Prof Dr Metin Özata
TIROID GUATR ENDOKRIN DIYABET DIYET ZAYIFLAMA METABOLIZMA
Ana Sayfa      TIROIT      KONSANTRE OLAMAMA

KONSANTRE OLAMAMA VE TIROID HASTALIĞI

konsantre olamama tiroid bezi hastalıklarında ortaya çıkan bir durumdur. Tiroid hormon azlığı daha çok yaparsa da hipertiroidide de olabilir. Ancak şeker düşüklüğü de buna neden olabilir. En iyisi bir ENDOKRİN UZMANINA başvurmaktır.

KONSANTRASYON BOZUKLUĞU VE TİROİD

Tiroid hormonlarının kanımızda yüksek olması (tiroid bezinin aşırı çalışması) durumunda ise şu psikolojik sıkıntılar ortaya çıkar:
Huzursuzluk
Sıkıntı
Depresyon
Birden öfkelenme, bağırma veya asabiyet
Kalabalık yerlerden hoşlanmama
Kötümserlik
Sabırsızlık
Aşırı hareketlilik, yerinde duramama
Gürültüye aşırı hassasiyet
Uyku problemleri
İştah bozukluğu
Bazen şizofreni
Hallusinasyonlar (hayal görme)
Panik atak

Tiroid bezinin az çalıştığı tiroid bezi yetmezliğinde ise şu psikolojik belirtiler bulunabilir:
İlgisizlik
Düşünme ve konuşmada yavaşlama
Unutkanlık
Konsantre olamama
Depresyon
Demans
Beyin hasarı
Panik atak

Psikolojik rahatsızlıkları olan tiroid hastalarının teşhisinde gecikme olursa bu psikolojik şikayetlerde düzelme olmaz.
Depresyondaki kişilerin %10-15’inde tiroid bezi yetmezliği veya tiroid hormonlarında anormallikler vardır. Buna karşılık hipotiroidi dediğimiz tiroid bezi yetmezliği olan kişilerde depresyon sık bulunur ve psikolojik tedaviye dirençlidir. Tiroid bezi yetmezliği olan hastaların % 40 kadarında ve özellikle kadınlarda depresyon ve panik atak sık görülür. Tedaviyle şikayetlerde azalma olmasına rağmen bazen dirençli bir depresyon yani sık nüks eden veya tekrarlayan depresyon görülebilir. Bu hastalarda tiroid bezi yetmezliğinin iyi tedavi edilmesi gerekir. Bu tedavi sırasında TSH’nın 1.0-1.5 IU/L arasında olması depresyonun düzelmesine daha iyi katkıda bulunur. Hipotiroidi tedavisinde kullanılan tiroid hormon ilaçları beyindeki mutluluk hormonu adı verilen serotonin seviyesini artırarak depresyon belirtilerini azaltmaktadır
Psikolojik sorunlar ile özellikle kandaki T3 hormon düzeyleri arasında bir ilişki olduğu yapılan çeşitli çalışmalarda ortaya konmuştur. Kan T3 düzeyi azaldıkça depresyon oluşması riski ve nüksü artmaktadır.
Kandaki anti-TPO antikorlarının yüksekliği ile depresyon arasında da bir ilişki vardır. Bu nedenle depresyonu olan hastalarda ve özellikle sık tekrarlayan depresyonlu kişilerde TSH, T3, T4 hormonları ile anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorları mutlaka ölçülmelidir. Tiroid bezi yetmezliği varsa bu hastalar içinde levotiroksin bulunan tiroid hormon ilacıyla tedavi edilirler.
Bazı bilim adamları depresyonlu kişilerde “beyinde hipotiroidizm” olduğunu, yani beyinde tiroid hormon azlığı olduğunu, ancak kanda tiroid hormonlarının normal olduğunu iddia etmişlerdir. Bu nedenle tiroid hormonları normal olduğu halde T3 hormon ilacını tedavide kullanan psikiyatri uzmanları vardır.
Kadınların %15’inde doğum sonrası depresyon görülmektedir. Buna ‘’Doğum Sonrası Depresyonu’’ adı verilir. Doğum sonrası oluşan depresyon ile tiroid hormonları ve anti-TPO antikoru arasında bir ilişki olduğu çeşitli bilimsel çalışmalarda ortaya konmuştur. Gebeliğin ilk 3 ayında ölçülen anti-TPO antikor düzeyleri doğum sonrası depresyona girilip girilmeyeceği konusunda bilgi vermektedir. Anti-TPO antikoru yüksek olan kadınlarda doğum sonrası depresyon 3 kat daha fazla görülmektedir.
Depresyonun kendisinin de tiroid hastalıklarının gelişimine katkıda bulunabildiğini unutmamak gerekir. Stresli veya depresyondaki kişilerde Graves hastalığı denilen tiroid bezinin aşırı çalışması ile karakterize bir hastalık ortaya çıkabilmektedir.

KAYNAKLAR: