Prof Dr Metin Özata
TIROID GUATR ENDOKRIN DIYABET DIYET ZAYIFLAMA METABOLIZMA
Ana Sayfa      ENDOKRINOLOJI      TUYLENME YUMURTALIK KIST
TUYLENME YUMURTALIK KISTI
PROF DR METİN ÖZATA

 
Eriskin bir kadinda yumurtaliklar sagda ve solda olmak uzere 2 tanedir ve her biri  ortalama 7 gram civarindadir.  Yumurtaliklar oval sekilli  olup boyutlari 2-5x1,5-3x0.6-1.5 cm civarindadir.
Yumurtaliktan salgilanan baslica hormonlar ostrojen, progesteron ve  androjen denen hormonlardir ve hepsi de kolesterolden yapilir.  Bu hormonlarin yumurtaliktan salgilanabilmesi icin hipofizden FSH ve LH hormonlarinin yeterli ve duzenli olarak salgilanmasi gerekir.

Ostrojen:
Yumurtaliktaki granulosa hucrelerinden salgilanir. Ostrojen hormonu kizlarda boyun uzamasina, kadin tipinin olusmasina ve  memenin buyumesine katkida bulunur. Sesin ince olmasi, dudaklarin buyumesi ve kadin tipi kalca olusmasini ostrojen saglar. Kizlarda koltuk alti ve genital organ civarindaki killanma yumurtaliktan salgilanan erkek tipi hormonlar (androjenler) sayesinde olur. Ostrojen hormonu  kadinlari kalp hastaligindan korur ve kan kolesterolunu azaltir.
Overden en fazla salgilanan ostrojen E2 denen ostradioldur.
Ostrojen rahimin (tip dilindeki adi uterus) buyumesini sagladigi gibi vajenin kaygan olmasina katkida bulunur.
Adetin 2. ve 3. gununde estrodiol seviyesi 80 pg/ml den az ise ostrojen yetersizligi vardir. Eger E2 50 pg/ml’den az ise kesin ostrojen eksikligi vardir. 

Progesteron:
Yumurtaliktaki corpus luteumdan salgilanir. Iki adet (mens) kanamasinin ortasinda (ortalama 14. gunden) sonra  salgilanmaya baslar yani  adet  doneminin ikinci donemi denen luteal fazda salgilanir. Rahim ici zarin (endometrium) kabarmasini ve salgilayici bir hal almasini,  dollenmis yumurtanin rahimde kalmasi ve gebeligin devami icin gereklidir. Progesteron vucut isisinin artisini da yapar. Progesteron adet doneminin olmasini saglar. Ostrojenin etkilerini dengeler.
Progesteron vucutta sivi birikmesi ve siskinliklerin onemli bir nedenidir. Bunun nedeni duz kaslarda gevseme yapmasi ve bagirsaklarda bu nedenle gaz olusmasidir.  Siskinlik ve gaz sikayeti olan kadinlar sunlari yapmalidir:
Tuzlu gidalar yememeli
Yagli yiyeceklerden ve lifli gidalardan uzak durmali
Sik ve az yemeli
Kahvalti mutlaka yapilmali
Kafein ve alkol alinmamali
Egzersiz yapilmali
Kilo fazla ise verilmeli
Diuretik almamali
Hormon tetkikleri ve ure bakilmali

Androjenler:
Yumurtaliklardan erkek tipi etki yapan hormonlardan DHEA, testosteron, androstenedion adinda ve hepsine birden genel isim olarak androjen denen hormonlar da salgilanir.  Bunlar teka hucrelerinden salgilanir. En fazla salgilanan androstenedion olup bu hormon daha sonra testosteron hormonuna donusur.

Kizlarda Ergenlik:
Kizlarda ergenligin baslangic yasi degisken olsa da meme gelisimi 10-11 yaslarinda baslar, arkasindan koltuk alti ve genital organ etrafi killanmasi baslar.  Duzenli adetlerin baslamasi ergenligin tamamlandigini gosterir. Memenin gelismeye baslamasi ile adetlerin baslangici arasinda ortalama 2 yil gecer. Adetler baslangicta duzensiz olur. Adetlerin baslangicinda sosyoekonomik faktorler, kalitim (genetik yapi) etkili olmaktadir.  Kilolu kizlar daha erken adet gormeye baslar. Sporla ugrasan kizlarda, beslenme bozuklugu olanlarda adet baslangici gecikir.
Adetlerin baslamasiyla hipofizden FSH ve LH salgisi artik duzenli ve devamli olmustur. Menopozdan sonra FSH ve LH artar


