Prof Dr Metin Özata
TIROID GUATR ENDOKRIN DIYABET DIYET ZAYIFLAMA METABOLIZMA
Ana Sayfa      ZAYIFLAMA      KILO VERMEK

KİLO VERMEK

Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji ve Tiroit Uzmanı
Ahmet Mithat Efendi Caddesi No:12/3
Kalamış-İstanbul
Tel: 0 216 3486519

 Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve  bu nedenle kişilerde önceki kilolarına göre %15-30 oranında kilo alınmasına neden olan  bir hastalıktır.  Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek çok zordur. Tiroit hormon ilaçları (Levotiron veya Tefor gibi) ile hastaların çoğunda  tedaviyle birlikte kilo verme oluşursa da hastaların % 17’si kilo veremez. Özellikle menopozdaki kadınlarda   bu durum daha sık görülür. Hem menopoz hem de tiroit yetmezliği kilo vermeyi engeller.
 Tiroit bezi yetmezliği olmadığı halde kilo vermeye çalışan kişilerde belirli bir kilo verdikten sonra kilo kaybının azaldığı veya durduğu bir dönem oluşur. Bu durum vücudun kendini koruma mekanizmasıdır. Vücudumuz daha fazla kilo verilmesine direnç göstermeye başlar. Bu direnç tiroit hormonlarının azalmasıyla olabildiği gibi bazı başka hormonların salınmasının artması ile de oluşur. Kalori alımı yani  yenilen gıda alımı azaldıkça vücudumuzda bulunan T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşümü azalır ve sonuçta hücrelere giren ve etkili olan T3 azaldıkça metabolizmamız yavaşlar ve kilo veremeyiz.
 Kalori alımı azaldıkça yani diyet yaparken az yemek yedikçe vücudumuzdaki yağlardan salgılanan Leptin  isimli hormon kanda azalır. Azalan  leptin hormonu   ise beyindeki iştah merkezini uyararak  iştahı artırır ve gıda alınmasını sağlar.
Kilo vermeyi engelleyen hormonlardan birisi Ghrelin hormonudur. Bu hormon mideden salgılanmakta ve kana karışarak beyine ulaşıp yemek yemeyi artırmaktadır. Kilo vermek için diyet yaparken bu hormon kanda artmakta ve daha fazla kilo verilmesini engellemektedir. Bu hormonun salgılanmasını önleyecek bir ilaç ise  henüz yoktur.
Bazı minerallerin eksiklikleri de kilo vermeyi engeller. Manganez, krom çinko, kalsiyum ve magnezyum eksikliği özellikle çok önemlidir. Bu minerallerde saptanan eksikliklerin tedaviyle düzeltilmelidir.
  T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum minerali de etkili olduğundan kilo veremeyen kişilerde selenyum eksikliği olup olmadığına bakılması gerekir. Selenyum eksikliği varsa bu eksiklik giderilir. Ayrıca çinko, demir, bakır  mineralleri de  T4’ün T3’e dönüşümünde etkilidir. Bu minerallerde eksiklik olup olmadığına da bakılması gerekir.
Omega-3 alımını artırmak kilo vermede faydalı olabilir. Omega-3 yağ asitleri tiroit hormonlarının hücrelerdeki etkisini artırmaktadır.
Kanda insülin hormonu yüksek ise kilo vermede sıkıntılar oluşur.  İnsülin yüksekliğini azaltmanın  önemli bir yolu şeker yükü yüksek olan karbonhidratları yememektir. Beyaz ekmek, şeker, makarna, patates, kek, tatlı, çikolata gibi şeker yükü fazla gıdalar insülin hormonunu kanda  iyice artırarak kilo vermenizi önler. Bu gıdalar yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek (köylü ekmeği gibi), kepekli makarna, nohut, kuru fasulye, mercimek, bezelye, sebze ve meyvelerle beslenmek gerekir.
 Tiroit yetmezliği olan hastalarda metabolizma yavaşladığından alınan karbonhidratların (unlu, şekerli gıdaların)  sindirilmesi veya parçalanması ve kandaki şekerin hücrelere girmesi zorlaşır. Bu nedenle vücut daha fazla insülin salgılayarak kan şekerini düşürmeye çalışır. İnsülin arttıkça da iştahta artma ve kilo alma oluşur. İnsülin hormonundaki yükselmeler gün içinde kan şekerinde düşme yaptığı için de yorgunluk, baş dönmesi, bitkinlik, öfkelenme, birden sinirlenme,  bağırma ve açlık hissi oluşur. Sizde bu belirtiler varsa kan şekerinizde düşmeler oluyor demektir. Bunu anlamak için 3-4 saatlik şeker yükleme testi yaptırmanız gerekir.
 Stresli kişilerde   stres hormonu dediğimiz kortizol artmaya başlar ve  artan kortizol hormonu da kan şekerini yükseltir.
 Yukarıda söz edilen  faktörler hipotiroidili bir hastada kilo almaya, kan şekerinde düşmelere neden olur. Eğer kilo veremezseniz ileride bu defa şeker hastalığı gelişir.
 Bu nedenle karbonhidrat ve yağdan fakir bir beslenme ile ve egzersiz yaparak kilo vermeyi denemelisiniz.
 İyi beslenmenize ve egzersiz yapmamıza rağmen zayıflayamıyorsanız doktorunuz size bazı ilaçlar verecektir. Bu ilaçlar zayıflamanıza yardımcı olur.
 Hipotiroidili hastalarda selenyum desteği almak T4 hormonunun T3’e dönüşümünü artırarak dokulardaki tiroit azlığını veya metabolizma yavaşlamasını artırmaya faydalı olabilir. Bu nedenle selenyum ölçümü yaptırınız. Eksiklik varsa doktorunuz size selenyum desteği için ilaç verecektir.
 Kilo veremeyen tiroit yetmezlikli hastalarda  T4 (Levotiron veya Tefor) ve T3 ilaçlarını birlikte almak bazen faydalı olabilir. TSH hormonunu 1.5-2.5 arasında tutacak şekilde doktorunuz bu ilaçları ayarlayacaktır.  
Yukarıdaki önlemlere rağmen  kilo veremeyen kişilerde altta yatan diğer nedenleri araştırmak gerekir. Bunlar depresyon, stres, uyku bozuklukları, bazı mineral ve vitamin eksikleri ve gıda allerjileri olabilir. Özellikle selenyum, çinko,  ve demir eksikliği varsa bunların tedavisi  kilo vermeniz açısından çok önemlidir.
Bazen TSH hormonu normal olduğu halde kilo veremeyen hastalarda  anti-TPO antikoru yüksek olabilir.  Anti-TPO antikor yüksekliğinde  tiroit bezinin çalışmasında  hafif bozukluklar olabilir.   Çok hassas TSH ölçümleri ile bu durum anlaşılabilirse de gizli  tiroit yetmezliğin tanısı için TRH testi yapılabilir. TRH sonrası 25nci dakikada TSH 15’den yüksek çıkarsa tiroit bezi az çalışıyor demektir.
 
