filminin cekilmesidir. Damardan  teknesyum ilaci verildikten sonra  kamera altina yatarsiniz ve bu kamera  teknesyum maddesinin tiroid bezi tarafindan ne kadar tutuldugunu saptayarak  tiroid bezinin filmi ortaya cikar.  Radyoaktif madde verildiginden sintigrafi  gebelerde  yapilmaz. Sintigrafi ile nodulun sicak mi, soguk mu oldugu anlasilir. Bu tetkik ile alinan radyasyon sadece birkac rontgen filmi cektirmekle ayni ayarda olup endiseye gerek yoktur.
 d) Tiroid Ince Igne Aspirasyon Biyopsisi :
 Tiroid bezinde saptanan nodullerde kanser olup olmadigini anlamak icin yapilir. Nodulu olan tum hastalara yapilmasi gereken bir tetkiktir. Biyopsi sonucuna gore ilac tedavisi veya ameliyat karari verileceginden yapilmasi cok onemlidir. . Oldukca basit, yapilmasi kolay ve agri olusturmayan  bir tetkiktir. Damardan kan almak icin kullanilan bildigimiz plastik enjektorlerle yapilir. Damardan kan alinir gibi tiroid bezindeki nodulden  plastik enjektorle parca alinir. Alinan hucreler patoloji bolumunde mikroskop altinda  incelenerek kanser veya iltihap olup olmadigi arastirilir. Biyopsi koldaki damardan kan alinmasi gibi kolay bir islemdir. Korkulmamasi gerekir.  Ameliyat degildir. Unutmayiniz ki, nodulunuzun kanserli olup olmadigini kesin olarak ortaya koyabilecek baska bir yontem yoktur.  Bazen biyopsi ile yeteri kadar parca veya hucre gelmeyebilir. O zaman biyopsiyi tekrarlamak gerekir

GUATR DA BESLENME , TUZ KULLANIMI VE SIGARA
Tiroid bezinin iyi calismasi icin sebze ve meyve daha fazla yenmeli, yeteri kadar proteinli gida alinmalidir. Proteinin yeteri kadar alinmasi tiroid bezinin iyi calismasini saglar. Ozellikle haftada  iki defa yagli balik yiyerek omega 3  yag asitlerinden yeteri kadar alinmalidir. 
Karbonhidratli gidalarla fazla beslenmek ve yagli yemekler tiroid bezine zarar verir.  Unlu ve  nisastali gidalari azaltmak gerekir.
Sebze ve meyve ile yeteri kadar A, C ve E vitamini  gibi antioksidan vitaminleri alanlarda tiroid kanseri daha az goruldugunden bol sebze ve meyve yenmelidir.
Kara lahana, kabak, turp, salgam ve karnabahar gibi sebzeler guatr yapmaz. Bu nedenle guvenle yenilebilir. Soya  fasulyesinin guatr yapici etkisi olmamakla birlikte iyot yetmezligi durumunda  guatra neden olabilir. Ulkemiz, iyot yetmezligi olan  bir ulke oldugundan tiroid sagligi icin soya ve urunlerini fazla tuketmeyiniz. Yine soyadan elde edilen isoflovan isimli ilac  menopoz sikintilarini azaltmak icin  sik kullanilmaktadir. Iyot eksikliginiz yoksa bu ilaci guvenle kullanabilirsiniz. Ancak iyot eksikliginiz varsa isoflovan ilacinin  guatr ve tiroid hormonlarinda bozukluk yapabilecegini unutmayiniz.
Tiroid bezimiz icin onemli bir gida icerigi cesitli sebze ve meyvelere renk veren flovanoit isimli kimyasal maddelerdir. Bunlar bizi kanser ve kalp hastaliklarindan korurlar. Bu maddeler  normal sebze ve meyve ile alinan oranlarda tiroid bezine zarar vermezken destek ilaclari olarak  fazla miktarda alinirsa (genistein, quarcetin gibi) iyotun tiroid bezi tarafindan tutulumunu onleyerek guatr olusumuna neden olabilirler. Herbal  (bitki) ilaclari kullanirken icerisinde genistein ve quarcetin olup olmadigina dikkat ediniz.
 Hindistan cevizi, balik ve keten tohumu tiroid bezinizin daha iyi calismasini saglar.
Kafein, alkol, sigara ve seker tiroid bezi icin zararlidir. Bunlarin az tuketilmesi gerekir.
Sulardaki klor ve florun fazla olmasi tiroid bezine zarar verdiginden icilen suda bu minerallerin fazla olmamasina dikkat edilmelidir.  Ozellikle fosfatli gubrelerle bulasmis sularda klor daha fazladir ve guatra neden olur.
Dis tedavisi sirasinda amalgamdan ve civadan kacinmak da tiroid sagligi icin onem tasir.
T4 hormonunun T3’e cevrilmesinde faydali olan selenyum, cinko, E vitamini ve B6 vitamini iceren gidalarin yeteri kadar  yenmesi tiroid sagligi icin buyuk onem tasir.
Ulkemizde iyot  ve selenyum yetmezligi vardir. Tiroid hastaligindan korunmak icin iyotlu tuz yemeli ve selenyumdan zengin gidalarla beslenmelidir.
Selenyumun Onemi:
Erkekler gunde 75 mikrogram, kadinlar  ise 60 mikrogram selenyum almalidir. Selenyum kan duzeyinin normalde  85 mg/L olmasi gerekir. Bir dilim tam bugday ekmeginde 10 mikrogram selenyum vardir. Ceviz, et, sakatatlar, balik ve kabuklu deniz urunleri, kepekli unlar, sut urunleri, sebze ve meyveler ve  yumurta gibi besinlerde bol miktarda selenyum vardir.
Proteinden fakir beslenenlerde selenyum yetmezligi sik gorulur ve tiroid bezinin salgiladigi hormonlar vucutta yeterince etki edemezler.  Bir dilim tam bugday ekmeginde 10 mikrogram selenyum vardir. Bu nedenle beyaz ekmek yerine tam bugday ekmegi yenmelidir. Ceviz, kirmizi et,  balik ve kabuklu deniz urunleri, kepekli unlar, sut urunleri, sebze ve meyveler ve  yumurta gibi besinlerde bol miktarda selenyum vardir. Selenyumun fazla alinmasi ise zararli olmaktadir.  Gunluk 400 mikrogramdan fazlasi zararlidir.  Yuksek dozda selenyum alinirsa T3 hormonu azalir ve TSH hormonu artarak hafif tiroid yetmezligi gelisir ve kilo alinir. Selenyum eksikliginde vucutta E vitamini azalir ve tiroid bezi iltihabi daha sik gorulur. Bu nedenle selenyum ve E vitamini birlikte vermek daha faydalidir
Cinko Eksikligi:
 Cinko eksikliginde de tiroid hormon metabolizmasi bozulur ve kandaki T3 ve T4 hormonu % 30 oraninda azalir. Bu arada T4  hormonunun  T3 hormonuna donusumunu saglayan enzim (deiyodinaz enzimi) cinko eksikliginde  % 67 oraninda azaldigindan  T3 hormon azligi meydana gelir. Bu nedenle cinkodan zengin olan peynir, sigir eti, kepekli ekmek, tavuk, yumurta sarisi,sut ve sut urunleri, balik, patates,ceviz, badem, tam tahillar, kuru fasulye, lahana, ay cekirdegi ve kuzu eti gibi gidalarla beslenmek tiroid sagligimiz icin gereklidir.
 Tuz Kullanimi:
  Turkiye'de bolgelere gore degismek uzere % 5-56 oraninda guatr vardir. Guatr olusmasinda en buyuk etken toprak ve suda yetersiz iyot olmasidir. Guatr hastaligini onlemek amaciyla piyasada satilan butun tuzlar 1999 yili Agustos ayindan bu yana iyotlanmaktadir. Tuzlarin iyotlanmasi guatr hastaliginin ortaya cikisini engellemekte ancak bazi kisilerde asiri iyot alinmasi nedeniyle zararli yan etkilere veya hastaliklara neden olmaktadir. Piyasadaki tuzlarin iyotlanmasindan sonraki  surede klinigimize veya polikliniklerimize basvuran hastalarda hipertiroidi dedigimiz tiroid bezinin asiri calismasiyla karakterize olan hastalik (Halk arasinda buna zehirli guatr da denmektedir) giderek artan siklikla karsimiza cikmaya baslamistir.  Tiroid bezi az calisan hastalarda da (Hipotiroidisi olanlarda) iyotlu tuz bu hastaligin daha da siddetlenmesine neden olmaktadir. Bu nedenle yemeklerimizde kullanilan tuzun iyotlu veya iyotsuz olmasi bazi hastalar veya kisiler icin buyuk onem tasimaktadir.
Kimler Iyotlu Tuz Yemelidir?
Vucudumuzda boynumuzun on tarafinda bulunan tiroid bezinin yeterli hormon salgilayabilmesi icin gunluk en az 150 mikrogram iyodun gidalar ve suyla alinmasi gerekir. Eger yeteri kadar iyot alinmazsa guatr hastaligi olusur. Guatr hastaligini onlemek icin onceden bilinen bir tiroid hastaligi olmayan cocuklar, eriskinler ve gebe kadinlar iyotlu tuz yemelidir. Tiroid hastaligi supheniz varsa bunun icin bir endokrinoloji-metabolizma uzmanina basvurunuz ve ona gore hangi tuzu kullanacaginiza karar verilmelidir. Cocugun annesinden emdigi sutte bulunan iyot onun beyin gelisimi icin cok onemlidir. Yeterli iyot anne sutuyle alinmazsa beyin gelisimi iyi olmamaktadir. Bu nedenle emziren annelerin iyotlu tuz yemeleri veya iyot alimini yeteri kadar yapmalari gerekir. Bu amacla icerisinde iyot bulunan vitamin ilaclarindan alinabilir. Eger anne sigara icerse sutle  bebege iyot gecisi azalmaktadir. Bu nedenle emzirirken sigara icmek sizin kadar cocugunuz icin de zararlidir. Eger sigara iciliyorsa iyodun fazla alinmasi gerekir.
Kimler Iyotsuz Tuz Yemelidir?
Noduler guatri, hipertiroidisi (tiroid bezi cok calisanlar veya zehirli guatri olanlar), hipotiroidisi (tiroid bezi az calisanlar) olan hastalar ozellikle iyotsuz yemelidirler. Bu tur hastalar iyotlu tuz yedikleri takdirde hastaliklari siddetlenmektedir. Iyotlu tuz yiyen noduler guatrli bir hastada alinan iyot, nodulun fazla calismasina neden olmakta ve hipertiroidi dedigimiz tiroid bezinin asiri calismasiyla (terleme, carpinti, zayiflama, sinirlilik, ellerde titreme ile kendini gosterir) karakterize bir hastaliga neden olmaktadir. Yine anti-TPO antikoru kanlarinda yuksek olan kisiler iyotlu tuz yediklerinde tiroid bezinin az calismasina neden olmaktadir. Bu tur hastaligi olanlar da ozellikle iyotsuz tuz yemelidirler. Iyotsuz tuz, supermarketlerde veya bakkallarda  kendiliginden tuzluklu bir sekilde satilmaktadir. Bu tuzlarin uzerinde veya etiketinde  iyotsuz oldugu yazmaktadir. Satin alirken buna dikkat etmek gerekir. Bu tuzlari bulamayanlar ise kaya tuzu yemelidirler. Ailede bir kisi iyotsuz tuz yiyecekse yemekler tuzsuz pisirilmeli ve herkes kendi tuzunu kullanmalidir, cunku gelisme cagindaki cocuklar ile gebe ve emziren kadinlarin iyoda ihtiyaclari vardir.  Iyotsuz tuz yemesi gereken tiroid hastalari rontgen filmleri cekilirken kullanilan ve icerisinde iyot bulunan ilaclardan da etkilenmektedir. Koroner anjografi  veya tomografi cekilirklen kullanilan ilaclardan 3-5 gun sonra gecoici tiroid yetmezligi ortaya cikabilmektedir