 Adetlerin Baslamasi (Menstruasyon)

  Her  saglikli eriskin kiz veya kadin, bazen degismekle beraber 28 gunde bir adet gorur (bazen 25 gunde bir veya 32 gunde bir de olur). Her iki adet kanamasi arasindaki doneme memstruasyon donemi denir. Adet kanamasi da ortalama  4 gundur ve bazen 6 gun bazen 2 gun olabilir.  Bu donemin ilk 14 gunluk donemine follikuler donem, ikinci 14 gunluk doneme luteal donem veya faz denir.
  Her adet doneminin sonunda kanda ostrojen ve progesteron hormonu hizla duser ve arkasindan FSH artmaya baslar.  FSH etkisiyle bu donemde (ilk follikuler faz) yumurtalik icinde follikul denen halka seklinde yapilar olusur. Bunlarin icinde yumurta vardir. Arkasindan LH hormonunun etkisiyle ostrojen salgilanmaya baslar ve yumurtlamanin olustugu 14. gunden once kanda ostrojen hizla yukselir ve yumurtlamadan sonra duser. Yumurtlamadan 16 saat once  kanda LH hizla artar. Follikul yirtilir ve icindeki yumurta disari cikar. Budan sonra progesteron hormonu salgilanmaya baslar. Progesteron hormonunun etkisiyle yani yumurtlama  olduktan sonra vucut isisi 0.3-0.5 C artar. Bu artis adet kanamasi oluncaya kadar devam eder. Kanama olunca normale gelir.
  Rahim  icini  saran veya doseyen endometrium isimli zarda bu donemde onemli degisiklikler olusur.  Bu zar spiral arterler (temiz kan damari) le beslenir. Eger yumurtalik salgilandiktan sonra gebelik olmaz ise bu damarlarin kasilmasiyla endometrium zari dokulur ve kanama olusur ve adet meydana gelir.

 Gebelik ve Dollenme:

  Cinsel iliski sirasinda vajene birakilan spermler rahim agzindan girerek rahimin ampulla denen ve sacak seklindeki uc noktasina kadar gelirler. Rahim agzina (vajinaya)  birakilan 250 milyon spermden ancak 50- 200 kadari  5 dakika sonra buraya gelebilir.  Ampullanin fircamsi yapilari yumurtalik yuzeyini devamli supururken buradan atilan yumurtalari tutar.  Burada bulunan sperm ile yumurta birlesir ve dollenme olusur. 
  Yumurtaliktan atilan yumurtanin dollenmesi ilk 24 saat icinde olursa olur, sonra olmaz. Yine vajene birakilan spermin dolleme kapasitesi  48 saattir.
  Ampullada dollenme sonrasi olusan yapi tupler yoluyla rahime gelir ve oraya yerlesir (3-4 gun sonra).

Premenstruel Sendrom:
 Adet baslamadan onceki  haftada kadinlarda istahin artmasi, sinirli ve huzursuz olma durumudur. Kadinlarin % 60’inda olur. Bu donemde tatli yeme isteginde artma, sivi birikmesi, siskinlik, kilo alma, depresyon, aglama nobetleri, panik atak, yorgunluk, bas agrisi ve migren gorulebilir. Bu durumun nedeni pek bilinmese de progesteron sorumlu tutulmaktadir. Bu kisilere oneriler sunlardir:
 Egzersiz yapiniz
 Sigarayi birakiniz
 Kafein alimini azaltiniz
 Iyi uyku uyuyun
 Cok az cikolata alabilirsiniz
 Kalsiyum ilaclari alabilirsiniz
 B kompleks vitaminleri ve ozellikle B6 vitamini aliniz
 Vitamin C ve E alinmalidir
 Antidepresan ilaclar faydali olabilir
 Evening primrose oil faydali olabilir

 