Özetle; tiroit yetmezliği olan kişiler kilo veremiyorsa şu nedenler araştırılır:
1. İlaç yeterince alınıyor mu? TSH düzeyi istenen seviyede mi? TSH düzeyi 1-1.5 düzeyine indirmekle  kilo verme sağlanabilir.
2. Gıda allerjisi olup olmadığını araştırmak gerekir.  Gıda allerjisi varsa kilo vermede sıkıntı olur.
3. Kanda insülin düzeyine bakılır. İnsülin yüksek ise ona yönelik tedaviler uygulanır.
4. Kalori azaltılmasını  yeterince yapmamış olabilirsiniz
5. Selenyum, B vitamini, yağ asitleri, magnezyum ve  kalsiyum eksikliğiniz varsa kilo veremezsiniz
6. Psikolojik stres varsa düzeltilmelidir. Stresi olan kişilerin kilo vermesi zordur.
7. Kanda anti-TPO antikoruna bakılır. Yüksek ise ona yönelik tetkik ve tedaviler yapılır.
8. Diğer hormon bozuklukları olup almadığı araştırılır (Kortizol eksikliği, yumurtalık kistleri, prolaktin hormon yüksekliği, kan kalsiyum azlığı gibi).

 
 

KILO  VERMEK

Obezite Vucudumuzda Asiri Yag Birikmesidir:

 ‘vucutta sagligi bozacak olcude anormal veya asiri miktarda yag birikmesi’ ne obezite veya sismanlik diyoruz. Erkeklerde normalde  vucut agirliginin %15-18’ini, kizlarda ise %20-25’ini yag  olusturur. Eger bu yag orani  erkeklerde  %25’i, kadinlarda ise %30-35’i asarsa   artik kiloluyuz demektir.
Fazla kilolulugun tip dilindeki adi ‘obezite’dir. Nedeni tam olarak acikliga kavusturulamamis olmakla beraber, fazla kilolarin olusumunda anne ve babamizdan aldigimiz genetik yuk, yaktigimizdan fazla gida almak ve hareketsizlik onemli rol oynar.
Fazla kilolar her yasta  gelisebilir.  Diyabetik (seker hastasi) anneden doganlarda fazla kiloluluk riski ve  karinda yaglanma fazladir.  Fazla kiloluluk cocukluk doneminde ortaya cikabilecegi gibi ileri yaslarda da ortaya cikabilir.

3-10 yas arasinda asiri kilolu olan cocuklarin %50’sinde eriskin donemde asiri kilolu olma riski vardir.  Ergenlik caginda asiri kilolu olanlarin ise %70-80’inde  ileri yasta asiri kilo gelismektedir. Bu nedenle cocukluk cagindan itibaren fazla kilolarla mucadele etmek gerekir.

Kilomuz Ne Kadar Olmali?


Vucut kitle indeksi, obeziteyi saptamak icin  en sik kullanilan olcumdur. Vucut agirliginin (kg olarak) boyun metre cinsinden karesine bolunmesi (m2) ile bulunur (kg/m2). Vucut kitle indeksi vucut yagini kaba bir hesapla tahmin etmeye yarar ve  vucut yagini %70  dogrulukta  ortaya koyar.
Vucut kitle indeksi (VKI)  24.9 kg/m2’den kucuk ise o kisiye   saglikli, 25-29.9 kg/m2 arasinda ise asiri kilolu, 30-34.9 kg/m2 ise hafif fazla kilolu ( EVRE I SISMANLIK), 35-39.9 kg/m2 arasinda ise siddetli fazla kilolu (EVRE II SISMANLIK), 40 ve ustu  ise cok siddetli (morbid) obez veya olumcul obez (EVRE III SISMAN) diyoruz..  VKI’i 18.5 kg/m2’den az ise kilo azligi soz konusudur.

 Bel Cevresi Neden Onemli?

Fazla kilolu bir kiside kalp hastaligina yakalanma riski, bel cevresi ve VKI’e gore yapilir. Bel cevresi genisledikce kalp hastaligina yakalanma riski artar. Bel cevresi erkekte 102 cm’den kadinda 88 cm’den fazla ise, kalp hastaligina yakalanma  riski yuksek demektir. Bel cevresi ne olursa olsun VKI >35  kg/m2 ise  yine kalp hastaligi riski yuksektir. 