TIROID  VE PSIKOLOJI
Tiroid hormonlarin az olmasi yani tiroid yetmezliginde veya tiroid bezinin asiri calismasi durumunda bazi ruhsal sikintilar  veya psikolojik degisiklikler ortaya cikmaktadir. Tiroid  hormonlarinda degisiklik olmadan sadece TSH hormonundaki artma ve azalmalar dahi psikolojik degisiklikler yapabilmektedir. Bu psikolojik degisikler  soyle siralanabilir:
A) Tiroid hormonlarinin kanimizda yuksek olmasi (tiroid bezinin asiri calismasi) durumunda su  psikolojik sikintilar ortaya cikar: 
Huzursuzluk
Sikinti
Depresyon
Birden ofkelenme, bagirma veya asabiyet
Kalabalik yerlerden hoslanmama
Kotumserlik
Sabirsizlik
Asiri hareketlilik, yerinde duramama
Gurultuye asiri hassasiyet
Uyku problemleri
Istah bozuklugu
Bazen sizofreni
Hallusinasyonlar (hayal gorme)
Panik atak
B) Tiroid bezinin az calistigi tiroid bezi yetmezliginde ise su psikolojik belirtiler bulunabilir:
Ilgisizlik
Dusunme ve konusmada yavaslama
Unutkanlik
Konsantre olamama
Depresyon
Demans
Beyin hasari
Panik atak

Psikolojik rahatsizliklari olan tiroid hastalarinin  teshisinde gecikme olursa bu psikolojik  sikayetlerde duzelme olmaz.

YORGUNLUK VE TIROID
   Tiroid bezi yetmezligi olan kisilerde yorgunluk ve halsizlik siklikla bulunur.  Tedaviyle bu sikayetlerde duzelme olur. Bununla birlikte tiroid yetmezligi olan hastalarda siklikla birlikte  bulunan kansizlik (anemi) de yorgunlugun onemli bir nedenidir.  Tiroid bezi yetmezliginde ozellikle B12 vitamini ve demir eksikligi sik gorulur.  Kansizligin   tiroid bezi yetmezligiyle birlikte tedavi edilmesi  yorgunlugun duzelmesine  katkida bulunur.
   Bobrek ustu bezinin az calismasi (kortizol hormonu eksikligi) da yorgunluk yapan onemli bir  hormon bozuklugudur. Bazi Hashimoto tiroiditli hastalarda  tiroid bezi yetmezligi ve  bobrekustu bezi yetmezligi birlikte  bulunabilir.  Eger bu durum fark edilmez ise tiroid ilaclariyla   yorgunluk ve bitkinlik iyice artar.  Ilac alinca durumu kotulesen  yani yorgunluk ve bitkinligi artan kisilerde kan kortizol hormonuna bakilarak bobrekustu bezinin az calisip calismadigi kontrol edilir.  Kortizol eksikligi varsa doktorunuz size once kortizon ilaci verir ve sonra tiroid ilaclari alirsiniz.
   Yorgunluk yapan diger nedenler ise asagida verilmistir:
Seker hastaligi ve bazi enfeksiyonlar da onemli yorgunluk nedenidir. Yorgunluk ayrica kalp, bobrek, bagirsak ve diger organ hastaliklarinda da gorulebilir.
   Asiri calisma, stresli bir yasam uykusuzluk ve depresyon yorgunlugun onemli nedenlerindendir.
   Asiri kilo alma ve  gece kisa sureli nefes durmasi (apne) sabahlari sersemlemis bir sekilde ve yorgun kalkmaya neden olur.
   Hareketsizlik, spor yapmamak ve beslenmenin bozuk olmasi  da   onemli yorgunluk  nedenleridir.

ZEHIRLI GUATR-HIPERTIROIDI VE GRAVES HASTALIGI

Tiroid bezinin asiri calismasina yani asiri tiroid hormonu uretmesine tip dilinde  hipertiroidi adi verilir. ‘’Hiper’’ Latince ‘’fazla’’ veya ‘’yuksek’’ manasina gelir. Hipertiroidi hastaligina tip dilinde  ‘’tirotoksikoz ‘’ adi da verilir.  Tiroid bezinin asiri calismasina halk arasinda ‘’zehirli guatr’’ veya ‘’ic guatr’’ isimleri de verilmektedir. Bu isimlendirmeler maalesef yanlistir; ne zehirlenme soz konusudur ne de bir ic guatr vardir. Elleriniz titriyor, agziniz kuruyor ve cok yemek yemenize ragmen kilo veriyorsaniz yada cabuk sinirleniyor ve cevrenize bagirip cagiriyorsaniz sizde tiroid bezi fazla calisiyor olabilir. Sekil 4’de tiroid bezinin fazla calismasi sembolize edilmistir.