KADINLARDA CINSEL HORMON YETMEZLIGI-HIPOGONADIZM

Bir kizin  ergenlige girmemesi ve  adet gormemesi  cinsel organ yetmezliginden olur. Bu kizlarda adetler baslamaz.  16 yasina kadar adetlerin baslamamasi bir hastalik isaretidir. Bunun nedeni hipofiz ve hipotalamus hastaliklari olabildigi gibi yumurtalik hastaliklari da  olabilir.
Hipofizdeki bazi tumorler, prolaktin hormon fazlaligi, beyin travmasi, hipofiz yetmezligi ve tumorleri nedeniyle FSH ve LH hormonlarinin salgilanamamasi nedeniyle yumurtalik faaliyete gecemez ve adetler baslamaz.
Eger yumurtalikta nedeni bilinmeyen yetmezlik varsa adetler yine olmaz.
Tiroid bezinin az veya cok calismasi ve  seker hastaligi da adet bozuklugu yapabilir.
Kadinlarda tek bir adetteki gecikme onemli olmamakla beraber devam eden duzensizlikler onemlidir.
Tipta primer amenore denilen hastalik  normal buyume ve gelisme olmasi ve seks karakterlerinin olmasina ragmen   16 yasina kadar hic adet olmamasidir.
Hic adet olamamanin nedeni genellikle genetik veya anatomik bozukluklar  olsa da bazi hormon bozukluklari da buna neden olabilir.
 En sik nedenler sunlardir:
• Kromozom anormallikleri: %50 sini olusturur.
• Hipotalamusa ait bozukluklar:  %20’ni yapar
• Uterus (rahim), serviks (rahim agzi), ve/veya vajinanin yoklugu:  %15’ni olusturur.
• Vajinada bolme olmasi ve delik olmayan kizlik zari:  %5,
• Hipofiz  hastaliklari: %5
• Geri kalan %5 ise diger hormon hastaliklarina baglidir.
Tani
 Meme gelisimi yok ve FSH  hormonu yuksek ise kromozom  analizi  yapilmalidir.
Ultrason ile uterus (rahim) ve yumurtalik  olup olmadigina bakilmalidir. Rahim yoksa kromozam analizi yapilmalidir. 
 Rahim varsa hormon incelemeleri yapilir. FSH, LH, prolaktin, testosteron, DHEAS, E2 ve TSH duzeylerine bakmalidir.
FSH ve LH dusuk ise beyin MR tetkiki yapilir.
FSH yuksek ise over (yumurtalik) yetmezligi olabilir. Bu durumda da kromozom analizi yapilmalidir.
Tedavi
Tedavi nedene yonelik olur. Ostrojen eksikse ona gore ilac verilir. Over yetmezligi varsa yine uygun hormonlar verilir.

TUYLENME (HIRSUTIZM )
 
Tuylenme veya tiptaki adiyla hirsutizm  kadinlarda  siyah killarin  olmamasi gereken yerlerde  (biyik, cene bolgesi, gogus ve karin gibi) buyumesi ve  artmasidir.  Genel olarak ureme cagindaki kadinlarin yaklasik % 5-8 kadarinda tuylenme vardir.
Tuylenme genellikle bir hormon bozuklugundan olur ve  cogunlukla da testosteron gibi erkeklik hormonlari artar.  Ancak bu hastalarin onemli bir kisminda da kandaki hormon duzeyleri normal cikabilir.
Tuylenmenin en onemli nedeni kadinlarda  killarin kandaki testosteron denen erkeklik hormonuna karsi hassasiyetinin artmasindan ileri gelir. Bu hormonlar yani killari artiran hormonlar (testosteron)  kadinlarda ya yumurtaliktan ya da bobrekustu bezinden gelir.  Eger killanma hizli bir sekilde gelisir ve ilerlerse nedenini mutlaka arastirmak gerekir. Cogu hastada  altta ciddi bir neden olmayabilir.

Tani
Tuylenmesi olan kadinlarin cogunda ya hic hormon artisi yoktur ki buna tipta ‘’idiopatik hirsutizm’’ denir ya da polikistik over sendromundan kaynaklanir.  Nadir olarak prolaktin hormonunun  fazla olmasi, adrenal (bobrekustu) bezin fazla calismasi ve kullanilan bazi ilaclar  tuylenme yapabilir.  Bazen yumurtalik ve adrenal bezdeki bir tumor de asiri tuylenme yapabilir.
Tumor olan hastalarda killanma ani baslar, hizla artar, saclar dokulur, ses kalinlasir ve  erkek tipi  bir yapi olusur.  DHEAS asiri yukselir. Teshis icin over ve adrenal bez tomografi yapilir.
 Hirsutizmin tanisinda  testosteron, androstenedion,  DHEAS, 17 alfa hidroksi progesteron ve  prolaktin  hormonlarina bakilmalidir. 
Tuylenmesi olan kadinlarin kan testosteronu yuksekse bunlarin  % 65-85 kadarinda  polikistik over  vardir.
Adrenal bezlerin buyumesi varsa  17 hidroksi progesteron (OHP) duzeyi yuksek cikar.  ACTH ignesi (Synacten) sonrasi  17-OHP konsantrasyonu >30 nmol/L olmasi 21-hidroksilaz  enzim eksikligi icin tani kriteri olarak kabul edilmektedir.
Idiopatik hirsutizminin nedeni bilinmemektedir. Kil koklerinde kandaki testosterona karsi bir hassasiyet artmasi vardir.
Polikistik over sendromu olan kadinlarda  tuylenme yaninda saclarda dokulme, akne, adet duzensizlikleri olabilir. Bu kadinlarda kilo alma ve seker hastaligi riski vardir.