 Asiri  Kilonun Zararlari
 Fazla kiloluluk sadece kisinin fiziksel goruntusunu bozmakla kalmaz ayni zamanda  bircok hastaliga neden olur. 
 Fazla kilonun  neden oldugu kalp, tansiyon ve seker hastaligi yasami kisaltan onemli  hastaliklardir.
 Kadinlarda 18 yasindan, erkeklerde ise 20 yasindan sonra kilo alinmasi  seker hastaligi riskini artirmaktadir.  Kilo alimi ile hipertansiyon arasinda da kuvvetli bir iliski vardir. Fazla kilolu hastalarin %60’inda hipertansiyon vardir.
 Fazla kilolu  kisilerde  kalp ve damar hastaliklarindan dolayi  olum orani fazla kilolu olmayan kisilere gore  4 kat fazladir.
 Fazla kilolu hastalarda  safra kesesi tasi, safra kesesi iltihabi,   karaciger  yaglanmasi ve reflu ozofajit  denen midedeki asidin yemek borusuna kacmasi  hastaligi daha sik gorulur. Safra kesesi tasi, fazla kilolu hastalarda fazla kilolu olmayanlara gore 3 kat daha fazla  olusur.
 Uykuda nefes durmasi da (apne) fazla kilolularda  sik gorulur. Bu hastalarda uyku sirasinda ust solunum yollarindaki tikanma nedeniyle nefes kesilir ve bu nedenle hasta gece  uyuyamaz ve gunduz uykulu vaziyette dolasir. Astim ve solunum yolu enfeksiyonlari da fazla kilolularda daha sik gorulur.
 Bazi kanserler fazla kilolu kisilerde daha fazla gorulur.  Kadinlarda meme, rahim ve safra kesesi kanseri, erkeklerde  ise kalinbagirsak, rektum ve prostat kanser sikligi fazladir .
 Fazla kilolu kadinlarda  adetlerde duzensizlik ve yumurtlamada bozukluklar olur. Bu nedenle cocuk yapma sansi azalir. Yukarida sozunu ettigimiz, yumurtalarda kistlerin ortaya ciktigi  polikistik over sendromu fazla kilolu kadinlarda daha  sik  ortaya cikar.  Erkeklerde  ise cinsel istekte  ve testosteron duzeylerinde azalma gozlenir. Kadinlarda ise  kanda erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron  hormonunda artis ve buna  bagli olarak tuylenme gorulebilir.
 Fazla kilolu kisilerde ozguvende azalma, asagilik duygusu, sosyal yasamdan uzaklasma, sikinti, anksiyete ve  depresyon  gibi  psikolojik bozukluklar sik gorulur.
 Ciltte bakteri veya mantarlarin yol actigi iltihap ve catlamalar, fazla kilolu kisilerde daha fazla olur. Sellulit ve  kil koku iltihabi  da fazla kilolu kisilerde fazladir.
  Fazla kilolu kisilerde, dizlerde ve kalca ekleminde kireclenme, topuk dikeni, gut ve  bel agrilari daha sik gorulur.
Fazla kilolu hastalarda, birlikte ortaya cikan seker hastaligi ve tansiyon yuksekligi nedeniyle daha fazla felc gorulur.
Fazla kilolu kadinlarda, gebelik suresince tansiyon yukselmesi, iri bebek dogurma ve dogum sirasinda zorluk daha siktir.
Fazla kilolu kisilerde  ameliyatlar daha tehlikeli veya risklidir.  Ameliyat sonrasi  yara iyilesmesinde gecikme, yara enfeksiyonu,  bacak damarlarinda pihtilasma, akcigere pihti atmasi ve zaturre daha sik gorulur.
Varis,  bacak toplar damarlarinda  kan birikmesi ve odem daha siktir. 
 
 

KILO VERMEK,  HORMONLAR  VE STRES


Kilo Almanin En Onemli Nedeni Insulin Hormon fazlaligidir

Insulin hormonu,   midenin altinda  bulunan pankreas bezindeki beta hucrelerinden salgilanir.   Pankreas bezinden insulin salgilanmasi kan  sekeri seviyesine  gore  ayarlanir. Kanda  seker artinca ilk 1-2 dakika icinde  pankreastan insulin salgisi hizli olur ve buna ‘’ilk faz insulin salgisi’’ denir. Bu  salgi 3-7 dakika surer. Daha sonra ikinci faz   denen salgi olusur ki, bu yavas bir salgilanmadir ve devamlidir.
Vucudumuz kendisi icin gerekli olan enerjiyi  yedigimiz gidalardan elde eder. Yemek yedikten sonra  gidalar bagirsaklarda parcalanir ve ufak seker  parcalarina donusur ve bagirsaktan emilerek  kan akimi yoluyla vucudumuza dagilir.  Enerji saglanmasi icin kan sekerinin, kas, karaciger, yag ve beyin gibi dokular basta olmak uzere hepsine girmesi gerekir.   Kandaki sekerin  hucrelere  girmesi  pankreas bezinden salgilanan insulin hormonu  sayesinde  olur.   Bir bakima insulin enerjinin depolanmasini saglayan bir hormondur. Insulin hormonu yoksa veya oldugu halde etki gosteremiyorsa seker hucreye giremediginden kanda birikir ve seker hastaligi ortaya cikar.  Kan sekerinin ayarlanmasinda insulin cok onemli olmasina ragmen diger hormonlarin  (glukagon, adrenalin gibi) da kismi etkileri vardir.
Obezite yani   kilo almaya  neden olan hormonlardan birisi kanda insulin hormonunun yemek sonrasi yuksek olmasidir.  Yuksek glisemik indekse sahip yani kan sekerini hizli yukselten karbonhidratlarin devamli fazla yenmesi kanda insulin hormonunun hep yuksek olmasina, doygunlugun kisa sureli olmasina, acikma ataklarina ve kilo almaya neden olur. Kandaki asiri insulin kilo almanizin en onemli nedenidir. Bu nedenle kanda insulin duzeyini normal sinirlarda tutmak kilo vermenizi saglamaktadir.
Kanda  yuksek olan insulin onceleri kan sekerini hucrelere sokar, fakat daha sonra bu gorevini yapamaz hale gelir. Iste insulin hormonunun  yeterince etkili olamamasina INSULIN DIRENCI (Rezistansi) adi verilir.   Insulin direnci’ni kan damariyla hucre arasinda bulunan bir duvar olarak dusunebilirsiniz.  Bu duvar (insulin direnci) kandaki glukozun kas ve yag hucresine girmesini onler. Duvar yukseldikce (insulin direnci arttikca) kan sekerinin hucreye girmesi icin daha fazla insulin salgilanmasi gerekir. Pankreastan salgilanan insulin hormonu salgisi, belirli bir sure sonra  pankreas bezinin cok calismaktan dolayi yorulmasi nedeniyle azalir ve seker hastaligi ortaya cikar. Bu surecte once reaktif hipoglisemi (acikma ataklari), gizli seker ve sonra asikar seker hastaligi ortaya cikar.
 Insulin direncinin etkili oldugu yerler kaslar ve karacigerdir. Kandaki seker kaslar ve karaciger tarafindan cok miktarda alinir. Eger direnc varsa yani insulin yeterince etkili degilse yemek sonrasi kanda artan seker kas ve karacigere giremedigi icin kanda birikmeye baslar ve kan sekeri yukselir. ,
 Insulin hormonu yag dokusundan yaglarin cozulmesini engelleyen bir hormondur. Insulin etkisi azalinca yag dokusundan yaglar cozulmeye baslar ve kanda yag asitleri veya yaglar artmaya baslar.
 Karacigerde olusan seker uretimi saglikli kisilerde insulin hormonu tarafindan baskilanir. Seker hastalarinda ise insulin etkisi olmadigindan karacigerden de asiri miktarda seker uretilir ve kan sekeri yukselir. Aclik kan sekeri 100 mg/dl ‘yi gectigi andan itibaren karacigerde  seker uretimi artmis demektir.
Insulin direnci kilolu kisilerde daha fazladir ve o yuzden kilo arttikca bu direnc artar ve seker hastaligi gorulme olasiligi artar.  Ozellikle yagin karinda ic organlar etrafinda birikmesi seker hastaligi riskini iyice artirir.
Yag dokusundan  cozunen  yag asitlerinin kanda cok artmasi hem insulinin calismasini bozar hem de bu yaglarin depolanmamasi gereken pankreas gibi dokularda depolanmasi da seker hastaligi gelisimine katkida bulunur.
Yag dokusundan salgilanan  leptin, adiponektin, TNF-alfa gibi hormonlarin fazla veya azligi da seker hastaligi gelisimine   katkida bulunur.