Sekil 3 Tiroid bezinden fazla miktarda tiroid hormonlarinin salgilanmasi (hipertiroidi)
Tiroid bezinde asiri calismaya neden olan hastaliklar sunlardir:
1- Graves hastaligi : TSH reseptor antikorlarinin kanda artmasi nedeniyle olusan tiroid bezi asiri calismasidir.  Bazi hastalarda gozde buyume olur. Hipertiroidinin en sik  nedenidir. Hipertiroidisi olan hastalarin % 60-90’nini Graves hastaligi olusturur. Bagisiklik sistemindeki bir bozukluktan kaynaklanir.
2- Sicak nodullerin fazla hormon salgilamasi: Sicak nodullerin  asiri tiroid hormon yapip salgilamasi durumunda tiroid hormonlari kanda artar ve hipertiroidi hastaligi olusturur.
3- Tiroid bezinin iltihabi hastaliklari: Tiroid bezinde itihabi hastaliklar oldugunda bezde depo edilmis halde bulunan  tiroid hormonlari kana dokuldugunden hormonlar yukselir ve  hipertiroidi belirtileri ortaya cikar.
4- Tiroid hormon ilaclarinin fazla alinmasi: Levotiroksin ilacinin  gereginden fazla alinmasi kanda tiroid hormonlarini artirir  ve hipertiroidi yapar.
5- Bazi ilaclarin kullanimi: Cordarone  isimli kalp ilaci ve   interlokin ilaci  kullanan bazi hastalarda tiroid bezi fazla calisarak hipertiroidi hastaligi olusturabilir.
6- Asiri sekilde iyot almak:  Iyodun fazla alinmasi  nodulu olan hastalarda hipertiroidi yapar.
7- Civa zehirlenmesi : Civanin fazla alinmasi   hipertiroidizm denilen tiroid bezinin asiri calismasina neden olabilir.

Graves Hastaligi
Graves hastaligi bazen  gozlerde buyume yapan tiroid bezinin asiri calismasi hastaligidir. Tiroid bezi asiri calismasi hastaligi olan kisilerin % 60-90’nini yani cogunlugunu Graves hastaligi olusturur.  Dr. Robert Graves tarafindan ilk defa kesfedildigi veya tanimlandigi icin bu hastaliga   Graves hastaligi adi verilmistir.  
Graves Hastaligi Kimlerde daha sik gorulur? 
Graves hastaligi  hipertiroidinin  en sik nedenidir.  Her yasta gorulebilirse de, 20-40 yas arasinda  en fazla gorulur.
Kadinlarda  erkeklerden 5-7 kat daha  fazla gorulurken toplumda gorulme sikligi  % 1  kadardir.
Graves Hastaliginda ailesel ozellik vardir:
Graves hastasi bir kisinin ailesinin diger  fertlerinde  %15  oraninda  Graves hastaligi saptanir. Bu nedenle ailesinde Graves hastaligi olan kisiler tiroid tetkikleri yaptirmalidirlar.
Graves Hastaligi Neden Olusur?
Graves hastaligi bagisiklik sistemindeki bir bozukluk sonucu olusur. Nedeni bilinmeyen bir sekilde TSH hormonunun tiroid bezine baglandigi reseptor adi verilen proteinlere karsi antikor denilen proteinler olusur. Bu antikorlarin neden olustugu henuz bilinmemektedir. Kanda artan TSH reseptor  antikorlari ayni TSH hormonu gibi tiroid bezine yapisarak  daha fazla calismasina  ve asiri miktarda tiroid hormonu yapmasina neden olur. Sonucta artan tiroid hormonlari metabolizmamizi hizlandirarak (carpinti, terleme gibi)  Graves hastaligi ortaya cikar.
Kimler Graves hastaligi icin risk altindadir?
Graves hastaligina genetik egilim katkida bulunmaktadir. Bazi ailelerde bu nedenle Graves hastaligi daha fazla gorulur. Ailesinde Graves hastasi olan kisiler  risk altindadir ve genetik veya kalitimin  hastaligin gelismesinde en onemli etken oldugu  saptanmistir.
Stres, uzuntu, sigara icmek, fazla iyotlu tuz yemek ve bazi ilaclar bu hastaligin olusumuna neden olabilir.
Stresin Graves hastaligi sikligini artirdigi Ikinci Dunya Savasi sirasinda ve  Yugoslavya’daki ic savas sirasinda saptanmistir. Isvec’te yapilan bir arastirmada Graves’li hastalarin  bir kisminda hastalik ortaya cikmadan onceki yil icinde uzucu olaylar yasadiklari saptanmistir. Bu hastalardaki sikintili psikolojik durum (anksiyete) tedavi edildiginde hastaligin nuks oraninda azalma olmustur.
Graves hastaligi daha cok  yilin ilik mevsimlerinde ortaya cikar.  Bu mevsimsel ozelligin nedeni tam bilinmemektedir.
Sigara icenlerde goz belirtileri daha siddetli oldugu gibi, sigara icmeye devam edenlerde goz hastaligi siddeti artmaktadir.
Allerjik yapisi olanlarda veya allerjik riniti olanlarda Graves hastaligi daha cok gorulmektedir.
Iyot fazla alimi da hafif seyreden hastaligi siddetlendirmektedir.
Yeni bir dusunce ise gebelik sirasinda  bebegin hucrelerinin annenin kanina karisarak annenin tiroid bezine yerlesmesi ve bunlarin hastalik yapmasidir. Bu nedenle de kadinlarda bu hastaligin daha fazla goruldugu iddia edilmektedir.
Yapilan calismalar Graves hastaliginin % 79  oraninda   genetik olarak egilimli olmak  sebebiyle ortaya ciktigini, % 21  hastada  ise cevresel faktorler denilen uzuntu, stres, iyot alimi gibi nedenlerle ortaya ciktigini gostermistir.
Graves hastaligina egilim yaratan  nedenler Tablo- 1’ de verilmistir.
Tablo-1: Graves Hastaligina Egilim Yaratan Faktorler
Genetik egilim (ailede olmasi)
Stres  ve uzucu yasam olaylari
Sigara icmek
Kadinlarda ostrojen hormonu
Dogum sonrasi donemde risk artar
Fazla miktarda iyotlu tuz yemek Graves hastaligini ortaya cikarir
Lityum  ilaci kullananlarda ortaya cikar
Hepatit hastaligi nedeniyle   Interferon  ilaci kullanan bazi hastalarda cikabilir
Allerjik  bunyesi olanlarda daha sik olusur.

Graves Hastaligi Nasil Baslar?
Hastaligin baslangici  yavastir. Genelde haftalar ve aylar icinde  yavas olarak gelisir. Ancak bazi  hastalarda hizli bir baslangic vardir. 

Graves Hastaliginda Vucutta Olusan  Belirtiler:
Graves hastaliginin sik gorulen uc  onemli ozelligi  guatr,  kanda tiroid hormonlarinda yukseklik ve goz belirtileridir. Tiroid bezinde buyume, yani guatr  siklikla vardir ve bez icerisinde nodul pek olmaz, duz bir buyume vardir. Gozdeki belirtilere tip dilinde oftalmopati adi verilir. Daha az gorulen diger iki ozellik ise bacak cildinde iltihap olmasi ve  parmaklarda comak parmak denilen parmak uclarinda bombelesme olusmasidir. Bu iki belirti cok nadir gorulur (Tablo-2).

Tablo-2: Graves Hastaliginda Vucutta Olusan Degisiklikler (Bulgular)
Guatr (tiroid bezi buyumesi) (sik)
Gozlerde buyume (Oftalmopati) (sik)
Tiroid hormonlarinin kanda yukselmesi ve TSH’nin dusmesi (Her zaman)
Bacak cildinde iltihap (nadir gorulur)
Parmaklarda comaklasma (nadir gorulur)
Graves Hastalarinda Gorulen Sikayetler:
Hastaliga bagli sikayetler kisiden kisiye degisir. Her hastada ayni sikayetler olmaz.  Sikayetler  hastaligin siddetine, hastaligin suresine, kisinin  hastaliga duyarliligina ve yasina bagli olarak degisiklikler gosterir.
Yaslilarda bazen sikayetler silik seyreder ve  baslica belirtiler yorgunluk ve kilo kaybi olabilir. Buna “maskeli hipertiroidizm” ismi verilir. Yaslilarda hipertiroidi bazen Alzheimer hastaligini taklit edebilir.  Yaslilarda  bazen hastalik anlamsiz bakislar, enerji tukenmesi ve bitkinlik ve demans  ile kendini gosterebilir.  Graves’li hastalarda bulunan sikayetler Tablo-3’de verilmistir.
Tablo-3: Hipertiroidili Hastalarda Sik Rastlanan Sikayetler
Guatr
Hareketli olma, huzursuzluk
Carpinti (hizli ve duzensiz kalp atimi olmasi
Yorgunluk
Gucsuzluk (agir esyalari kaldiramaz, merdiven cikarken zorlanir)
Ellerde titreme
Sac dokulmesi
Sinirlilik, kolay heyecanlanma ve kolay ofkelenme
Canli bakis, gozlerde buyume, goz kapaginda cekilme
Uykusuzluk, dikkat bozuklugu
Derinin sicak, nemli ve ince olmasi
Ishal
Istah artisi
Susama
Agiz kurulugu
Sik idrara cikma
Kilo kaybi (zayiflama)
Adetlerde azalma veya kesilme
Cinsel istekte azalma, sperm sayisinda azalma
Erkeklerde meme buyumesi (jinekomasti)
Kemik erimesi
Kaslarda gucsuzluk
Cabuk yorulma