Tedavi
Tedavi altta yatan nedene yonelik olur. Tedavide kozmetik uygulamalar ve ilac tedavisi ayni anda veya farkli zamanlarda gerekebilir. Genellikle her iki yaklasimdan da yararlanilmalidir. Kil uzaklastirici etkin uygulamalara ragmen henuz ideal bir  tedavi metodu mevcut degildir.  Tras onerilmez. Agda yapilabilir. En iyisi laser epilasyon yapilmasidir. Bu yontemlerin ilac tedavisi ile birlikte  yapilmasi  daha  yararli bir yaklasimdir.

Hirsutizm tedavisi  sabir gerektirir. Cunku kil  follikullerinin yasam suresi 6 aydir. Bu nedenle ilac tedavileri ile etkinin gorulebilmesi icin   en az 3-6 ay alinmasi gerekir. Hirsutizm genellikle ilac  tedavisiyle 6-18 ay boyunca azalir ve daha sonra yeni bir  durgunluk icine girer. Tedavinin etkinligini gosteren en onemli faktor hastanin kil almak  icin ihtiyac duydugu surenin  kisalmasidir.
Ilac olarak oral kontraseptifler, spironolakton, siproteron asetat, finasterid ve  flutamid en sik kullanilanlardir.  Polikistik over varsa metformin ilaci faydali olabilir.
Tuylenmesi olan bayanlar kilolu ise mutlaka kilo vermelidir. Kiloluluk tuylenmeyi artirmaktadir. 
  
POLIKISTIK OVER SENDROMU

Polikistik over sendromu yumurtalikta kistlerin olmasi ile karakterize bir hastaliktir.  Kadinlarin yaklasik % 5-10’unda bulunur.  Bu kadinlarin cogu kilolu veya obezdir ancak % 25’i zayiftir.  Ailesel ozellik gosterebilir yani genetik bir hastaliktir. Ailesinde insulin direnci veya tip 2 diyabeti olanlarda daha fazla gorulur. Kiloluluk polikistik overin daha siddetli olmasina neden olur.  Bu hastalarda su belirti ve bulgular vardir:
Adetlerde duzensizlik: adetler kesilebilir veya duzensizdir, yumurtlama olmaz.
Gebe kalmada sikinti olabilir
Kilo alma olabilir
Akne vardir
Yuzde ve vucutta killanma olur
Saclarda dokulme olur
Depresyon ve anksiyete olabilir
Uyku apnesi gelisebilir.

Bu sikayetler ergenlik zamani baslayabilir. Bazi kadinlarda eriskin yaslara kadar hic sikayet olmayabilir. Sikayetler de kadindan kadina degisir.
Polikistik over sendromunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bir hormon dengesizligi mevcuttur. Hipofizden LH hormon salgilanmasinin fazlaligi ve yumutaliktan salgilanan androjen hormon fazlaligi yumurtalik fonksiyonlarini bozar.  Insulin hormonu fazladir ve direnc vardir. Ayrica androjen dedigimiz testosteron tipi hormonlar artmistir.
Polikistik over sendromlu bazi kadinlar kilolu olmayabilir.

Teshis icin yumurtalik ultrasonu ve hormon tetkikleri yapilir. Ancak % 30 kadarinda yumurtaliklarda kist olmayabilir.  Bu kadinlarda aclik ve tokluk kan sekeri, kan kolesterol duzeyleri ve kalp muayenesi  yapilmalidir.
Tedavide dogum kontrol haplari, insulinin etkisini artiran ilaclar (metformin, pioglitozon gibi) uygulanabilir. Kilo fazlaligi varsa uygun diyet ve egzersiz yapilmalidir.