Insulin Yuksekliginin  Belirtileri:
Yuksek insulin duzeyleri sizde su sikintilara  ve sikayetlere neden olur:
a) Sik acikma ve  sekerli gidalar yemeye neden olur
b) Sabah yorgun kalkarsiniz ve kendinizi gun boyu yorgun hissedersiniz. Ozellikle ogleden sonralari bitkin olursunuz.
c) Daha sabirsiz ve  ofkeli olursunuz
d) Enerjiniz azalir, halsiz, bitkin ve yuruyecek haliniz kalmaz
e) Yemeklerden sonra uyku basar ve gun icinde uyuklamalar olur
f) Konsantre olamazsiniz, beyin faaliyetleriniz zayiflar, sersemlemis vaziyette gezersiniz.
g) Horlama ve uyku bozukluklari siktir

Insulin yuksekliginin belenmeyle ilgili iki onemli nedeni sunlardir:

1)Bir ogunde asiri karbonhidrat yemek
2)Bir ogunde asiri kalori almaktir.

Karbonhidratlarin fazla alinmasi insulin salgilanmasini artirdigi gibi  kalorinin fazla alinmasi da yag olusmasina neden olacak sekilde insulin yuksekligi olusturur.

Seker Dusmesi ve Kilo
Yemek sonralari  kan sekeri dusuklugu, yasami cok kotu etkileyen, enerjiyi dusuren, halsizlik, yorgunluk ve bas donmesi  yapan, is verimini dusuren ve sizi kizgin, ofkeli, sabirsiz bir hale getiren bir  durumdur. Cok sik olmasina ragmen  uzerinde pek  durulmayan onemli bir  hastaliktir. Kilo veremeyen kisilerin cogunda reaktif hipoglisemi vardir.
Gun icinde acikma ataklari oluyor ve sekerli gidalara saldiriyorsaniz; ogleden sonralari bas agrisi varsa; uykudan birkac saat sonra gece yarisi  uyaniyor ve zor uyuyabiliyorsaniz; kotu ruyalar goruyor ve devamli bir yorgunluk varsa; ogleden sonra  caniniz  seker  veya kahve icmeyi cok istiyorsa; bas donmeleri varsa; yemek yiyinceye kadar halsizlik ve yemek gecikince kendinizi bitkin hissediyorsaniz; halsizliginiz yemek yiyince duzeliyorsa; yemek gecikince ellerde titreme ve carpinti oluyorsa; cok duygusalsaniz, cabuk sinirleniyor ve kontrolunuzu kaybediyorsaniz; yemek onceleri cok huzursuzsaniz; yemeklerden sonra uyku basiyor ve gun boyu uyukluyorsaniz, bu belirtiler kahvalti oncesi de oluyorsa, kan sekerinizde dusukluk olabilir. Bunun baslica nedeni de dengesiz beslenme, fazla karbonhidratli, nisastali gidalar ve seker yeme, stres ve asiri kafein alimi (kahve, cay, kola) veya ailenizde seker hastaligi olmasidir.
 Kilolu kisilerde hipoglisemi ataklari daha fazla gorulurse de, normal kilolu ancak egzersiz yapmayan ve depresyon yasayan kisilerde de  kan sekeri dusuklugu olabilir. Bu kisilerin bir kismi psikolog ve psikiyatrlarda depresyon tedavisi gorurler. Kan sekerinde dusme, genellikle sabah saat 11.00 ve ogleden sonra saat 16.00 civarinda daha sik olur. Bu hastalar bu saatlerde biraz daha yorgun olurlar, hafif bas agrisi, depresyon ve derin bir aclik hissederler. Bu nedenle de, bu saatlerde cikolata, kek, pasta, kurabiye yer veya kola icerler. Bu gidalari alan kisinin sikayetlerinde hafif bir duzelme olur. Sabah saat 11.00’de olusan kan seker dusuklugunun nedeni sabah kahvaltida yenen sekerli ve nisastali gidalardir. Ogle yemeginde yenen tatli ve nisastali gidalar da ogleden sonra, saat 16.00’da kan sekeri dusmesine neden olur. Buna karsilik sabah ve ogleyin proteinli gida alanlarin kan sekerinde pek dusme olmaz.  Kan sekeri dusunce yenen sekerli gidalar 30-60 dakika sureyle bir rahatlik saglar, ama daha sonra kan sekeri tekrar duser. Sonunda bu kisiler gun icinde kan sekerinde yukselme ve dusmeler yasar ve bol miktarda seker, cikolata ve buna benzer sekerli gidalar tuketirler. Bu kisiler sabah kalktiklarinda huzursuzdurlar, kavga etmeye ve tartismaya egilimlidirler.  Bir seyler yedikten sonra rahatlarlar
Bazi  kilolu  kisiler ise  diyete basladiktan sonra, bas donmesi ve aclik ataklari ortaya ciktigi icin diyeti birakirlar.  Bunun  nedeni kan sekerinin dusmesidir. Kan sekerinin dusmesini onlemek icin, tam tahil urunleri (tam bugday ekmegi, cavdar gibi), sebze ve meyve yemelidir.  Bu kisiler diyet yaparken uc ana ogun uc ara ogun yemek yemelidirler.
Hipoglisemi-seker dusmesi ataklarinin olmasi stres hormonlarini yani adrenalini artirir ve anksiyete, panik atak ve depresyon  gibi psikoloji sikintilar ortaya cikar.
 Kisaca ozetlersek, kan sekeri dusmelerine tip dilinde  hipoglisemi denir ve bu kisilerde su belirtiler ortaya cikar:
• Halsizlik, bitkinlik
• Psikolojik durumda degisiklik
• Sinirlilik
• Bas agrisi
• Ellerde titreme
• Bulanti
• Gormede bulaniklik veya cift gorme
• Soguk terleme
• Carpinti, kalp atimlarini hissetme
• El ve ayakta cozulme, ic  titremesi ve kas agrilari
• Bas donmesi
• Soluk  ve terli bir gorunum
• Ani baslayan bir yorgunluk hissi
• Siddetli yorgunluk
• Ic ezilmesi ve yeme istegi
• Isteksizlik
• Anksiyete, depresyon ve kontrolu kaybetme
• Allerjiler (astim, saman nezlesi ve ciltte alerjik bulgu egilimi)
• Bazi seylerden korkma (fobi)
• Uykusuzluk
• Sekerli gidalara saldirma
• Unutkanlik
• Sebepsiz yere aglama
• Siddetli kan sekeri dusmelerinde bayilma ve koma