Graves hastaligi olan genc hastalarda carpinti, sinirlilik, asiri heyecanlanma veya duyarlilik, uyku bozukluklari, cinsel gucte azalma, kolay yorulma, hareketlilik, ishal, asiri terleme, sicaktan hoslanmama, sogugu tercih etme, ufak bir yuruyusle hemen yorulma ve nefes darligi, kilo kaybi, istah artisi, susama, agiz kurumasi,  adetlerde azalma, uyku bozuklugu ve  bazi psikolojik bozukluklar olabilir.
Istah  artisina ragmen kilo kaybi  bu hastaligin en onemli belirtilerinden birisidir. Bu hastalik metabolizmayi hizlandirdigindan asiri yemek yenmesine ragmen kilo kaybi olur. Cok nadiren kilo artisi da olabilir.
Carpinti veya kalp atim sayisinda ve nabiz sayisinda artis  her 100 hastadan 96’sinda gorulur.   Istirahatte iken nabiz hizi dakikada  89’tan fazladir.
Sac killari incedir. Yaygin veya hafif sac dokulmesi gorulebilir.
Hastalarda  huzursuzluk ve  asiri sinirlilik vardir; ajite haldedirler ve yerinde duramazlar. Bazen birden ofkelenirler. Kalabalik yerlerden hoslanmazlar.  Ufak tefek seyler icin bagirip, cagirirlar.
 Kas gucsuzlugu bazen cok siddetli olur ve hasta sandalyeden kalkmakta veya merdiven cikmada zorluk ceker.
Tirnaklar yumusaktir ve kirilabilir.  Tirnaklarda cekilme ozellikle 4. ve 5. parmak tirnaklarinda gorulur.
 Hastalarin  % 10’nunda  bacaklarda, kolda ve diz ekleminde  agri olabilir. Bu agrilar bazen kendiginden duzelebilir.
Cilt ince, ilik ve nemlidir. El ayalarinda kirmizilik ve  kasinti olabilir. Urtiker  denilen cilt allerjisi ve  vitiligo  (ciltte renksiz veya beyaz alanlar olmasi) da siklikla birlikte bulunur.
Oftalmopati denilen goz belirtileri Graves’li  hastalarin % 25-30’unda saptanir.  Gozlerde one dogru firlama vardir. Bazi hastalarda  cift gorme sikayeti olur. Gormede bozukluk, isiktan  rahatsiz olma  ve gozde  kasinti ve yanma  meydana gelebilir. Bakislar canlidir ve ust goz kapaginda gecikme ve tam kapanma olmayabilir. Bazen sasilik olusabilir.
Ellerde ince titreme vardir. Bunu daha iyi anlamak icin eller uzatilir ve uzerine ufak kagitlar konur. Kagitlarda ellerdeki titremeyle paralel titremeler daha belirgin olarak  ortaya cikar.  Bazen dilde ve goz kapaklarinda da titreme  olabilir.
Hipertiroidili hastalarda  kemik erimesi (diger adiyla osteoporoz),  kan kalsiyum duzeyinde artma, ve kanda alkalen fosfataz  tetkikinde artis gorulebilir.  Bu hastalarda  ayrica  kanda osteokalsin ve SHBG  adi verilen proteinlerin duzeyleri artar. Karaciger testleri denilen SGOT, SGPT ve GGT tetkiklerinde artis olur ve tedaviyle bu artislar duzelir, fakat bazi hastalarda ilac tedavisiyle karaciger tetkikleri gittikce yukselebilir, o zaman radyoaktif iyot tedavisi yapilmasi gerekir.
Kadinlarda adet duzeni bozulur; adet sayisinda azalma veya kesilme olabilir.  Yumurtlamada bozukluk oldugundan gebe kalma sansi azalir. Gebelikle birlikte hipertiroidi olursa dusuk dogum agirlikli bebek nedeni oldugu gibi ‘’Preeklampsi’’ denen tansiyon yukselmesi ve kusmalarla kendini gosteren bir hastalik da ortaya cikabilir. Bu nedenle cocuk isteyen kadinlarin Graves hastaligi tedavisi bittikten sonra gebe kalmalari  daha uygundur.
Erkeklerde memelerde buyume, empotans ve sperm sayisinda azalma olabilir.
Seker hastalarinda  Graves hastaligi ortaya cikarsa kan sekerinde yukselmeler olusur ve bu nedenle kullanilan ilac dozunu artirmak veya insulin kullanmak gerekebilir.
Metabolizma hizi arttigindan kan yaglarinda (kolesterol ve trigliserid  duzeylerinde ve LDL kolesterol) azalma olur.


Graves Hastaligi Ile Birlikte Sik Gorulen Hastaliklar:
Bazi hastaliklar Graves hastaligi olan kisilerde daha sik gorulur. Bunun nedeni bagisiklik sisteminde bu hastalarda bozukluk olmasindandir. Tip 1 seker hastaligi, myastenia gravis denen kas hastaligi, hipofiz bezi iltihabi ve kalpte ufurum yapan mitral kapak gevsekligi bunlardan baslicalaridir. Bu hastaliklar asagidaki Tablo-4’de verilmistir.
Tablo-4: Graves Hastaligi ile Birlikte Gorulen Hastaliklar
Addison hastaligi (bobrek ustu bezi yetmezligi)
Tip 1 diyabetes mellitus (seker hastaligi)
Yumurtalik yetersizligi,
Hipofiz bezi iltihabi
 Hashimoto  hastaligi
Colyak hastaligi (bir bagirsak hastaligi)
 Vitiligo (ciltte beyaz, renksiz alanlar olmasi)
Alopesi areata (sackiran),
Myastenia gravis (bir kas hastaligi),
Trombosit isimli kan hucrelerinde azalma
Romatoit artrit (kucuk eklemlerin romatizmal hastaligi)
Kalpte mitral kapak  gevsekligi (prolapsusu)


Teshis Icin Hangi Tetkikler Yapilir?
Teshis kolaydir ve bu amacla kanda  TSH, T3 ve T4  hormonlarinin olcumu yapilir.  Hipertiroidi varsa TSH normalin altina dusmustur (genellikle <0.01 U/L), bu arada T3 ve T4 hormonlari asiri derecede yukselmis olarak bulunur.  Gozlerde one dogru firlama ve hormonlarda yukseklik varsa Graves hastaligi teshisi kolayca konur.
Graves’li hastalarda  anti-TPO antikorlar hastalarin % 90’inda, anti–TG antikorlar  ise % 60’inda yuksek olarak bulunur.
TSH reseptor antikor olcumu her zaman gerekli degildir. Ancak teshisin supheli oldugu durumlarda yapilabilir. Ornegin gebelikte ve tiroid bezinde nodul bulunan Graves hastalarinda  olculmesi hastalik teshisinde faydali olur. Nodulu olanlarda bu antikor yuksek olmaz; buna karsilik Graves’te yukselir. Graves’li hastalarin % 5-20’sinde TSH reseptor antikorlarinin kanda yuksek olmadigini da bilmekte fayda vardir.
Graves hastaliginda tiroid bezinde nodul varsa onun sicak mi yoksa soguk mu oldugunu degerlendirmek icin tiroid sintigrafisi yapilabilir.
Tiroid ultrasonu yapmak bu hastalarda  faydalidir. Bezin buyuklugu ve nodul olup olmadigi hakkinda bilgi sahibi olunur.
Hipertiroidi hastalarinda SGOT, SGPT, alkalen fosfataz ve GGT  gibi karaciger enzimlerinde yukseklikler saptanir. Bu enzim yukseklikleri aylar surebilir. Bu nedenle karaciger tetkikleri belirli araliklarla takip edilmelidir.  Kolesterol ve trigliserit gibi kan yaglarinda  azalma saptanir.
Graves hastalarinda tam kan sayimi da yapilarak tedavi sirasinda takip edilmelidir.
% 20 hastada serum kalsiyum duzeyinde artma, magnezyumda ise azalma olabilir.