MENOPOZ
  Menopoz her kadinin yasaminda ortaya cikan ve adetlerin kesildigi donemdir. Menopoz bir hastalik degil normal bir durumdur.  Menopoz genellikle 50-51 yaslarinda meydana gelir. Menopoz oncesi ve sonrasi donemlerde kadinlarda hormonal, psiklolojik degisiklikler meydana gelir. Ortalama olarak her kadin 30 yil menopozla birlikte yasar.
  Menopozla birlikte kadinlarda ostrojen  ve progesteron hormonlari azalir. Yumurtalik kuculur. Kanda FSH ve LH hormonlari artar.
  Ostrojen azalmasina bagli olarak  hizli  vucut isisi degisiklikleri, sicak basmalari, ciltte incelme, cinsel organ ve memede kuculme egilimi olusur. Ostrojen azaldigi icin kalp hastaliklari sikliginda artma ve kemik erimesi riski ortaya cikar.
  Sicak basmalari  ostrojen azalmasindan dolayi olusur ve siddeti kadindan kadina degisir ve 2.5 yil sonra cogunlukla kaybolur. Sicak basmalari  genellikle yuzde, boyunda  ve goguste isi artmasi seklinde hissedilir ve siklikla da gece olur ve uykuyu bozar. Uyku bozuklugu yuzunden de bu kadinlarda  yorgunluk, huzursuzluk, konsantrasyon bozuklugu ve psikolojik degiskenlikler olabilir.  Sicak basmalari bazi kadinlarda menopoza girmeden yillarca once de baslayabilir.  Sicak basmasinin nedeni kan damarlarinin genislemesi ve kanin cilt boyunca damarlara dolmasindan ileri gelir. Kisinin yuzu kirmizilasir ve birden bir sicaklik hissi olur. Bu his 1-5 dakika surer. Arkasindan cok soguk ve hatta islak bir his duyulur. Terler kuruyunca normale donulur. 
  
  Sicak basmalari icin oneriler:
  Sicak yerlerden uzak durunuz ve hafif elbiseler giyiniz
  Baharatli gidalar yemeyiniz
  Yasaminizda stresten uzak durunuz, stres sicak basmalarini artirir.

  Sicak basmalarinin en iyi tedavisi ostrojenle olur, ancak bu tedavi icin doktorunuza basvurmaniz gerekir.  Ostrojen, antidepressan ilaclar, gabapentin ve baska ilaclar size verilir.  Sicak basmalari icin kullanilan bitkisel ilaclardan soya urunleri, ginseng, dong quai, black cohosh ve keten tohumu  kismen etkili olabilir. Ancak bunlarin da asiri alininca meme kanseri yapma riski olabilir. Cunku bunlarda bazi dokularda ostrojen gibi etki ederler.
  Geceleri terlemelerin artmasi ve uyku problemleri yorgun ve gergin olmaya neden olur.
  Ostrojen azalmasi nedeniyle vajinada kuruluk  ve kasinti olur ve bu nedenle  seks agrili olabilir. Vajinayi nemlendirici veya kayganlastirici kremler kullanilabilir. Vajinaya ostrojen kremleri de konabilir.
   Kemik kaybi her yil % 1-2 dolayinda olur ve bu nedenle boy kisaligi ve kemik erimesi olur.
  Menopoza bagli duygu durum bozuklugu varsa stresle mucadele etmeyi ogrenmeli, egzersiz yapmali ve psikolojik destek almalidir.  Antidepressan ilaclar kullanilabilir.
 Menopozla birlikte mesane problemleri de baslayabilir. Idrar yaparken agri, sik idrara gitme, idrar kacirma olabilir. Bunun nedeni ostrojen azalmasina bagli olarak mesane yakinindaki kaslarin incelmesidir.