Geceleri  uykuda kan sekeri dusuyorsa  su belirtiler gorulebilir:

• Huzursuz bir sekilde uyanmak
• Pijama, gecelik ve yastik kiliflarinin terden islanmasi
• Hizli kalp carpintisi ile uyanma
• Huzursuzluk ve uykuya dalamama
• Sabah bas agrisi ile uyanma
• Unutkanlik
• Usume ve ellerde sogukluk
• Bazen karin agrisi ve kilo alamama da olabilir
• Sersem bir sekilde uyanma veya sabah uyanmada zorluk

Bu tur sikayetleri olan kisilerin gece, sabaha karsi 02.00 civarinda kan sekerini olcmek gerekir.
Kan sekeri dustugunde hemen 1-2 kesme seker yenmesi gerekir. Durum bununla duzelmiyorsa, hemen bir acil servise basvurulmali ve serum takilmalidir.
 Yukaridaki belirtileri sik sik yasayan kisilerde hipogliseminin nedeni arastirilmalidir.

Hipogliseminin nedenleri sunlar olabilir:

• Kanda insulinin yuksek olmasi (insulin direnci)-asiri kilo
• Kortizol dusuklugu (bobrek ustu bezinin az calismasi)
• Tiroid bezinin az calismasi (hipotiroidi)
• Pankreasta insulinoma denen tumor olmasi veya pankreas iltihabi (pankreatit)
• Bobrek ve karaciger hastaligi
• Beyinde bulunan ve bircok hormon salgilayan Hipofiz bezinin az calismasi
• Seker hastaliginin baslangicinda
• Mide ameliyati gecirmis olmak
• Alinan sekerli gidaya reaksiyon olarak (reaktif hipoglisemi)
• Cok alkol almak
• Uzun sure stres altinda kalmak 
• Cok dusuk kalorili diyet yapmak
• Kisa zamanda cok kilo vermek
• Sekerli gidalari cok yemek
• Yetersiz gida alip asiri egzersiz yapmak
• Asiri sigara icmek
• Kafeinli icecekler (kahve,cay, kola) ve fazla cikolata yemek

 Bu nedenlerin arastirilmasi ve nedene uygun tedavi yapilmasi gerekir. Uzun sureli seker yukleme testi (Oral glukoz tolerans testi) (OGTT) teshiste faydali bir yontemdir. Bu testte kisiye once 75 gram glukoz icirilir ve yarim saat, 1 saat, 2 saat, 3 saat sonra kan sekerine bakilir. Alinan bu kanlarda, kan sekerinin 80 mg/dl’nin altina inmesi reaktif hipoglisemi  oldugunu gosterir.  Normal bir kiside  OGTT sirasinda seker icildikten  yarim saat sonra, kan sekeri 100 mg/dl civarinda, 1 saat sonra 120 mg, 2 saat sonra 140 mg civarinda olur ve 3. ve 4. saatlerde aclik seviyesi olan 80-90 mg/dl’ye duser. Kan sekeri dusunce mide ve bagirsaklarda ritmik  kas kasilmasi  baslar ve aclik hissedilir. Anormal aclik hissinde kasilma daha fazla olur ve kramp ve agri yapabilir.

Kan sekeri dusuklugunden kurtulmak  icin GI diyeti uygulamak gerekir. Bu kisilere onerilerimiz sunlardir:

• Yemekler az ve sik yenmeli, proteinden zengin, ancak  dusuk glisemik indeksli karbonhidratlar (kan sekerini yukseltmeyen) yenmelidir
• Seker dusmesi ataklari sik oluyorsa, yemek araliklari uc saatten  fazla olmamalidir (Gunde 3 ana ogun 3 ara ogun alinmalidir)
• Rafine gidalar (beyaz ekmek, patates puresi ve  seker gibi) gidalar yenmemelidir
• Protein alimi (beyaz et, balik) biraz artirilmalidir
• Tam tahil, bakliyat,  sebze ve meyveye dayali bir  beslenme uygulanmalidir. Ceviz, badem tuketimi artirilmalidir (diger gidalardan  az yiyerek)
• Kahve, cay, sigara, kola gibi  kan sekerini dusuren iceceklerden uzak durmalidir
• Yatmadan once hafif bir ara ogun alinmalidir
• Sut ve sut urunleri azaltilmalidir
• Gunde 6-8 bardak su icilmelidir
• Egzersiz yapilmalidir
• E vitamini, B6 vitamini ve C vitamini alinmasi,  avokado yenmesi kan sekeri dusuklugune faydali olur. Ozellikle B6 vitamini bu konuda cok faydalidir.
• Kan krom ve  magnezyum duzeylerinde eksiklik varsa, bunlar ilave olarak alinmalidir.