Graves Hastaliginin Tedavisi
Graves’li hastalarin cogu poliklinik sartlarinda yani hastaneye yatmadan  tedavi edilir. Hastanin hastaneye yatmasina gerek yoktur. Ancak hipertiroidinin komplikasyonu olarak  kalp atim hizinin cok arttigi (atrium fibrilasyonu) bir durum, kalp yetmezligi veya psikoz gelismisse hastaneye yatirmak gerekebilir. Buna doktorunuz karar verir.
Hipertiroidi tedavi edilmezse kalp kasinda hastaliga (kardiyomyopati), atrium fibrilasyonu  denen kalbin cok hizli atmasi durumuna ve kalp yetmezligine neden olabilir. Herhangi bir enfeksiyon, ishal, siddetli travma veya  ameliyat sirasinda bu  hastalar tiroid krizine girerler ve bu kriz olum riski tasir. Bu nedenle hipertiroidi hastaliginin mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Graves hastalarinin tedavisinde ilk yapilacak tedavi ilac tedavisidir. Ilac tedavisine cevap alinamadigi durumlarda radyoaktif iyot tedavisi veya ameliyat yapilir.
 
Graves hastaliginin   Ilaclar Ile  Tedavisi:
Ilac tedavisinde  icinde  propiltiourasil (propisil)   yada metimazol (thyromazol) bulunan ilac  kullanilir. Bu ilaclar tiroid hormon yapimini engelleyerek kandaki yuksek hormon duzeylerini normale getirirler. Gebelikte ve cocuklardaki hipertiroidi tedavisinde de bu ilaclarin kullanilmasi gerekir. Bununla beraber gebelikte ve emzirme doneminde  propiltiourasil  kullanilmasi daha uygundur.

Propiltiourasil veya Metimazol Ilaclarini  Kullanirken Dikkat Edilecek Hususlar:
• Ilaclar tok karna ve doktorunuzun onerdigi dozda alinmalidir. 
• Ilaclar kesilmemelidir. Ilac kesilirse hastalik tekrar siddetlenir ve daha once kullandiginiz ilaclar bos yere  kullanilmis olur.  Bazen ilac kalmayinca hastalar ilac recete ettirinceye kadar ilaci kesmektedir. Bu durum hastaligin tekrar siddetlenmesine neden olur. Boyle bir durumda ilaci eczaneden borc alin veya kendiniz satin alin.
• Bu ilaclari kullanirken bazen tiroid sintigrafisi cekilmesi gerekebilir. Bu taktirde ilaclar kesilmemelidir. Sintigrafi cekilecek diye ilac kesilirse hastalik tekrar siddetlenebilir ve daha once aldiginiz veya kullandiginiz ilaclar bosa gider.
• Ilac kullanirken karaciger testleri (SGOT, SGPT ve alkalen fosfataz) ve tam kan sayimi ayda bir yapilmalidir
• Ilac kullanirken atesiniz, bogaz agriniz olursa hemen doktorunuza basvurunuz.
• Ilaclari doktorunuzun onerdigi dozda  ve saatlerde aliniz.
• Ilacin dozu konusunda anlamadiginiz bir konu varsa  doktorunuza sorunuz. Her hastanin hastalik siddeti farkli oldugundan  kullanacagi ilac dozu  da farkli olabilir.
•  Ilaclarin bir gunde  kac tablet alinacagi ve kac saatte bir alinacagi doktorunuz tarafindan size belirtilir.
• Nabiz sayisini azaltmak ve carpintiyi duzeltmek  icin size ayrica Dideral  gibi ilaclar da verilebilir. Bu ilaclarin baslangic dozu hastaligin siddetine gore degisir ve genellikle  1-2 ay sonra kesilir. Gebelerde Dideral ilaci kullanilmaz. Dideral veya Tensinor ilacini keserken birden degil azaltarak kesin.
• Ilac kullanirken iyotlu tuz ve iyotlu oksuruk surubu icmeyiniz. Bu sekilde alinan iyot  kullandiginiz ilaclarin etkisini onler ve  hastaliginiz duzelmez.
• Ilac kullanirken sigara icmeyiniz. Sigara icerseniz gozlerinizde buyume olabilir.
• Ilac kullanirken carpintinizi artiracak grip veya nezle  ilaclari almayiniz. Kullanacaginiz butun ilaclar icin doktorunuza danisiniz.
• Carpintinizi artiracak kahve, cay ve kola gibi kafeinli icecekler icmeyiniz.

Ilac Kullanmaya Baslayinca Kontrol icin Doktorunuza Gitmeyi Ihmal etmeyiniz:
Tedaviye basladiktan itibaren 4-6 hafta sonra tekrar muayeneye gitmek gerekir.  Hormonlardaki duruma gore doktorunuz tarafindan ilac dozunuz azaltilir veya artirilabilir Bu sekilde 1.5-2 ayda bir kontrole gidilerek hormonlar duzeldikce  ilac dozu gittikce azaltilir ve sonunda kesilir. Bu sure toplam 9 ay veya bir yili bulur; bazen 2 yila kadar uzatilabilir.  Kontrollerde hormonlar yuksek olmaya devam ediyorsa ilac dozunuz artirilir.
Ilaclar kesildikten sonra da tekrar kontrole gitmek gerekir. Bu hastalik  siklikla tekrar nuks ettiginden bu kontroller sagliginiz acisindan cok onemlidir.  Ilac kesildikten  1, 3 ve  6 ay sonra   tekrar tiroid  testlerine bakilir.  Nuks olacaksa ilac kesildikten sonraki  ilk 3-6 ay icinde  olusur. Bazi hastalarda ilac kesildikten  kisa  bir sure sonra hastalik tekrar alevlenebilir.  Hastalarin iyot almasi (iyotlu tuz kullanma,  iyotlu oksuruk surubu, iyotlu  ilaclarla rontgen veya tomografi cekmek)  ve sigara icmek  hastaligin  tekrar alevlenmesini veya olusmasini saglar.

Ilac tedavisiyle  hastaligin duzelmesine ragmen ilac kesildikten sonra hastaligin tekrar  baslamasi (nuks etmesi) riski kimlerde vardir?
1- Kisinin guatrinin  veya tiroid bezinin  tedaviye ragmen  hala  buyuk olmasi
2- Hastalarin genc yasta olmasi. Genclerde  hastalik  tedaviye ragmen  daha sik ortaya cikar (nuks eder).
3- Tiroid bezinde  kan akiminin fazla olmasi (bu durum Doppler ultrason ile anlasilir)
4- Baslangicta,  yani ilac tedavisine baslamadan once, T4 ve T3  hormonlarinin asiri yuksek olmasi veya baslangicta siddetli hipertiroidizm olmasi
5- Baslangicta  gozde sislik (oftalmopati) olmasi. Goz belirtileri olanlarda hastalik daha siddetli seyretmektedir.
6- Sigara icmek. Sigara icenlerde nuks ( hastaligin alevlenmesi)  daha fazladir.
7- Iyotlu tuz kullanmak,  iyotlu oksuruk surubu icmek veya iyotlu ilaclarla rontgen filmi cekilmesi
8- TSH-reseptor antikor ve anti-TPO antikorlarinin  tedaviye ragmen  kanda yuksek olmaya devam etmesi.
9- Tedavi icin  yuksek doz ilac kullanimina ihtiyac olmasi. Hormonlari duzeltebilmek icin Propiltiourasil veya Metimazol ilaclarini yuksek dozlarda kullanmak zorunda kalmak. Bu hastalarda nuks fazladir.