Hormon (ostrojen/progesteron)   tedavisi :
Menopoz donemdeki kadinlarda hormon (ostrojen)   tedavisi  kemik kaybinin onlenmesi ve kemik kitlesinin artirilmasi icin yararlidir.
Daha once yapilan cok sayidaki gozlemsel calisma sonuclarina gore  hormon tedavisi  menopoza bagli  osteoporozun onlenmesinde en basta gelen tedavi yaklasimiydi.
 2002 yilinda yapilan WHI isimli bilimsel calisma  hormon (ostrojen)  tedavisinin  kirik riskini azalttigini gostermistir. Ancak, yine ayni calismaya gore bu tedavinin meme kanseri, koroner kalp hastaligi, pulmoner emboli (akcigere pihti atmasi), inme gibi olumsuz etkileri  oldugu da saptanmistir.  Bu olumsuz etkiler  hormon tedavisinin  kirik riski uzerindeki olumlu etkilerini golgelemis ve bu nedenle bircok kadin ostrojen tedavisini kesmistir. Bu calismada  hormon tedavisiyle  meme kanserinde %26, koroner kalp hastaliginda %29, inme olaylarinda % 41 ve  akcigere pihti atmasi olaylarinda  %113 artis oldugu gozlenmistir. Inme ve  pihti atmasi gibi  riskler ozellikle tedavinin ilk 1-2 yilinda belirgin olarak gozlenmistir. Meme kanseri riski ise 4. yildan sonra ve yaslilarda daha belirgin  artis  gostermistir.
Kalp ve Ostrojen/Progestin replasman Tedavisi (HERS) isimli bilimsel  calismada koroner kalp hastaligi bulunan 2763 menopozdaki kadin uzerinde yapilan bir calisma olup, hormon tedavisinin  kalp hastaligi riskinde artis yaptigini gostermistir. HERS calismasina gore ustelik kirik riskinde azalma da gozlenmemistir. Ancak, kirik riskinde azalma gozlenmemesi secilen hasta grubu ve calisma sekline bagli olabilir.
Siddetli menopoz semptomlari olan menopozdaki kadinlarda, ciddi bir risk degerlendirmesinden sonra, kisa sureli ( 5 yili gecmeyen) ve mumkun olan en dusuk dozda  hormon tedavisi uygulanmasi dusunulebilir. Dusuk doz ostrojen (0.3 mg konjuge ostrojen veya 0.3 mg esterifiye ostrojen) iceren hormon tedavisi ile her ne kadar uzun sureli calismalarda guvenilirligi konusu aydinlatilmamis ise de, plasebo (yalanci ilac) kontrollu calismalarda kemik kitlesinde artis sagladigi gozlenmistir.
Dusuk doz ostrojen iceren transdermal (deriye bant olarak yapistirilan) ostrojen formlari vardir ve bu yolla uygulamanin da kemik kaybini onledigi gosterilmistir. Agizdan alinan ostrojenlerin aksine  cilde yapistirilan  ostrojenler pihtilasma faktorlerini olumsuz yonde etkilemezler.
Ostrojen  ilaci kullanmadan  once, kalp-damar hastaliklari, inme ve meme kanseri yonunden risk ve yararlari degerlendirilmelidir.
Yasam stili degisiklikleri de kalp damar hastaligi riskini azaltabilir. Bu amacla sigara iciminin engellenmesi, egzersiz ve alkol aliminin kisitlanmasi yararli olabilir.
Kalp damar hastaliklarinin azaltilmasi icin ayrica kolesterol dusurucu ilaclar, aspiririn ve  tansiyon varsa tansiyon ilaclarinin  kullanimi yararli olabilir.
Hormon Tedavisinin Faydalari Nelerdir ?
Sicak basmalari, gece terlemeleri ve vajina kurumasina faydasi olur.
Kemik erimesini onler.
Hormon Tedavisinin Riskleri Nedir ?
Kan pihtilasmasi, kalp krizi, inme, meme kanseri ve safra kesesi hastaligi riski artar.  Rahimi olanlar sadece ostrojen alirsa rahim ici zari (endometrium)  kanser riski artar. Progesteron alinca bu risk azalir.
Hormonlar en dusuk dozda ve en kisa surede kullanilmalidir.  Ihtiyac olup olmadigi 3-6 yada bir kontol edilmelidir.

Menopozdaki Kadinlara Oneriler :
Daha aktif olun ve egzersiz yapiniz
Sigara icmeyiniz
Saglikli besleniniz ve kilo almayinixz
Kemik taramalrinizi duzenli yaptiriiz.
Kan basinci (tansiyon), kolesterol, kan sekeri kontrolleri yaptiriniz.

Menopozdaki Kadinlardan Osteoporoz Riski Olanlar Kimlerdir ?
Ince ve kucuk yapida olanlar
Kortizon ilaci kullanmis olanlar
Kalsiyum ve D vitamininden fakir bir diyetle beslenenler
Egzersiz yapmayanlar
Sigara icenler

Alkol cok icenler