 Tiroid Hastaligi  Kilo Vermeyi Engeller

Tiroid yetmezligi metabolizmayi yavaslatan ve  bu nedenle kisilerde onceki kilolarina gore %15-30 oraninda kilo alinmasina neden olan  bir hastaliktir.  Bu nedenle tiroid bezi yetmezligi tedavi edilmeden kilo vermek cok zordur. Tiroid hormon ilaclari  ile hastalarin cogunda  tedaviyle birlikte kilo verme olusursa da hastalarin % 17’si kilo veremez. Ozellikle menopozdaki kadinlarda   bu durum daha sik gorulur. Hem menopoz hem de tiroid yetmezligi kilo vermeyi engeller.
 Tiroid bezi yetmezligi olmadigi halde kilo vermeye calisan kisilerde belirli bir kilo verdikten sonra kilo kaybinin azaldigi veya durdugu bir donem olusur. Bu durum vucudun kendini koruma mekanizmasidir. Vucudumuz daha fazla kilo verilmesine direnc gostermeye baslar. Bu direnc tiroid hormonlarinin azalmasiyla olabildigi gibi bazi baska hormonlarin salinmasinin artmasi ile de olusur. Kalori alimi yani  yenilen gida alimi azaldikca vucudumuzda bulunan T4 hormonunun T3 hormonuna donusumu azalir ve sonucta hucrelere giren ve etkili olan T3 azaldikca metabolizmamiz yavaslar ve kilo veremeyiz.
  Kilo vermeyi engelleyen hormonlardan birisi Ghrelin hormonudur. Bu hormon mideden salgilanmakta ve kana karisarak beyine ulasip yemek yemeyi artirmaktadir. Kilo vermek icin diyet yaparken bu hormon kanda artmakta ve daha fazla kilo verilmesini engellemektedir. Bu hormonun salgilanmasini onleyecek bir ilac ise  henuz yoktur.
Bazi minerallerin eksiklikleri de kilo vermeyi engeller. Manganez, krom cinko, kalsiyum ve magnezyum eksikligi ozellikle cok onemlidir. Bu minerallerde saptanan eksikliklerin tedaviyle duzeltilmelidir.
  T4 hormonunun T3’e donusmesinde selenyum minerali de etkili oldugundan kilo veremeyen kisilerde selenyum eksikligi olup olmadigina bakilmasi gerekir. Selenyum eksikligi varsa bu eksiklik giderilir. Ayrica cinko, demir, bakir  mineralleri de  T4’un T3’e donusumunde etkilidir. Bu minerallerde eksiklik olup olmadigina da bakilmasi gerekir.
Omega-3 alimini artirmak kilo vermede faydali olabilir. Omega-3 yag asitleri tiroid hormonlarinin hucrelerdeki etkisini artirmaktadir.
 Tiroid yetmezligi olan hastalarda metabolizma yavasladigindan alinan karbonhidratlarin (unlu, sekerli gidalarin)  sindirilmesi veya parcalanmasi ve kandaki sekerin hucrelere girmesi zorlasir. Bu nedenle vucut daha fazla insulin salgilayarak kan sekerini dusurmeye calisir. Insulin arttikca da istahta artma ve kilo alma olusur. Insulin hormonundaki yukselmeler gun icinde kan sekerinde dusme yaptigi icin de yorgunluk, bas donmesi, bitkinlik, ofkelenme, birden sinirlenme,  bagirma ve aclik hissi olusur. Sizde bu belirtiler varsa kan sekerinizde dusmeler oluyor demektir. Bunu anlamak icin 3-4 saatlik seker yukleme testi yaptirmaniz gerekir.
 Stresli kisilerde   stres hormonu dedigimiz kortizol artmaya baslar ve  artan kortizol hormonu da kan sekerini yukseltir.
 Yukarida soz edilen  faktorler hipotiroidili bir hastada kilo almaya, kan sekerinde dusmelere neden olur. Eger kilo veremezseniz ileride bu defa seker hastaligi gelisir.
 Bu nedenle karbonhidrat ve yagdan fakir bir beslenme ile ve egzersiz yaparak kilo vermeyi denemelisiniz.
 Iyi beslenmenize ve egzersiz yapmamiza ragmen zayiflayamiyorsaniz doktorunuz size bazi ilaclar verecektir. Bu ilaclar zayiflamaniza yardimci olur.
  Kilo veremeyen tiroid yetmezlikli hastalarda  T4  ve T3 ilaclarini birlikte almak bazen faydali olabilir. TSH hormonunu 1.5-2.5 arasinda tutacak sekilde doktorunuz bu ilaclari ayarlayacaktir.  
Yukaridaki onlemlere ragmen  kilo veremeyen kisilerde altta yatan diger nedenleri arastirmak gerekir. Bunlar depresyon, stres, uyku bozukluklari, bazi mineral ve vitamin eksikleri ve gida allerjileri olabilir. Ozellikle selenyum, cinko,  ve demir eksikligi varsa bunlarin tedavisi  kilo vermeniz acisindan cok onemlidir.
Bazen TSH hormonu normal oldugu halde kilo veremeyen hastalarda  anti-TPO antikoru yuksek olabilir.  Anti-TPO antikor yuksekliginde  tiroid bezinin calismasinda  hafif bozukluklar olabilir.  
 