GOZLERDE BUYUME –GRAVES OFTALMOPATISI
Goz Belirtileri  hangi hastalarda olur:
Gozlerde buyume ve goz etrafinda sislik sadece Graves hastalarinda (tiroid bezi fazla calisan) olan bir durumdur. Hashimoto hastalarinda olursa da cok nadirdir; diger tiroid hastaliklarinda gorulmez. Gozlerinde buyume olan ve kan T3 ve T4 hormonlari yuksek bir kiside Graves hastaligi mutlaka vardir.  Bununla beraber gozlerde buyume  Graves hastalarinin hepsinde ortaya cikmaz.
Graves hastalarinin bazilarinda gorulen gozlerde buyume veya gozlerin one dogru firlamasi veya cikmasi  hastaligina tip dilinde ‘’Graves oftalmopatisi’’’ adi verilir. Bu hastaliga ‘’tiroid goz hastaligi’’ da denir. Bu hastalikta  gozun arkasindaki yag dokusunda artma, goz kaslarinda sisme ve  goz etrafindaki yumusak dokularda sislik olmaktadir. Hastaligin ortaya cikisi kisiden kisiye degisik bir seyir gostermektedir. Bazi hastalarda  kandaki T4 ve T3 hormonlari yukseldikten kisa zaman sonra goz belirtileri ortaya cikarken bazi hastalarda  uzun yillar cok ufak degisiklikler gozlenmektedir. Diger bir deyimle oftalmopatinin yani goz belirtilerinin   ne zaman ve nasil ortaya cikacagi tam olarak bilinmemektedir.
Goz belirtileri ile tiroid hastaligi iliskisi nasildir?
Graves oftalmopatisi % 40 hastada hipertiroidi hastaligi (tiroid hormonlarinda yukseklik)  basladiginda  birlikte  veya ayni anda ortaya cikarken, % 40  hastada  hipertiroidi basladiktan  bir sure sonra  ortaya cikar.   Hastalarin % 20’sinde ise once  gozlerde buyume (oftalmopati) olusur sonra hipertiroidi  gelisir. Tiroid hormonlari  daha once ve halen normal oldugu halde goz belirtileri olan kisiler olabilir.  Bu hastaliga  tip dilinde  ‘’ Otiroid Graves  Oftalmopatisi’’ denir. Bunun anlami tiroid hormonlarinin normal olmasina karsilik gizli tiroid hastaligi nedeniyle goz buyumesinin olmasi durumudur ve nadir gorulur ( Bu tur hastalik  oftalmopatili olgularin % 3’nu olusturur).
Goz belirtileri  Nasil Seyreder?
Goz belirtileri   % 85-95  hastada her iki gozde, % 5-15 hastada ise tek gozde olur.
Goz belirtileri % 3-5 hastada ciddi olmakta ve hastalik siddetli seyretmektedir, ancak cogu hastada hastaligin seyri cok iyi olmakta ve tedaviden fayda gormektedirler.
Oftalmopati kadinlarda daha sik gorulmekte (kadin/erkek orani 1.8-2.8/1‘dir), yaslilarda ve  erkeklerde  oldugunda ise daha siddetli  seyretmektedir. 
Gozlerdeki  buyume  veya hastalik % 66 hastada, yani cogu kiside, hipertiroidi tedavisi  sirasinda (Propiltiourasil veya Metimazol  ilaclari kullanirken) duzelir ve gerileme olur, ancak % 8’inde  duzelme olmaz ve goz belirtilerinde artma olabilir.  Bu nedenle tiroid hormonlarinin normal seviyeye getirilmesi goz hastaligi icin cok onemlidir.
Tiroid bezine bagli olarak goz hastaligi olan kisilerde su sikayetler bulunur:
1. Yukari, asagi, yana bakista  gozde agri olmasi.
2. Gozde kuruma, kasinti, kuruluk ve kontak lens takmada zorluk.
3. Gozde ve etrafindaki dokularda  iltihap ve sisme
4. Gozlerin kanlanmasi
5. Bazen cift gorme
6. Gormede bozukluk
Teshis Nasil yapilir?
Oftalmopati her iki gozde  oldugunda tani yonunden problem pek olmaz. Ancak tek gozde olmasi durumunda  diger nedenler mutlaka ekarte edilmelidir. Bu kisilerde once Graves hastaligi olup olmadigi tiroid hormon tetkikleri ile arastirilir. Daha sonra goze  yonelik  tomografi veya MR cekimi yapilir.   Boylece bu belirtilere neden olabilecek  tumorler, aksiyal myopi, iltihabi baska hastaliklar, kist, anevrizma  denilen kan damarlarinin  balonlasmasi ve lenfoma  adi verilen bir kanser turu gibi hastaliklarin olup olmadigi arastirilir.   Tam kan tetkiki yapilarak kan hastaligi olup olmadigi arastirilir.

Graves oftalmopatisinin kotulesmesine veya siddetinin artmasina neden olan faktorler sunlardir:
1) Siddetli ve uzun sure devam eden  tiroid bezi fazla calismasi (hipertiroidizm),
2)  Hastanin  asiri dozda Propiltiourasil veya Metimazol kullanmasi sonucunda tiroid bezi yetmezligine (hipotiroidiye) girmesi (TSH’nin yukselmesi),
3)  Sigara icmek,
4)   TSH-reseptor antikorlarin cok yuksek olmasi
Gozun One dogru Cikma Derecesi Nasil Olculur?
Oftalmopatide ust goz kapaklarinda kasilma veya cekilme  vardir. Goz yuvari one dogru firlar ki, buna ekzoftalmi veya proptozis denir. Proptozis, yani gozun one dogru cikma derecesi goz doktoru tarafindan  Hertel ekzoftalmometresi  denilen bir aletle  olculebildigi gibi goz tomografisi veya MR tetkiki ile daha hassas olarak olculur. Her irka gore gozun one dogru cikma miktari degisiktir. Turklerde  gozun 21 mm’nin uzerinde cikinti yapmasi anormaldir. Gozun one dogru cikmasinin nedeni  goz yuvarlaginin arkasinda bulunan yag dokunun artmasina ve goz  kaslarinin iltihap nedeniyle sismesine  baglidir. 
Toplar damarlarda kanin fazla olmasi ise goz etrafindaki dokularin sismesine neden olur. Goz  kaslarindaki sisme ise cift gormeye neden olur.  Goz kirmizi bir renk alabilir ve bazi hastalar goz kapaklarini kapatamaz. Isiktan rahatsiz olma,  yanma hissi ve  gozde agri  gibi  sikayetler olabilir. 

Goz Hastaliginin Kac donemi vardir?
Oftalmopatinin 2  evre veya donemi vardir:
1-Ilk baslangic donemi veya iltihabi donem veya aktif faz  (3-9 ay surer)
2- Dokularin sertlestigi donem (Fibrotik faz )
Hastalik ilk donem denen iltihabi evrede  tedaviye cevap verebilir. Dokularin sertlestigi ikinci donemde tedaviye  maalesef yanit azdir.
 
Goz hastaligi Nasil Tedavi edilir?
Graves oftalmopati tedavisinin 3  asamasi vardir:
1- Hipertiroidizmin yani T3 ve T4 hormon yuksekliginin  tedavisi
2- Sikayetlere yonelik  tedavi
3- Oftalmopatinin yani goz hastaliginin tedavisi (Ilac veya ameliyat tedavisi)

1-Hipertiroidizmin (tiroid bezi asiri calismasinin) tedavisi : Propiltiourasil veya Metimazol gibi  ilaclarla yuksek olan T3 ve T4 hormonlarinin normal seviyeye gelmesi  goz belirtilerini bazi hastalarda tamamen  duzeltir.  Bu duzelmenin veya iyilesmenin   ilaclardan degil  hormonlarin duzelmesinden ileri geldigi gosterilmistir. Radyoaktif iyot  tedavisinin oftalmopatiyi kotulestirdigi iddia edilmistir. Ancak bu durumun siddetli oftalmopatilerde ve sigara icenlerde olusur.
2-Sikayetlere yonelik  Tedavi: Goz kapamalari, yapay goz damlalarinin kullanilmasi ve gece yatarken yatagin bas kisminin yukari kaldirilmasi kisiyi rahatlatabilir. Gunesten rahatsiz olma, soguga ve ruzgara karsi hassasiyet durumlarinda gunes gozlugu ve yapay goz damlalari veya yaglari kullanilabilir. Yatarken gozlerin kapatilmasi da faydali olur.
3-Gozdeki Hastaliga Yonelik Tedavi  :
Ilac tedavisi  hastaligin iltihabi doneminde  daha etkilidir. Gozdeki dokular sertlesmisse   bu ilaclarin etkisi az olur. Ilac tedavisi olarak kortizon tedavisi yapilir. 
• Kortizon Tedavisi:  kortizon tedavisi gozdeki agri ve sisligi giderir. Kortizonla birlikte  mideyi korumak icin bazi ilaclar da alinir.  Kortizon kullanan kisilerin tuzsuz yemeleri gerekir.
• Yeni kullanilmakta olan bazi ilaclar: Pentoksifilin  ve  antioksidan ilaclarin faydali olduguna dair  arastirmalar vardir. Antioksidan  vitaminler (C vitamini, selenyum, E vitamini gibi) ve omega-3 yag asitleri destek olarak faydalidir. Octreotid isimli bir ilac ile de faydali sonuclar alinmistir.
• Goz Ameliyati:
Gozun kornea adi verilen  tabakasinda yara (ulserasyon)  veya enfeksiyon gelismesine bagli olarak gozun retina adi verilen gormeyi saglayan tabakasinda  hasar riski veya  goz  sinir  harabiyeti riski nedeniyle   gorme kaybi  gelisebilecek hastalarda veya  siddetli   hastaligi olan  kisilerde dekompresyon ameliyati denen ameliyatlar  goz doktorlari  tarafindan yapilabilmektedir.
   Sikayetlerde iyilesme saglayan baska bir  ameliyat goz kapaklarinin ameliyatidir (bilateral tarsorafi).  Bu sayede gozun  kornea tabakasinin  hasarlanmasi  onlenebilir veya en aza indirilir.


