Prof Dr Metin Özata
TIROID GUATR ENDOKRIN DIYABET DIYET ZAYIFLAMA METABOLIZMA
Ana Sayfa      DIYET      ISVEC DIYETI

İSVEÇ DİYETİ
PROF DR METİN ÖZATA


İSVEÇ DİYETİ


İsveç Diyeti son zamanlarda yaygınlaşan ancak sağlığa zararlı bir diyettir. Bu diyette kalori çok az olup bol kafeinli içecekler yani kahve vardır. Bu kadar kalorisiz bir diyetle belki kilo verirsiniz ancak kaslarınız erir gider. Ayrıca eğer insülin direnci varsa alınan kahveler nedeniyle kan şekeriniz iyice bozulur ve halsiz, yorgun, bitkin bir hale gelirsiniz. Her defasında tekrar ettiğim gibi kilonuzun altında yatan neden ortaya konulmazsa yapacağınız her türlü diyet başarısız olmaya mahkumdur. Vücudunuzdan bundan zarar gördüğü gibi kilo veremeyince moral bozukluğu da ortaya çıkar. Biz bu nedenle magazin sayfalarında yer alan popüler diyetler önermiyoruz. Önemli olan sizdeki hormon ve metabolizma bozukluğuna göre bir beslenme proğramı yapmaktır. Bunun yolu da öncelikli olarak obezite ile uğraşan bir ENDOKRİN uzmanına başvurmaktır.


Kişiler kilolardan kurtulmak için bazı reklamlara kanıp yanlış uygulamalar yapabilmektedir. Bunlar sağlık açısından zararlıdır.


Örnek verecek olursak:

  • Tek tip gıda ile beslenmek: sadece maden suyu içmek, sadece karpuz veya greyfurt yemek gibi, hiçbir bilimsel temeli olmayan diyetler, sağlık açısından çok zararlıdır. Belki aç kaldığınız için kısa sürede kilo verirsiniz, ancak uzun dönemde yeterli beslenmediğiniz için başka hastalıklara yakalanma şansınızı artırırsınız. Böyle kilo verenlerin hemen hepsi de kısa süre sonra verdikleri kiloyu geri alır ve hatta daha fazla şişmanlarlar.
  • Naylon eşofman giymek veya hamamda terlemek: Bu metotlar terlemeye ve su atılmasına yarar. Yağ miktarında azalma olmaz. Kaybedilen su alınınca eski kiloya dönülür.
  • Çok düşük kalorili diyetler: Günlük 800 kalorinin altındaki diyetler sağlık açısından çok tehlikelidir. Kalp atım bozuklukları, kanda potasyum düşüklüğü, halsizlik, bitkinlik, saçlarda dökülme ve adet kesilmesi ortaya çıkar.

Sadece light ürünler veya diyet ürünler yiyerek
zayıflayamazsınız. Bunların da kalorileri vardır. Zayıflamak için insanlar son zamanlarda light bisküviler, light kek, light reçel, light çikolata ve hatta light baklava yemektedir. Bu gıdaların da kalorilileri vardır ve devamlı bunlarla beslenmek sizin kilo almanıza neden olur. Önemli olan bir günde toplam aldığınız kalorinin miktarıdır. Light bisküvi veya light kek yiyeceğinize 4-5 tane badem veya ceviz yemek daha iyi ve daha faydalıdır.


Bazı hormon bozuklukları kilo almanın önemli bir nedenidir. Fazla kilolu bir kişide bu hormon hastalıklarının olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Kilo almanın sık görüldüğü hormon hastalıkları, sıklıkla tiroid bezi yetmezliği veya böbreküstü bezinin aşırı çalışmasıdır.


Tiroid bezi boynumuzda bulunan, kelebek şeklinde bir salgı bezidir ve metabolizmamızı kontrol eden tiroid hormonlarını salgılar. Tiroid hormonlarının T3 ve T4 olmak üzere iki tipi vardır. Bu hormonlar az salgılandığında,
hipotiroidi dediğimiz hastalık oluşur, metabolizma az çalışır ve sonunda kilo alınır. Tiroid ameliyatı geçirenlerde, Hashimoto tiroiditi denen tiroid hastalığı olanlarda ve 50 yaşından sonra kadınların çoğunda tiroid bezi yetmezliği gelişir. Bu kişilerde halsizlik, yorgunluk, el ve yüzde şişme, unutkanlık, kan yağlarında yükseklik ve en önemlisi kilo alma olur. Fazla kilolu kişilerde mutlaka tiroid hormon tetkiklerinin yapılarak tiroid bezinin az çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir. Tiroid bezi yetmezliğinin tedavi edilmediği fazla kilolu kişilerde kilo vermek çok zordur. Bu hastalarda tiroid hormonu tedavisiyle TSH hormon düzeyinin normal sınırlarda olmasının sağlanması gerekir.

Reaktif hipoglisemi dediğimiz kan şekeri düşüklüğü kilo alımının ve kilo verilememesinin önemli nedenlerinden birisidir. Bu kişilerde yemek sonrası kan şekeri düşer ve arkasından tatlı yeme isteği oluşur. Bu nedenle yapılan tatlı atıştırmaları kilo alımına neden olur. Pankreas bezinden aşırı insülin hormonu salgılanması ile kendini gösteren insülin direnci denilen hastalıkta kanda yüksek miktarlarda bulunan insülin hormonu kan şekerinde düşmeler yaparak kilo alımına katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle zayıflayabilmek için bu yüksek insülin düzeylerinin azaltılması gerekir. Bazı ilaçlar, kilo verme ve spor yapmak insülin hormonunu azaltarak kilo vermeye ilave katkıda bulunur. İnsülin hormonu yüksek kişilerde zayıflama olsa bile tekrar kilo alımı olmaktadır.


Böbreküstü bezinin aşırı çalışması durumunda bu bezden fazla miktarda
kortizol hormonu üretilir. Kortizol hormonunun fazlalığı ise, vücutta özellikle karın ve ensede yağ birikimine ve fazla kilolulığa neden olur. Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan kortizon ilacı da aynı mekanizma ile kilo alınmasına neden olmaktadır.

Kadınlarda fazla kiloluluğa neden olan önemli bir hormon hastalığı da
polikistik over sendromu denen ve yumurtalıkta kist oluşması, tüylenme ve adet bozukluğu ile kendini gösteren hastalıktır. Bu kadınların önemli bir kısmında fazla kilo ve şeker hastalığı görülür. Adet bozukluğu, tüylenme ve fazla kilolu olmanın bir arada olduğu bu hastalarda yumurtalıkların incelenmesi ve bu hastalığa yönelik tedavilerin yapılması gerekir. Bu şekilde tedavisi yapılmayan kadınların zayıflaması zordur.

Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen,
prolaktin hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan bir hormon bozukluğudur. Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden salgılanır. Hipofiz bezindeki tümörler aşırı prolaktin hormonu salgıladığında adetlerde bozulma, memeden süt gelmesi, tüylenme ve kilo alımı olur.