Ozetle; tiroid yetmezligi olan kisiler kilo veremiyorsa su nedenler arastirilir:
1. Ilac yeterince aliniyor mu? TSH duzeyi istenen seviyede mi? TSH duzeyi 1-1.5 duzeyine indirmekle  kilo verme saglanabilir.
2. Gida allerjisi olup olmadigini arastirmak gerekir.  Gida allerjisi varsa kilo vermede sikinti olur.
3. Kanda insulin duzeyine bakilir. Insulin yuksek ise ona yonelik tedaviler uygulanir.
4. Kalori azaltilmasini  yeterince yapmamis olabilirsiniz
5. Selenyum, B vitamini, yag asitleri, magnezyum ve  kalsiyum eksikliginiz varsa kilo veremezsiniz
6. Psikolojik stres varsa duzeltilmelidir. Stresi olan kisilerin kilo vermesi zordur.
7. Kanda anti-TPO antikoruna bakilir. Yuksek ise ona yonelik tetkik ve tedaviler yapilir.
8. Diger hormon bozukluklari olup almadigi arastirilir (Kortizol eksikligi, yumurtalik kistleri, prolaktin hormon yuksekligi, kan kalsiyum azligi gibi).

 Kilonun Onemli Bir Nedeni Polikistik Over Sendromu:
Kadinlarda fazla kiloluluga neden olan onemli bir hormon hastaligi da polikistik over sendromu denen ve yumurtalikta kist olusmasi, tuylenme ve adet bozuklugu ile kendini gosteren hastaliktir. Bu hastalikta en onemli bulgu insulin hormon yuksekligi veya insulin direncidir.  Bu  nedenle de  polikistik over sendromu olan kadinlarin onemli bir kisminda fazla kilo ve seker hastaligi gorulur. Adet bozuklugu, tuylenme ve fazla kilolu olmanin bir arada oldugu  bu hastalarda yumurtaliklarin incelenmesi ve bu hastaliga yonelik tedavilerin yapilmasi gerekir. Bu sekilde tedavisi yapilmayan kadinlarin zayiflamasi zordur.

Prolaktin Hormon Fazlaligi ve Kalsiyum Dusuklugu
 Kadinlarda sut salgilatan hormon olarak bilinen, prolaktin hormonunun fazla salgilanmasi da kilo almaya yol acan bir hormon bozuklugudur.  Prolaktin hormonu beynimizde bulunan hipofiz bezinden salgilanir. Hipofiz bezindeki tumorler asiri prolaktin  hormonu salgiladiginda adetlerde bozulma, memeden sut gelmesi, tuylenme ve kilo alimi olur.
Yapilan bilimsel calismalar kanlarinda kalsiyum duzeyi az olan kisilerde zayiflamanin zor oldugunu gostermistir. Bu nedenle zayiflamak isteyen bir kisinin yeteri kadar kalsiyum almasi gerekir.


 Hareketsizlik ve Asiri Beslenme

Eriskin yaslarda kilo almaya veya obeziteye neden olan baslica faktorler  hareketsizlik ve asiri beslenmedir.  Bunun disinda yasin ilerlemesiyle de kilo almaya baslariz. Kadinlar icin kilo aliminin en fazla oldugu donemler gebelik, emzirme ve menopoz donemleridir. Kadinlarda dogum sayisi arttikca kilolarin da arttigi gozlenir. Tiroid bezi yetmezligi (hipotiroidi), reaktif hipoglisemi denilen kan sekeri dusuklugu, bobrekustu bezinin asiri kortizol uretmesi ve yumurtaliklardaki kistlerle karakterize polikistik over hastaligi gibi hormon bozukluklari da kilo aliminin onemli nedenleridir. Evlendikten sonra duzenli yeme doneminin baslamasi veya sigarayi birakinca istahin artmasi da kiloyu artiran olaylardir.  Suyun az icilmesi, asiri alkol kullanimi, depresyon ve bazi psikolojik sorunlar, emeklilik ve gece vardiyasinda calismak gibi, bazi sosyal ve psikolojik nedenler kilo aliminda onemli etkenlerdir. Anne ve babamizdan aldigimiz genetik yuk de kilo aliminin onemli bir nedenidir. Anne ve babanin fazla kilolu olmasi veya seker hastasi bir anneden dogmak da kilo alma acisindan risk anlamina gelir.

Ailesel (Genetik) Nedenler:

Fazla kilolu olmanin  aileyle ilintili oldugu yillardir bilinen bir gercektir. Anne ve babasi fazla kilolu olan kisilerin cocuklarinda, fazla kiloluluk daha sik gorulur. Anne ve babasi asiri kilolu cocuklarin %80’inde, anne ve babasindan birisi asiri kilolu olanlarin %40’inda, anne ve babasi normal kilolu olanlarin ise %10’unda eriskin doneminde fazla kilolu olma riski vardir.
Yapilan genetik calismalar, anne ve babamizdan gelen bazi genetik bozukluklarin, kilo aliminda onemli rol oynadigini gostermistir. Fazla kilolu olmanin olusumunda kalitimin %35-50 oraninda rol oynadigi artik bilinmektedir. 


Stres Kilo Aldirir
 
Bazi psikolojik rahatsizliklarin da fazla kiloluluk yaptigi bilinmektedir. Stres ve  depresyon fazla kiloluluga ve  asiri atistirmaya neden olur. Bu hastalarin bir kisminda tikanircasina yeme  krizleri ve gece atistirmalari fazla gorulur.
Psikososyal bazi olaylar da fazla kiloluluga tetikler. Bu olaylar arasinda erken yasta anne ve babayi kaybetme, ailenin alkolik olmasi, kronik depresyon, evliligin iyi gitmemesi, goc, emeklilik ve gece vardiyasinda calisma gibi nedenleri sayabiliriz.
Zayiflamayi takinti haline getiren bazi kadinlar, uzun sure yemek yememe veya yemeyi kisma doneminden sonra, asiri yeme donemine girerler. Boylece  daha fazla kilo alirlar.  Bazilari   ise uzuntulu ve sikintili durumu gidermek icin asiri yemek yer ve sonunda kilo alirlar.