DEPRESYON VE  TIROID
   Depresyondaki kisilerin  %10-15’inde tiroid bezi yetmezligi veya tiroid hormonlarinda anormallikler vardir. Buna karsilik hipotiroidi dedigimiz tiroid bezi yetmezligi olan  kisilerin cogunda depresyon bulunur ve  psikolojik tedaviye direnclidir.  Tiroid bezi yetmezligi olan  hastalarin % 40 kadarinda ve  ozellikle kadinlarda depresyon  ve panik atak sik gorulur.  Tedaviyle sikayetlerde azalma olmasina ragmen bazen direncli bir depresyon yani sik nuks eden veya tekrarlayan depresyon gorulebilir.  Bu hastalarda tiroid bezi yetmezliginin iyi tedavi edilmesi gerekir.  Bu tedavi sirasinda TSH’nin 1.0-1.5 IU/L arasinda olmasi depresyonun duzelmesine daha iyi katkida bulunur.  Hipotiroidi tedavisinde kullanilan tiroid hormon ilaclari (Levotiroksin) beyindeki  mutluluk hormonu adi verilen serotonin seviyesini  artirarak depresyon belirtilerini azaltmaktadir
Psikolojik sorunlar ile ozellikle kandaki T3  hormon duzeyleri arasinda bir iliski oldugu yapilan cesitli calismalarda ortaya konmustur. Kan T3 duzeyi azaldikca depresyon olusmasi riski ve nuksu artmaktadir.
   Kandaki anti-TPO antikorlarinin yuksekligi ile depresyon arasinda da bir iliski vardir. Bu nedenle depresyonu olan hastalarda ve ozellikle sik tekrarlayan depresyonlu kisilerde TSH, T3, T4 hormonlari ile anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorlari  mutlaka olculmelidir. Tiroid bezi yetmezligi varsa bu hastalar icinde levotiroksin bulunan tiroid ilaclariyla   tedavi edilirler.     
   Bazi bilim adamlari depresyonlu kisilerde “beyinde hipotiroidizm” oldugunu, yani beyinde tiroid hormon azligi oldugunu, ancak kanda tiroid hormonlarinin normal oldugunu  iddia etmislerdir. Bu nedenle  tiroid hormonlari normal oldugu halde T3 hormon ilacini tedavide kullanan psikiyatri uzmanlari vardir.
   Kadinlarin %15’inde dogum sonrasi depresyon gorulmektedir. Buna ‘’Dogum Sonrasi Depresyonu’’ adi verilir. Dogum sonrasi olusan depresyon ile tiroid hormonlari  ve anti-TPO antikoru arasinda  bir iliski  oldugu cesitli bilimsel calismalarda ortaya konmustur. Gebeligin ilk 3 ayinda olculen anti-TPO antikor duzeyleri dogum sonrasi depresyona girilip girilmeyecegi konusunda bilgi vermektedir. Anti-TPO antikoru yuksek olan kadinlarda dogum sonrasi depresyon 3 kat daha fazla gorulmektedir.
   Depresyonun kendisinin de tiroid hastaliklarinin gelisimine katkida bulunabildigini  unutmamak gerekir. Stresli veya depresyondaki kisilerde Graves hastaligi denilen tiroid bezinin asiri calismasi ile karakterize bir hastalik ortaya cikabilmektedir.

SAC DOKULMESI   VE TIROID

Vucuttaki killarin veya sac killarinin ve hatta  kaslarin gelisimi icin tiroid hormonlarinin kanda yeterli miktarda olmasi gerekir. Tiroid bezi yetmezliginde tiroid hormonlari kanda azaldigindan saclarda dokulme baslar ve  hatta kaslarin dis kisimlarinda da dokulme olur. Tiroid hormon azliginda  vucudun butun metabolizmasi yavasladigindan bagirsaklardan  emilen vitamin ve minerallerin emilmesindeki bozukluk da  saclarin dokulmesine  katkida bulunmaktadir.  Bu kisiler tedavi amaciyla icinde  levotiroksin ilaci bulunan tiroid ilaci kullanmaya basladiktan sonra sac dokulmesi azalir, durur  ve saclar yeniden cikmaya baslar. Bunun yaninda vitamin destegi yapilmali ve eksik mineraller varsa (demir, cinko gibi) alinmalidir. Ayrica omega 6 yag asitleri  destegi de faydali olabilir. Hormonlar normale gelse bile saclarin tam duzelmesi uzun zaman alir. Bu nedenle acele etmeyiniz.  Hormonlar normale geldigi halde sac dokulmesi devam ediyorsa baska hormon bozuklarinin arastirilmasi gerekir. Ozellikle  kadinlarda gorulen erkek tipi bir sac dokulmesi  kandaki erkeklik hormonunun (testosteron) artmasindan  kaynaklanabilir. Bu kisilerde yumurtaliklarin ve bobrekustu bezi hormonlarinin incelenmesi gerekir.
 Alopesi areata denen sacin bir kismindaki dokulme (halk arasindaki adiyla sackiran) Hashimoto hastaliginda sik gorulur.  Sackirani olan hastalarda tiroid hormonlarina ve anti-TPO antikoruna bakilmasi faydalidir. Eger hormon dusuklugu veya antikor yuksekligi varsa tiroid hormon ilaci verilmelidir.
 Tiroid bezi fazla calisan yani kaninda tiroid hormonlari yuksek olan hastalarda saclarda incelme ve dokulme olabilir. Ilaclarla bu hastalik tedavi edilince sac dokulmesi azalir ve kaybolur.
 Icinde levotiroksin  bulunan tiroid  ilaci kullanan bazi hastalarda sac dokulmesinin arttigi sikayeti ile cok sik karsilasiriz. Bu ilaclar  aslinda sac dokulmesini artirmaz. Ancak ilacin dozu fazla gelirse bazen  sac dokulmesinde artis olabilmektedir. Bu kisilerde  hormon olcumu yapilmali ve bu arada demir eksikligi,  cinko eksikligi ve kansizlik olup olmadigi yapilacak tetkiklerle  arastirilmalidir.  Ozellikle kadinlarda demir eksikligine bagli kansizlik ve sac dokulmesi cok sik oldugundan oncelikle demir eksikligi yonunden arastirma yapmak gerekmektedir. 

ALERJI VE TIROID
Bazi allerjik hastaliklar tiroid hastaligi ile birlikte sik gorulur. Urtiker (kurdesen) denilen ve ciltte kabarikliklar ve kasinti ile kendini gosteren hastalik  ve  burun tikanikligi ve sik hapsirma ve burun akintisi ile kendini gosteren allerjik rinit ozellikle tiroid antikoru (anti-TPO) yuksek olan hastalarda  daha fazla gorulmektedir. Tiroid hastalarinda allerjik hastaliklarin neden fazla oldugu ise henuz bilinmemektedir.
 Allerjik riniti olanlarda bazen Graves hipertiroidisi denen tiroid bezinin fazla calismasi hastaligi  ortaya cikabilmektedir. Bunun nedeni tam  olarak bilinmemektedir. Bununla beraber her iki hastaligin da mevsimsel olmasi ilginctir.
 Ozellikle urtiker denen ciltte kirmizi renkte kabariklik ve kasintilarla kendini gosteren hastaligi olan kisilerde tiroid  hormonlarinda degisiklik  veya bunlarin % 5-35’inda  kanda anti-TPO antikor yuksekligi siklikla birlikte olur. Antikor seviyesi yuksek olan hastalarda ise % 40-54 oraninda tiroid bezi yetmezligi veya sadece TSH yuksekligi vardir.
Graves hipertiroidi hastaligi olanlarin bir kisminda da urtiker mevcuttur.
Bu nedenle urtikeri olan hastalarda tiroid hormon tetkiklerini ve anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorlarini olcmek ve belirli araliklarla takip etmek gerekir.
Urtikerli hastalarda  tiroid hormonlari normal olsa dahi levotiroksin iceren tiroid ilaclarini kullanmak faydali olabilmektedir. Bu ilaclari kullanan hastalarda urtiker hastaliginin  daha cabuk duzeldigi saptanmistir. 