Yeme Davranis Bozukluguna Dikkat

Kilo almada yanlis yemek yeme aliskanliklarinin da onemli bir yeri vardir. Bunlari soyle siralayabiliriz:
• Hizli yemek yemek, buyuk lokmalar halinde yemek, az cignemek ve catali-kasigi elinden hic birakmamak
• Ogun atlamak, ogun aralarinda devamli atistirmak
• Televizyon seyrederken, kitap veya gazete okurken yemek yemek
• Uzuntu ve sikintili durumda asiri yemek yemek
• Cok fazla yemek yemek
• Ziyaret ve davetlere sik katilmak, tatli ve seker ikramlarini reddetmemek
• Aksam yemeginden sonra, yatincaya kadar devamli bir seyler yemek
• Az su icmek
• Aksam eve gelince yemege kadar abur-cubur yemek


Menopoz Donemi Neden Kilo Aldirir?
Eriskin kadinlar ozellikle gebelik ve emzirme doneminde, dogum kontrol hapi kullanirken ve menopoz doneminde kilo alirlar.  Dogum sayisi arttikca alinan kilolarda artma olmaktadir. Bu donemlerde kadinlarin kilo almamak icin beslenmelerine dikkat etmesi ve egzersizi birakmamasi gerekir. Kilo alan bir kadinin dogum kontrol ilaclarini kullanmamasi gerekir.  Menopoz doneminde ortaya cikan kilo alma olayi kanda kadinlik hormonu denilen ostrojenin azalmasi neticesinde olusur. Azalan ostrojen hormonu cesitli mekanizmalarla kilo alimi yapmaktadir. Menopoz tedavisi icin ilac alinsa bile kandaki ostrojen hormonu tam olarak duzelmedigi icin de menopozdaki kadinlarda kilo vermede sikintilar olmaktadir. Bu hastalarda diyet, egzersiz ve bazi zayiflama ilaclari faydali olabilmektedir.

Yas Arttikca Neden Kilo Alinir?

Yasla birlikte kilo artiminin bir nedeni, kanda pankreas bezinden salgilanan   insulin hormonu ile bobrekustu bezinden salgilanan kortizol hormonunun artmasidir. Her iki hormonda cesitli mekanizmalarla yag birikimi artirmaktadir. Aslinda bu hormonlar yaglarin parcalanmasini veya erimesini engelleyerek yag miktarinin artmasina neden olurlar.

 Kilo Alinmasina Neden Olan Ilaclar:

Bazi hastaliklarin tedavisinde kullanilan ilaclar kilo aldirir. Bu ilaclar kullanilirken beslenmeye dikkat etmeli ve hareket artirilmalidir. Kilo artiran  bu ilaclar sunlardir:

• Psikiyatrik hastaliklar  ve depresyon tedavisinde kullanilan ilaclar
• Kortizon
• Dogum kontrol  haplari
• Tansiyon ve kalp hastaligi tedavisinde kullanilan beta bloker  grubu adi verilen ilaclar
• Seker hastaligi tedavisinde insulin tedavisi
• Epilepsi (sara) hastaligi tedavisinde kullanilan ilaclar
• Alerji, grip-sinuzit tedavisinde kullanilan antihistaminik adi verilen ilaclar.


 Gece Yeme Sendromu:

Gece yeme sendromu, bir gunde yenen gidalarin  en azindan %25-50’sini aksam yemegi ile ertesi sabah arasinda gecen surede  yenmesi durumudur. . Bu kisilerde sabah kahvalti yapma istegi veya istah  yoktur.  Diger onemli bir ozellik ise uykuya dalmakta zorluk  cekmeleridir.  Bu kisiler  gece uykudan uyanir ve  buzdolabina  kosarak kontrolsuz bir sekilde asiri yemek yerler.  Gece yeme  durumu siklikla stresli kisilerde gorulur ve fazla kiloluluga neden olur. Fazla kilolu kisilerin onemli bir kisminda gece yeme durumu vardir. Gece yeme sendromu olan kisilerde stres hormonu dedigimiz kortizol hormonu ve beyinden salgilanan CRH hormonunun salgilanmasinda ve strese verdikleri cevapta anormallik vardir.
 Gece yemelerinin altinda uyku bozukluklari veya uykuda nefes durmasi  gibi hastaliklar olabilir. Bu nedenle gece cok atistiran ve uykudan uyanip buzdolabina kosan kisilerde uyku bozukluklari ve uyku apnesi hastaligi olup olmadigi arastirilmalidir.
Bu kisilerin cogu gece yeterli uyku uyuyamadiklari icin gunduzleri uyuklar vaziyette dolasirlar. Sabahlari ise sersemlemis bir vaziyette uyanirlar ve cok ofkeli olurlar.
Bu kisilerde psikoterapi,  kas gevseme egitimleri, egzersiz yapmak ve bazi ilaclarin faydali oldugu ortaya konmustur.
Gece yemelerini azaltmak icin seker yuku fazla olan recel, bal, seker, beyaz ekmek, patates puresi, beyaz pirinc pilavi gibi gidalar almamali, egzersiz yapilmali, gece saat  22.00’de yatmali ve stres yaratan etkenlerden uzak durulmalidir.

 Tikanircasina Yemek Yeme:
Tikanircasina yemek yeme (Binge eating)  bir psikiyatrik hastaliktir. Kontrol edilemeyen asiri yemek yeme nobetleri vardir. Fazla kilolularin %1.3-30.1’inde  tikanircasina yemek yeme durumu  vardir. Ilginc olani tikanircasina yeme  sikligi  fazla kilolu olmanin  derecesi artikca artar. Bu kisilerde siklikla depresyon belirtileri vardir ve yeme nobetleri cogunlukla gece ortaya cikar. Yeme nobetlerinin iki ozelligi vardir:
1. Belirli bir zaman icinde (ornegin 2 saat icinde) baska kisilere nazaran ayni sartlarda daha cok yemek yemek.
2. Bu  nobetler sirasinda asiri yemek yemeyi kontrol edememek.

Bu hastalar asiri yeme durumundan sikinti duyarlar ve pisman olurlar. Tikanircasina yemek yeme hastaliginin teshisi icin,  kisinin  haftada en az iki kez yeme nobeti yasamasi ve bunu en az alti ay surdurmesi gerekir. Cogu kisi tedavi olmadan duzelebilirse de bu kisilerin cogunda asiri kilo alma gozlenir. Bu tur yeme nobetleri olan kisiler bir psikolog veya psikiyatristen yardim almalidirlar.