       

COK TERLEME  VE TIROID

 Tiroid bezi hizla calisan kisilerde terleme fazladir. Kanda asiri tiroid hormonu bulunmasi metabolizmayi arttirdigindan ter bezleri asiri calisarak terlemede artis meydana gelir. El, koltuk alti ve ayakta olusan asiri terlemenin tiroid hastagindan ileri gelip gelmedigini anlamak icin tiroid hormonlari (T3 ve T4) ve TSH hormon olcumu yapilmasi gerekir.
Tiroid hastaligi olmadigi halde asiri terleme versa bunun  nedenlerinin arastirilmasi gerekir. Bazen tum  arastirmalara ragmen terleme yapan hicbir neden ortaya konamaz. Bazi metabolizma hastaliklari, atesli hastaliklar ve ilaclar da terleme yapabilir.
Terleme genellikle 3 sekilde kendini gosterir:
1- Stres nedeniyle olusan tip: el ici, ayak tabani ve koltuk alti terler.
2- Bolgesel terleme
3- Yaygin (vucudun her tarafinda olusan) terleme

Yaygin terleme sinir sisteminin (otonom sinir sistemi) asiri calismasi nedeniyle olusabildigi gibi metabolik hastaliklar, atesli hastalik veya kanserler nedeniyle de olusabilir. Bu tur terleme ergenlik caginda ve genelde %1 oraninda gorulur. Erkek ve kadinda ayni siklikta olur.
Devamli alkol alanlarda terleme fazladir. Eriskin yasta yaygin terleme  baslarsa  asagida  siralanan hastaliklarin olup olmadigi  arastirilir:
-Sinir hastaliklari
-Bazi kanserler
-Hipertiroidi (tiroid bezi fazla calismasi)
-Seker Hastaligi
-Atesli hastaliklar
-Dideral ve bazi antidepresan ilaclar terleme yapar
-Alkolikler
-Hodgkin hastaligi
-Verem (Tuberkuloz)
-Kan sekeri dusuklugu (hipoglisemi)
-Urit asit fazlaligi
-Gut hastaligi (kanda urik asit yuksekligiile olusan hastalik)
-Feokromasitoma (bobrek ustu bezinde bulunan ve tansiyon yukselmesi ile kendini gosteren tumor)
-Menopoz donemi

Terlemesi fazla olan bir kiside yapilacak tetkikler sunlardir:

-T3, T4,  ve TSH hormonlari
-Aclik kan sekeri ve 3 saatlik seker yukleme testi
-Kan ve idrarda adrenalin ve noradrenalin
-Idrarda metanefrin veya VMA testi
-Urik asit olcumu
-PPD testi (Tuberkuloz  taramasi icin)
-Akciger Grafisi

GEBELIK,  KISIRLIK VE  DUSUK  ILE TIROID ILISKISI
   Tiroid hastaliklari  kadinlarda adet duzenini ve yumurtlamayi bozarak  gebe kalmayi onleyebilmektedir.
 Cocuk istedigi halde gebe kalamayan kadinlarda yapilacak tetkikler TSH, serbest T3, serbest T4 ve anti-TPO antikor duzeyleridir. TSH duzeyi 1.5’dan yuksek olan bu tur kadinlarda tiroid hormon ilaciyla yapilan tedaviler  faydali olmaktadir. Anti-TPO antikoru yuksek olan ancak gebe kalamayan kadinlarda da tiroid hormon ilaci verilebilir. Selenyum destegi de bu kadinlar icin faydali olabilmektedir.
 Tiroid hormonlari fazla calisan kadinlarda ise ayri bir tedavi plani uygulanir.
 Gebe kalamayan kadinlarda iyot yetmezligi olup olmadiginin da arastirilmasi gerekir. Iyot yetmezligi yumurtlamayi bozabilmektedir.
 Tup bebek yaptirmak isteyen kadinlarin anti-TPO antikorlari yuksekse basarisizlik artmaktadir. Bu hastalarda aspirin veya dusuk doz heparin uygulamasinin faydali oldugunu bildiren calismalar yayinlanmistir.
Tiroid bezinin az calismasi veya fazla calismasi kadinlarda adet duzensizligi yapmakta ve gebe kalmayi onlemektedir.
 Gebe kalamamak veya kisirlik sorunu kadinlarda   genellikle endometriozis  denen  rahim icini orten tabakanin  hastaligi (% 11), rahim tuplerindeki hastalik (% 30) ve yumurtaliklarin iyi calismamasi (% 59) nedeniyle olusur.
 Gebe kalamayan kadinlarin % 18’inde anti-TPO antikoru  kanlarinda yuksek olarak bulunur. Buna karsilik endometriozis isimli rahim hastaligi olan  kadinlarda ise  anti-TPO antikoru   % 50’sinde, yani her 2 hastadan birinde yuksek olarak saptanir. Bu antikor yuksekliginin gebe kalmayi nasil onledigi tam olarak bilinmemektedir. Bilinen bir mekanizma bu antikorlarin tiroid bezinin az calismasina neden oldugu ve bu nedenle yumurtlamayi bozdugu seklindedir.
 Anti-TPO antikoru yuksek olan kadinlarda ve tiroid bezi az calisanlarda tup bebek basari orani dusuktur. Bu nedenle bu kadinlarin tup bebek islemi oncesi tedavi edilmeleri gerekir.
Tiroid bezinin az calismasi, adet sikligini  azalmakta ve  adetlerde olusan kanama miktarini artirmaktadir. Cok fazla olusan adet kanamalari bu hastalikta olusan kan pihtilasmasindaki  azalmaya veya kanin  fazla sulanmasina baglidir. Hipotiroidisi olan kadinlarin % 23.4’unde ise adet duzensizligi vardir.
Tiroid bezi az calisan kadinlarda cinsel istekte azalma oldugu gibi yumurtlama da bozulur ve gebe kalma sansi azalir. Hafif  tiroid bezi yetmezligi olanlar (sadece TSH hormonu yuksek, fakat T3 ve T4 hormonu normal olanlar) gebe kalsalar bile dusuk sikligi fazladir.
Yukarida belirtilen nedenlerle tup bebek icin basvuracak bayanlar veya kisirlik problemi olan kadinlar mutlaka TSH, T4 ve anti-TPO antikor olcumlerini yaptirmalidirlar. Annenin tiroid hormonlarinin normal olmasi ozellikle gebeligin ilk 3 ayinda bebegin beyin gelisimi icin cok onemlidir. Bebegin beyin gelisimi bu ilk 3 ayda anneden  gobek kordonu yoluyla gelen tiroid hormonlarina baglidir. Annede tiroid hormonlari az ise bebegin beyin gelisimi iyi  olmamaktadir. 12nci haftadan sonra bebek kendi tiroid hormonlarini yapmaya basladigindan ilk 3 ay buyuk onem tasimaktadir.
Annede  gebelik baslangicinda mevcut olan  tiroid bezi yetmezligi (tiroid hormonlarinin az olmasi)  bebegin zeka seviyesinin (IQ) dusuk olmasina neden olmaktadir.  Yapilan bilimsel calismalar tiroid hormonlari dusuk bir anneden dogan cocuklarda zeka (IQ) seviyesinin %85’in altinda oldugunu gostermistir.  Bu cocuklarin okul basarilari ve arkadaslariyla olan  iliskileri  de dusuktur. Bu  nedenle hamile kaldigini ogrenen tum anne adaylari  vakit gecirmeden tiroid hormon tetkiklerini yaptirmalidirlar.
 Her 100 gebenin 2 veya 3’unde teshis edilmemis tiroid yetmezligi vardir. Bu yetmezlik ozellikle kanlarinda  anti-TPO antikoru yuksek olan gebelerde  daha da fazla olup  % 15 oraninda gorulur. Bu nedenle gebe kalmadan once kaninizda anti-TPO antikoru yuksek ise gebelikte tiroid hormon yetmezligine girme ihtimaliniz artiyor demektir.
Gebelik doneminde iyot eksikligi olan kadinlarda da tiroid hormonlarinda azalma olusmaktadir. Bu nedenle gebelik suresince iyotlu tuz yemek cok onemlidir.
Onceden tiroid yetmezliginiz varsa kullandiginiz  Levotiroksin ilacinin dozunu  hamile kaldiginizi ogrenince  ayarlamak icin Endokrinoloji uzmani bir doktora giderek tetkiklerinizi yaptirin ve onun takibine girin.
Tiroid yetmezligi  olan gebelerde dusuk riskinin arttigini da unutmayin. Tiroid bezi az calisan kadinlarda dusuk sayisinin  gebeligin  4 ile 6. aylari arasindaki donemde  dort kat daha fazla oldugu saptanmistir.
Tiroid yetmezligi saptanan gebelerde tedavi cok kolaydir.   Kullanacaginiz  Levotiroksin ilaci hormonlarinizi hemen duzeltir.
Bebegin zeka gelisimini etkileyen onemli  diger bir durum annenin yeteri kadar iyot alip almamasidir. Gebelik ve emzirme donemindeki iyot yetmezligi  bebeklerde zeka geriligi yapmaktadir. Gebe ve emziren kadinlar iyot ihtiyacini iyotlu tuz yiyerek veya  iyot iceren multivitaminler alarak karsilayabilirler. Bir gebenin  gunde 200 mikrogram iyot almasi gerekir. Bu  miktardaki iyot multivitamin ilaclarda  bulunan iyot ile saglanabilir. Emziren kadinlarda ise gunde 290 mikrogram iyot alinmasi gerekir.